ESARETİN ADI YOK, Nadire Öksüz

vagondan
boyu kadar uzayan gölgesi girdi önce ..
Kapkara peçenin ardından bakan
iri zeytin tanesi gözlerinde
taşıdığı umudu ile
Gürültü ile oturdu sessizliğine inat.
yan koltukta düşüncelerine yer açtı
kapladığı yer şuncacık koca alemde…
gözleri iri zeytin taneciği .

birazdan uzun ve koyu bir karaya çalacak olan
geceye bakıyordu pencereden.
Vagonda cılız bir gün ışığı
Vagonda renkli kadın yüzleri
bakışları kavruk parmaklarına kaydı..
karşıdaki bir çft elin
kırmızı boyalı tırnaklarına kayan
iri zeytin tanesi gözbebekleri büyüdü…
Ellerini kenetleyip
gizlendi; kırmızı bir düşün içine.
Yan koltukta oturan düşünceleriyle
amansız bir savaş başladı…
tren bozkırı andıran
tekdüze gecekondular arasından
büyük bir gürültü ile akıp gidiyordu.
Vagondaki yapay rüzgara bıraktı
zeytin karası gözlerine eş tutsaklığını…

38. sayıdan

Similar Posts

  • İnsan Nereye gider, Fazlı Humar

    öpmeden çiçeğini koklamadanbağrına basmadan henüziçin için tutuşup yanarakinsan nereye gidercanının yarısını bırakarak ölümün kutsal çağındakısalır ayaklarındönüp uzun uzun bakarsınbıraksalar darmadağın aşkınıyeniden yaratacaksıninsan nereye giderhasret kurşunu ile yaşayarak sarılmak istersin delicegüzeller güzeli zeytin ağacınakurban olursun havasına suyunayememiş içmemişsindir hanivar etmişsindir yokluktansonra yer yerinden oynarsökülürsün kökündeninsan nereye gideraziz toprağından koparak kıpır kıpırbir özgürlüğe uyanırsıngüller açmıştır yüzündegökyüzüher zamankinden…

  • ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – II, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 sayısında yayımlanan yazı dizimizin ilk bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılarak iz bırakan şarkılarımız ve türkülerimiz olurlar. Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla dinler ve eşlik ederiz….

  • |

    Zaman Taşı, Rüzgar Çolak

    Rüzgâr, Uzay ve Tuğra gittikleri müzede; fanusun içindeki siyah göktaşını incelerken; hızla yanlarına gelen Kara Şimşek’in fanusa çarpmasıyla içindeki göktaşı dışarı fırladı.Kara Şimşek, göktaşını havada kapmasıyla birlikte hepsi bir anda zaman tünelinin içine girdiler.Zaman tüneli içinde sırasıyla; Dinozorlar Çağına, Mustafa Kemal’in başlattığı Kurtuluş Savaşına, Korsanlar Diyarına ve gelecek zamanda; 2045’te Bir Güne gittiler. Gittikleri yerlerde;…

  • Soluk Mavi Nokta

    Şimdi senin gözlerini,Mısralara işlemek isterdim.Gülüşüne mavi ekleyipSolumak isterdim.İçinde kanayan nehirleri,Denizlere dökmek isterdim.Yalnızlığına dahil olmak isterdim.Bir ömür boyu yalnızlığına…Korkularına sarılmak isterdim.Sırtındaki hançerleri güllerle kazımak isterdim. Senle yürümek isterdim,Bu soluk mavi noktada. Ağaçların kuşlara öğrettiği şarkılar da vardır.Sana unuttuklarını hatırlatmak isterdim.Öpmek isterdim,Kırılan çocuk kanatlarını. 5. sayıdan

  • Bahara Güzelleme, Yasemin Kaya

    Bahar ne güzel bir mevsimdir. Şimdiye kadar kaç şair, kaç yazar ölümsüz mısralarla, satırlarla onun güzelliğini anlatmıştır da hâlâ her eli kalem tutanın, gönül dili şakıyanın ‘bahar’la ilgili söyleyecek, söylenmiş söylenmemiş, duyulmuş duyulmamış iki çift lafı vardır. Geçmişten bugüne dünyaya gelen insan sayısınca bahar vardır, o insanlar kaç yıl yaşadıysa da o kadar bahar görmüşlerdir….

  • İLETİŞİMİN, TOPLUMUN MERHEMİ OKUMAK, Tuğçe Yerdelen

    “Demokratik çağdaş toplum olabilmek için yeni iletişim becerileri kazanılması gerektiği belirtildi. Şimdi, şöyle bir soru aklınıza gelebilir: iletişim sadece toplumsal amaçları gerçekleştirmek için mi gereklidir? Hayır ! İletişim, aslında hem kişisel, hem de toplumsal bir süreçtir. Bir başka deyişle, iletişim, iki kişiyi ilişki içine sokan psikososyal bir süreçtir” Doğan CüceloğluKendimi tanımlarken ömrümü okumaya adamış birisi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir