ESARETİN ADI YOK, Nadire Öksüz

vagondan
boyu kadar uzayan gölgesi girdi önce ..
Kapkara peçenin ardından bakan
iri zeytin tanesi gözlerinde
taşıdığı umudu ile
Gürültü ile oturdu sessizliğine inat.
yan koltukta düşüncelerine yer açtı
kapladığı yer şuncacık koca alemde…
gözleri iri zeytin taneciği .

birazdan uzun ve koyu bir karaya çalacak olan
geceye bakıyordu pencereden.
Vagonda cılız bir gün ışığı
Vagonda renkli kadın yüzleri
bakışları kavruk parmaklarına kaydı..
karşıdaki bir çft elin
kırmızı boyalı tırnaklarına kayan
iri zeytin tanesi gözbebekleri büyüdü…
Ellerini kenetleyip
gizlendi; kırmızı bir düşün içine.
Yan koltukta oturan düşünceleriyle
amansız bir savaş başladı…
tren bozkırı andıran
tekdüze gecekondular arasından
büyük bir gürültü ile akıp gidiyordu.
Vagondaki yapay rüzgara bıraktı
zeytin karası gözlerine eş tutsaklığını…

38. sayıdan

Similar Posts

  • Nadir Element, Tahir Musa Ceylan

    Tutukluyum dünya denen hapistemapuslar yaptı, avurdumda delik, yanağımda bıçak izlerihele de hücrem düz duvar değil, eğri büğrü yoz bi küreüstünde her dirliğin izi var, gabari milyon yıl döndü başı sonu bu tekerön nere çekti sırt ona büküldü kıç ora yürüdü ve kıpkırmızı süsüldü matadoriki candan tekamül bu boğa, kenger kanat dinozorvurup dağılmış taştan bi can,…

  • On Sekiz, Leyla Karataş

    Kim bilir hangi sabahlara astım uykumuYarı ölgün yarı yorgun bedenimCaddelerde yürüyorumAyaklarım yokmuş gibi ezginKuş soluğu kadar canımPerdeli parmaklarım tutmuyor yadigâr sebepleriÇocuklar koşturuyor etrafımdaGözleri çakmak çakmak çocuklarYemek masalarına serdiğim kırgınlığımSusamış dudakları çatlamış sabah Yüzüne kara bir bulut oturmuş gönlümünÇağırıyorlar dokunuyorlar duymuyorumAskıda açlık ekmeği gibi,Her an soğuyorum çivideki torbadaYavaş yavaş el değmeden Dünde yitenin külüSeni anlamak, ah…

  • PARANIN GÜCÜ

    Güneş batmak üzereydi, günün sona ermek üzere olduğu bu saatleri severim. Kendi kendimle baş başa kaldığım, kendimi sağalttığım, duygularımla iç içe olduğum yalnızlığımın keyfini yaşadığım anlar… Zamanın geçmişin acılarını hafifletmiş gibi hissettiğim, karım Hatice ile yollarımızı ayırdığımızdan beri yaşadığım iniş çıkışlardan uzak kaldığım zaman dilimi.Bahçem avunduğum mekan… Çimen kokusunun içime ferahlık veren tazeliği, yonca çiçekleri,…

  • ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – II, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 sayısında yayımlanan yazı dizimizin ilk bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılarak iz bırakan şarkılarımız ve türkülerimiz olurlar. Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla dinler ve eşlik ederiz….

  • 23 Nisan

    Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetin kurucusu ve modern Türkiye’nin mimarıdır. Onun liderliği altında birçok reform gerçekleşti. Türkiye’yi modern bir devlete dönüştürdü. Atatürk’ün mirası sadece siyasi ve sosyal yeniliklerden ibaret değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası alanlarda anlamlı olan bazı önemli günlerin de tanıtılmasında da büyük rol oynadı. Bu günlerden biri de 23 Nisan’dır.23 Nisan 1920 tarihinde,…

  • Süvariler

    SüvarilerHüzündür, hepten hüzündür,gecede açan çiçeklerin kokusu.Rüzgârâ öpücüğünü konduran nal sesleri;gelenler, tanımlıdırlar…ve yas evinde Dedem Ziya Bey’ebaşsağlığını dileyecekler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir