BAKÜ’NÜN IŞIKLARI NEFT DOLUDUR, M. Fazıl Alasya

Azerilerin can şehri Bakü
Derin soluk üfler Hazar’dan
Dalgalar yürek yürek çarpar
Yahşi bir selâm gelir Anadolu’ya
Gönüller birleşir Türkçe’de

Bakü her sabah başka uyanır
Mahmur gözlerini neftle yıkar
Sonra çarşılar kaynaşır
Alışverişler harmanlanır
“Alev Kuleleri” vardır ihtişamlı
Ama yoksulluk kokar dar sokaklar

Bakü’nün sürme gözlü dilberleri
Salınır ve süzülür geniş caddelerde
Sevda türküsü “Aykız” yükselir
Gotik mimarinin ışıltısında
Geceler masala dönüşür
Çelişkiler taşısa da,
Bakü hep kardeşlik aynasıdır

39. sayıdan

Similar Posts

  • Bahara Güzelleme, Yasemin Kaya

    Bahar ne güzel bir mevsimdir. Şimdiye kadar kaç şair, kaç yazar ölümsüz mısralarla, satırlarla onun güzelliğini anlatmıştır da hâlâ her eli kalem tutanın, gönül dili şakıyanın ‘bahar’la ilgili söyleyecek, söylenmiş söylenmemiş, duyulmuş duyulmamış iki çift lafı vardır. Geçmişten bugüne dünyaya gelen insan sayısınca bahar vardır, o insanlar kaç yıl yaşadıysa da o kadar bahar görmüşlerdir….

  • İLETİŞİMİN, TOPLUMUN MERHEMİ OKUMAK, Tuğçe Yerdelen

    “Demokratik çağdaş toplum olabilmek için yeni iletişim becerileri kazanılması gerektiği belirtildi. Şimdi, şöyle bir soru aklınıza gelebilir: iletişim sadece toplumsal amaçları gerçekleştirmek için mi gereklidir? Hayır ! İletişim, aslında hem kişisel, hem de toplumsal bir süreçtir. Bir başka deyişle, iletişim, iki kişiyi ilişki içine sokan psikososyal bir süreçtir” Doğan CüceloğluKendimi tanımlarken ömrümü okumaya adamış birisi…

  • Sivas, Mehmet Küçükeken

    Aşkın aslına erenler de bilsin,Sivas’ı gönülden sevenler gelsin.Herkesin dilindedir Ulu Cami’si,Kelleyi paçayı yiyenler gelsin. İmranlı, Divriği, Gürün, Yıldızeli,Al bayrağı elinde tutanlar gelsin.Vatan aşığıdır yiğidinin her biri,Hakk’ın yolundan gidenler gelsin. Ozanı bozlağı, yarenler gelsin,Sazının teline vuranlar gelsin.Sivas’ın bağrında kurulan tuzağı,Oyuna gelmeyip bozanlar gelsin. İmranlı, Divriği, Gürün, Yıldızeli,Al bayrağı elinde tutanlar gelsin.Vatan aşığıdır yiğidinin her biri,Hakk’ın yolundan…

  • ESARETİN ADI YOK, Nadire Öksüz

    vagondanboyu kadar uzayan gölgesi girdi önce ..Kapkara peçenin ardından bakaniri zeytin tanesi gözlerindetaşıdığı umudu ileGürültü ile oturdu sessizliğine inat.yan koltukta düşüncelerine yer açtıkapladığı yer şuncacık koca alemde…gözleri iri zeytin taneciği . birazdan uzun ve koyu bir karaya çalacak olangeceye bakıyordu pencereden.Vagonda cılız bir gün ışığıVagonda renkli kadın yüzleribakışları kavruk parmaklarına kaydı..karşıdaki bir çft elinkırmızı boyalı…

  • On Sekiz, Leyla Karataş

    Kim bilir hangi sabahlara astım uykumuYarı ölgün yarı yorgun bedenimCaddelerde yürüyorumAyaklarım yokmuş gibi ezginKuş soluğu kadar canımPerdeli parmaklarım tutmuyor yadigâr sebepleriÇocuklar koşturuyor etrafımdaGözleri çakmak çakmak çocuklarYemek masalarına serdiğim kırgınlığımSusamış dudakları çatlamış sabah Yüzüne kara bir bulut oturmuş gönlümünÇağırıyorlar dokunuyorlar duymuyorumAskıda açlık ekmeği gibi,Her an soğuyorum çivideki torbadaYavaş yavaş el değmeden Dünde yitenin külüSeni anlamak, ah…

  • |

    Zaman Taşı, Rüzgar Çolak

    Rüzgâr, Uzay ve Tuğra gittikleri müzede; fanusun içindeki siyah göktaşını incelerken; hızla yanlarına gelen Kara Şimşek’in fanusa çarpmasıyla içindeki göktaşı dışarı fırladı.Kara Şimşek, göktaşını havada kapmasıyla birlikte hepsi bir anda zaman tünelinin içine girdiler.Zaman tüneli içinde sırasıyla; Dinozorlar Çağına, Mustafa Kemal’in başlattığı Kurtuluş Savaşına, Korsanlar Diyarına ve gelecek zamanda; 2045’te Bir Güne gittiler. Gittikleri yerlerde;…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir