|

Merhaba, 39

Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi 39. Sayı ile okurlarıyla buluşmanın mutluluğunu yaşıyor. Otuz dokuz sayı edebiyat içerikli bir dergi için hiç de azımsanacak bir sayı değil. Yerelin getirdiği dezavantajlarla beraber düşünülüğünde bu sayının çok büyük bir başarı olduğu ortaya çıkacaktır. Dijitalleşmenin alabildiğine her saniyemize girdiği bir çağda basılı olarak dergi çıkarmanın hiç de anlamlı olmadığını söyleyen çok kişi var. Üstelik onların savlarını güçlendirecek bir biçimde Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi yayınevi ve ilişkili topluluğumuz tarafından çıkarılan üç dergiden biri. Nitekim pek çok kişi bu kadar çok dergiye ne gerek olduğu konusunda olumlu olumsuz eleştirilerini de getirmeye devam ediyor. Ama her dergi bizim için ayrı bir alan ve her birinin kendine özgü amaçları, hedefleri var.

Dağınıklığın, bireyselleşmenin, bencilleşmenin olumsuz sonuçları ortadayken her çağdaş dergi, her çağdaş kurum sonsuz değerli. Nehirden bu anlamda aynı kaygıyı taşıyan sanatseverler için bir dayanışma, bir buluşma…

Çayyolu gibi devasa bir alana yayılmış ama bir o kadar da dağınık bir bölgede başta Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği gibi bir ağaca çoktan dönüştü bu derginin ilk adımları. Kültüre, sanata, edebiyata susamış insanlar bu birliktelikle üretmenin, hiç değilse içinde olmanın tadını her fırsatta çıkarıyor. Bu birliktelik belki yerelde hedeflediğimiz çok şeye henüz ulaşmadı ama ulaştığı yerler bizleri heyecanlandırmaya, şevklendirmeye devam ediyor. İşte dördüncü sayfada o Çayyolu’ndaki bir ilkokulun güzelim çocuklarının yüz ifadelerinde göreceğiniz mutluluk bizim de mutluluğumuz aslında. O fotoğraf ellerine dergi tutuşturulmuş çocukların fotoğrafı değil. O fotoğraf her birinin o ellerinde tuttukları dergide geleceğe bıraktıkları ve her birinden en az bir tane şiirden oluşmuş bir hatıra… Bizce daha fazlası ise yazmaya devam edeceklerine olan umut..

Bu fotoğraf birçok olumsuz eleştiriye de bir yanıt aslında. Neden basılı çıkıyoruz, neden bu kadar çok dergi çıkarıyoruz? İşte en güzel yanıt bu pırıl pırıl çocukların gülümsemesinde…

Eylül 2026’da görüşmek dileğiyle;

Saygılar, sevgiler, selamlar…

Kamil Akdoğan

Similar Posts

  • |

    ÜÇ KÜÇÜREK ÖYKÜ

    Tahtadan Kukla Tam günün ortası. Dışarıda yaprak kımıldamıyor. Yabancı arabaların korna sesleri… Hayat durmaksızın uğuldayan ırmak. Gözlerimi kapatıyorum. Belki bir dakika bile değil. Tahtadan yapılmış bir kukla bu. Adam. Sakin ve ağırbaşlı. Koltukta oturuyordu belki de uzanmıştı. Ansızın ayağa kalktı. Kendi kararıyla, istemli. Oyuncak sepetine girdi, kapağı kapattı. Bana doğru bakmıyor bile. Fakat beni gördüğünden…

  • çayyolu: başkentin gelişen halkı

    Ankara, Türkiye’nin başkenti olması nedeniyle hem tarihi hem de modern yapılarıyla dikkat çeken bir şehirdir. Bu güzel şehrin bir semti olarak önemli bir yere sahip olan Çayyolu, Ankara’nın gelişen ve modernleşen yüzünün en güzel örneklerinden biridir. Bu yazıda, Çayyolu’nun başkentteki önemine ve özelliklerine dair bir yolculuğa çıkacağız. Ankara’nın Yeni Yüzü: Çayyolu Ankara, Türkiye’nin politik ve…

  • Yaşar Kemaller Ölmez, Tuğçe Yerdelen

    “Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler.” Yaşar Kemal“İnce Mehmed”, “Teneke”, “Ağrıdağı Efsanesi”, “Yılanı Öldürseler”, “Sarı Sıcak”, “Ortadirek”, “Yer Demir Gök Bakır”, “Ağıtlar”, “Deniz Küstü”…. desem, ve daha nicelerini saysam hemen herkes bilir Yaşar Kemal’i. Öyle ki, hepimizin bir Yaşar Kemal romanı vardır, yüreğimize yer edinen. Geçenlerde…

  • |

    ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – II, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 sayısında yayımlanan yazı dizimizin ilk bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılarak iz bırakan şarkılarımız ve türkülerimiz olurlar. Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla dinler ve eşlik ederiz….

  • Dil Yanlışları

    Türk Devrim kadrosu 1939 yılında birkaç gün süren Neşriyat Kongresini toplamakla tarihsel bir olay yarattı. Kongrede ilk kez gerçek kitap kavramı tartışıldı, yazar-okur buluşturuldu. Hemen ardından Tercüme Bürosu kuruldu, Tercüme Dergisi yayımlanmaya başlandı. Süreği köy enstitüleriyle, eşzamanlı biçimde yayımlanan yaklaşık (o tarihte) 500 Doğu-Batı klasik yapıtıyla geldi ve hiçbir zaman silinmedi, silinemez. Bu süreci bir…

  • |

    Yaşama Sevinci

    Sezaryenle doğan bebekUltra hijyenik doğumhanedeEnfeksiyon kapıyor daKuvözde yatıyorkenTarlada doğuran AnaYerden bulduğu taşlaGöbek bağını kesipYavrusunu kundaklayıpHasada devam ediyor“Durumu kritik” diyorYoğun Bakım’daki bilen doktorOysa biliyoruz kiAllah’tan umut kesilmezVe hiçbir ilaç veremezTemiz hava, taze gıda ve parlak güneşinVerdiği sağlığıHem de bunlar parayla mı?Bir kahkahaBir kilo pirzolaO zaman, ne olursa olsunBağlanalım her zaman yaşamaGülerekVe sonsuz umutla…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir