Nehirden

  • Stil sahibi olmak

    Sokaklarda şık giyinen insanlara rastlamak, ne yazık ki artık mümkün olmuyor ! Şimdi bana diyeceksiniz ki, Millet zaten karnını zor doyuruyor, birde bunun derdinemi düşsün ?.Uzun yıllar tekstil sektörüne emek vermiş bir iş insanı ve tasarımcı olarak söylüyorum, stil sahibi olmanın ve şık giyinmenin, inanın bana parayla pulla hiç bir ilgisi yok! Toplumun genel algısı,…

  • İş Kazalarında Soluyor Düşler

    Aceleci, yaramaz çocuklar, çekiyor paçalarımıKavuşmanın kadife dokunuşu tenindeYuvası kaf dağında, kuşlar uçuyor sesindeGözünde gökkuşağı krizantemler, ellerinde Mutsuz, umutsuz, solgun anıların kokusuOlsa da, ayak izlerinde bahar muştusu.Mavi bir sevdayla sarhoş kadının coşkusu Neyle solar gülüşler der misin usta?Kendi iç boşluğuna mı takılıp düşer insan?Kuruyan göllerin nilüferleri nereye gider? Göğsümüzde madalyadır geçmişimizÇocuklarımıza geçer izdüşümleriYüzümüzde güneşe yaraşır gülüşlerHavalanır…

  • TEMİZLİKÇİ KADIN

    (Bu çalışmamı, en saygı duyduğum kişiler olan tuvalet temizlikçisi kadınlara ithaf ediyorum.) Zaten pek gönülsüz oturduğumuz AVM restoranında tepemde dikilen garsonlar ile masa aralarında koşturan çocukların yaşattığı tedirginlikten başka bir de sırtı dönük halde oturan arkadaki oğlanın durmaksızın geriye ittiği koltuğu, serseri bir geminin başka gemiye bindirmesince koltuğuma çarpınca olacağı buydu tabii. Cibes otu, çatalımla…

  • Denge

    Sevgide denge gerekir. Aşırıya kaçtığın anda bir bakarsın uçup gider parmaklarının arasından en vazgeçemediklerin. Titredikçe üstlerine, atmak isterler kendilerini senin ufuk çizginden uzağa. Öfkede denge gerekir. Gemileri hatta limanları yakarsan, arkanda bıraktığın enkaz en çok senin ruhunu sızlatır. “Keşke”ler pelesenk olur diline. Fedakarlıkta denge gerekir. Dengeyi kuramadan feda ettikçe kendinden, kaybettiklerinin yerinde kocaman boşluklar oluştuğunu…

  • Depremin Sesi

    Ey hayat seni bu kadar kıymetli tutuşum ölüm sayesinde. Ölüm bir kere gelecek ama biz her gün ölümlü olduğumuzu unutup tekrar tekrar yaşayacağız günlerimizi. Ta ki ölümle yüzleşeceğimiz dakikalar gelinceye kadar. Bir zamanlar anlam yüklediğimiz eşyalar, kıyafetler ölümün karşısında anlamsız kalacak. Tıpkı yıllarca sol elimin yüzük parmağına taktığım, sevgilim Yaşar’ın hediye ettiği parlak yeşil zümrüt…

  • Bir Zamanlar

    Şimdiki gençler bilmezler, eskiden kamplar vardı. Bunlar pırıl pırıl deniz kenarlarına kurulmuş, tertemiz, mis gibi yemekler çıkaran, devletin memurlarının ya da işçilerinin tatil yapabildikleri, gençlerin güzel arkadaşlıklar kurdukları yerlerdi.Doğa, anne ve babasıyla gitti bu kamplardan birine, babası üst düzey yönetici olduğu için deniz kenarında, ferah bir oda vermişlerdi onlara ama Doğa pek memnun değildi bu…

  • Tren Garı

    Arkalığı yoktuoturup gövdeni devirdiğin bankın“Aman dikkat edin hanımefendi” deyipgörünmez ellerimle tutupdüşmekten kurtarmıştım seniO vakit çevirmiştin yüzünü yüzümeHangi kentin yağmur sonrası ormanıydıesmer teninde yeşil gözlerin bilmemBilmemnerden gelirsinnereye gidersinLakin o günbir ben bıraktım tren garındaTekrardan döndüğündemasalsı yüzün ve gözlerinleormanı olması için yüreğimin…

  • Kalkın Ayağa

    Yıl 24 Ocak 1972Kalem kırıldı. Ey siz insanlar, ey siz hayvanlar,Onların doğduğu ve onların öldüğü yerler ağlıyor şimdi,Kalkın ayağa. Zalim bir mahkeme, zalim bir karar,Yok oluyor gencecik fidanlar,Onlar ki, daha çocuktular,Onlar ki, daha gençtiler, Ey siz insanlar, ey siz hayvanlar,Kalkın ayağa.İtiraz edin, haykırın,Deniz, Hüseyin ve Yusuf gidiyorlar dar ağacına… “İdamlar Yürüklükte”, “İdamlar Onaylandı” dedi gazeteler,Sen…

  • |

    “ALİYE HARİKALAR ÜLKESİNDE”

    “Alice Harikalar Diyarında,” 1865 yılında, Lewis Carroll (gerçek adıyla, Charles Lutwidge Dodgson) tarafından, Matematik Profesörü olduğu Oxford Üniversitesi, Christ Church’ün Dekanı Henry Liddell’ın kızı Alice Liddell için kaleme alınmıştı. Gerçek Alice olan Alice Liddell, kitaptaki Alice’e ilham kaynağı olmuştu. Kitaptaki Alice, Victoria Dönemi İngiltere’sinde yaşayan bir kız çocuğuydu. Dolayısıyla, Lewis Carroll, bu kitapta öyküsünü anlatırken,…