YÜZEYSEL YAŞANAN, SIĞ HAYATLAR

Standartlarda sıkışıp kalmış, standartların dışında olmak için, aslında içten içe bir çok şey vermeye hazır olan,ama buna cesaret edecek özgüvene sahip olamayan bir insan türüdür sığ insanlar.Cesaret gösterip standartların dışına çıkanlarıda, ağır eleştirerek ayıplayan ve gizliden gizliye kıskanan tiplerdir.
.
Oscar Wilde’ın şu sözü, aslında tamda bu model insanlara biçilmiş bir kaftan gibi, ‘’Her şeyin fiyatını bilirler, ama hiç bir şeyin gerçek değerini bilemezler”.Özü, sözü, davranışı birbirine uymayan insan modeli olarak tanımlanıyor. “Böyle insanlar var mı?” diye soracak olursanız, çevrenize bir bakın derim.
.
Bu tip insanların hayatlarında hiç bir derinlik yoktur. Kendileriyle sürekli kavga içindedirler. Fiziksel görünümlerinden tutun da, hayatlarında ki bir çok şeyden memnun olmazlar. Onlarla sadece havadan sudan ve bilindik rutin konulardan konuşabilirsiniz. Müzik, Siyaset, Sanat, Felsefe gibi farklı alanlara ilgileri olmadığı için, bu durum bir süre sonra sizi fena halde mutsuz edebilir.
.
Oysa ki güzel olan her şey derinlerde gizlidir. Mesela eşsiz bir inci tanesi, ancak derin sularda bir istiridyenin içinde saklıdır. Hayata dair derinlik kazanmayan her ne varsa, yok olmaya mahkumdur ! Ben, bu yapıda ki insanları, denizin yüzeyinde gezinen ve artıklarla beslenen böceklere benzetirim. Hiç bir zaman derinlere inemedikleri için, o muhteşem güzelliğin sırlarını da çözemezler.
.
Hayatımızın her döneminde, bu tip insanlara rastlamak mümkündür.Fakat özellikle şu son yıllarda, bu türlerin hızla arttığını görmekteyiz.Sanki çamurlu bir bezin ucundan tutar gibi, aman akmasın kokmasın, bana bulaşmasın edasıyla hareket ederler…
.
Böyle bir hayat,oldukça zor olsa gerek.Çünkü hep rol yapmak zorundasınız ! Sahte gülüşler, sahte sevgiler, laf olsun diye söylenen saçma sapan sözler.Yüzeysel insanların, bu davranışlarından ötürü, ne yazık ki iç huzurlarıda sekteye uğruyor.
.
Herkese,huzurlu,mutlu,derin ve gerçek sevgilerin yaşandığı,güzel bir hayat diliyorum…

14. sayıdan
.


Similar Posts

  • |

    Üç Küçürek Öykü

    Henüz Güneş Doğmadı Çifte minareli Cami Kebir’e bakan bir sokakta oturuyordum önceden. İnsanlardan hayli uzak, yine de ötelere / bulutlara yeterince yaklaşamamış. O günlerde ölseydim eğer, cenazem oradan kaldırılırdı büyük ihtimal. Taraçamızda utangaç martılar yaşıyorlardı. Upuzun kanatları ile üzerimizde uçarlardı bazı bazı… Ve ben sabahın en erken saatlerinde, henüz güneş doğmadan, Zühre yıldızını görürdüm. Az…

  • HAYAT MERDİVENLERİNDE, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Acı oyun olmuşKöşe kapmaca oynuyor içimdeŞiddetli bir rüzgârdı ilk estiğindeVe akan su gibiydi ömür diyeTutunmaya çabaladığım sonrasındaÇemberin içindeydi yineRüzgâr ama artık esmiyorduVe aynanın önündeBakınca ben diyeBana benzetilendenBilmem yineO sakakta mısın açıp pencereniBırakıyor musun saçlarını savursun diyeŞimdi ellerimdeKalan hayatım banaEski bir dost içindeKırgınlıklarını taşıyanSoramadım o zamanlar affet önceEllerimi ve ardından gözlerimiSuçlumuz hangimizdiKoşup dururkenHayat merdivenlerinde 39. sayıdan

  • Dil Yanlışları – 1

    Dilin önemi üzerine ne yazılsa, söylense eksik kalır. Ne ki gerçeği anlamak çoğu kez güç oluyor. “Derya” içinde olup, deryayı bilmemek gibi ayırdında kişi neredeyse parmakla sayılacak… Osmanlı’dan en iyimseler öngörüyle %7 oranında aldığı okuryazar düzeyini, Latin abecesini benimseyerek (1 Kasım 1928), Türk Dil Kurumu’nu kurarak (12 Temmuz 1932), derleme ve tarama sözlüklerini yayımlayarak aşama…

  • |

    SAİT FAİK ABASIYANIK OKUMASAM DELİRECEKTİM

    Sait Faik bu. İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeylerin yazarı. Aslında bu tarzıyla klasik öykü anlayışını yıkarak yeni bir anlayış getirmiştir. Doğayı, insanları olduğu gibi basit bir ifadeyle ama ustaca bir üslupla şiirsel bir dille anlatmıştır. Modern hikayenin kurucusu olmuştur. Edebiyatımıza damga vurmuş, kendisinden sonra gelen yazarlar için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın…

  • |

    Soğuk Temmuz, Zekine Dündar

    Bugün İki TemmuzÜşüyorumBana bir ateş yakınHasret GültekinlerdenMetin Altıoklardan….Bugün İki TemmuzYorgunumBana bir türkü söyleyinMuhlis AkarsudanGeçmiyor içimin yangınıBana bir şiir okuyunKuyularda su kalmamışYaşlı bir saz olup oturdumMerdiven başındaTellerim dumanMızrabım ateşNotalarım kayıpYanıyor her bir yanımdaOtuz üç can…Akmayan bir ırmağımHangi yöne baksam orada kurmuşum…. 39. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir