Delinin Düşü
Güneş, pencereden usul usul sızıyordu. Yatakhanenin ağır rutubet kokusu, iyice içime işlemişti. Sıra sıra dizili yataklarda horlayarak hülyalar aleminde dolaşanların kükremeyi andıran seslerini saymazsak, ortamın sessizliğini bozan tek ses, duvar saatinden duyulan “tik-tak”lardı.. Bu sükun ortamını bozmaya bence hiçbir mahlukun hakkı yoktu. Saat “tik-tak”ları; sessizliğin içinde dalga dalga yankılanıyordu ve bana dini ayinlerde okunan ilahileri…