Nehirden

  • Kör ve Yalnız

    Gökyüzüne bakVerdiğin mavi çiçeklereGüneşli bir günde dışarıyaGöremiyorsun değil mi? Yere bakEskittiğimiz sokaklaraYağmurlu bir günde dışarıyaGöremiyorsun değil mi? Yanar gözlerin hasretleÇınlar kulakların matem yeliyleÜşür ellerin düşen tanelerleBiz birbirimizi göremeyiz. 14. sayıdan

  • Ayrı Gece

    Her gece suretini düşünürümSensizken ne eyleyeyim sevgiliYoksan burada sen gece üşürümBırakıp gitme beni ey sevgili Aşık Kerem ne eyledi AslısızSensiz bu cihan neylesin vicdansızAl canımı kurtarayım cefasızEller almasın bu canı sevgili Kuşlar olduysa aşkından divaneHerkes olur etrafında pervaneGönlün varsa senin de çık meydaneO gönül sende ne gezer sevgili 14. sayıdan

  • HALDUN TANER’İN “KONÇİNALAR” VE “FASARYA” ÖYKÜLERİ ÜZERİNDEN SOSYAL STATÜ

    İskambil kâğıtlarının sosyal statüsü Bey’den oyundaki sıralarına göre geriye doğru gittiğimizde güçsüzleşmeye başlar diyebiliriz. Sosyal statüsü en görkemli olan hiç şüphe yoktur ki Bey’dir. Beyin renginin siyah ya da kırmızı olması elbette önemlidir ama renk ne olursa olsun bir bey ya da as bütün kâğıtlar içinde her zaman en itibarlı olanıdır. Haldun Taner’in verdiği örneklerden…

  • Aşk

    Sevdamız, rüzgârlarla süzülen,Aşkın zarif nakışlarına dokunan bir hikâye.Gökyüzünde dans eden yıldızlar, bize tanıklık eder,Bir masal gibi devam eden bu aşk serüvenine. Gönlümde açan güller ılıman esintilerle büyür,Tüm büyüyen güller senindir sevgilim.Karanlık gecede parlayan yıldızlar,Bize aşkımızın sonsuzluğunu anlatır sevgilim. 14. sayıdan

  • YÜZEYSEL YAŞANAN, SIĞ HAYATLAR

    Standartlarda sıkışıp kalmış, standartların dışında olmak için, aslında içten içe bir çok şey vermeye hazır olan,ama buna cesaret edecek özgüvene sahip olamayan bir insan türüdür sığ insanlar.Cesaret gösterip standartların dışına çıkanlarıda, ağır eleştirerek ayıplayan ve gizliden gizliye kıskanan tiplerdir..Oscar Wilde’ın şu sözü, aslında tamda bu model insanlara biçilmiş bir kaftan gibi, ‘’Her şeyin fiyatını bilirler,…

  • TEKNOLOJİ İYİDİR, HOŞTUR DA, YA İNSANLARA VERDİĞİ ZARARLARA NE DİYECEKSİNİZ…

    Merhaba değerli dostlarım yine yeni bir konu ile karşınızdayım insanlara faydalı olabilmek amacıyla yazdığım yazılarımı umarum beğeniyorsunuzdur? Şu teknoloji harikaları yok mu! İnsanları hemen esir alıyor değil mi ! Hele başta şu cep telefonları. Ülkemiz de dahil, dünya ülkelerinde hemen hepsinde cep telefonu olmayan,kullanmayan kişi hemen hemen yok gibi birşey. Hatta 2 yada 3 tane…

  • İLETKEN

    Acıma bana kurban olamYalnız beni duy başka bir şey istememMektup yaz sayfalarca beni anlatanBazen sevgi dolu, bazen de sitem… Kadeh kadeh bakma gözlerime öyleSızlatma içlendirme beniYalanda olsa sevdiğini söyleÜzme, tutsağın olan kalbimi… Beni gör, beni anla, beni öldürNedenini sorma bu karamsarlığınBir tren olmuş alın yazımBeni sana ve yalnızlığa götürür… 14. sayıdan

  • Elveda

    Bir gün karşılaşırsak uzun yıllardan sonraBaşını çevirip de yabancı gibi bakmaSeni hiç korkutmasın yüzümdeki çizgilerİşte bu senden kalan kırık dökük bir eserBak, o yüzde bulacaksın yılların özleminiDinmemiş acıları, tükenmeyen kederiAldırma gözlerimde o bomboş bakışlaraOmuzlarım çökmüşse, saçlarımda ak varsaİyi bak, yakından tanı bu eseriniBak ki bir daha asla dönmeyecektir geriArtık beni anlasan sevsen de, boş beyhudeElveda……

  • T SÜTUNU VE HATIRLAMAK

    Zamanla unutulur ve bir anda unutmuş olur insan, sonra da kendinden emin bir tonla unuttum der veya olandan habersizce unutmuşum diye şaşırır. Unutma sürecindeki bir andayken unutuyorum dediğinde insan, iradesinin gücüne mi işaret eder, durumunun çaresizliğine mi? Bir kişi isterse kendi kendine unutabilir mi ya da insanlık olarak neyi unutup neyi hatırlayacağımıza karar verebilir miyiz?…