Angora Sınav İlkokulu
| |

Ulusal Egemenlik, Doruk Özdere

Egemenlik seni alamasaydık
Yabancılara köle olurduk
Ve özgür düşüncelerimiz
Olamazdı…
1919’da başladı
4 yıl sürdü, 1923’te bitti
Bu sayede güzel ve
Biricik ulusal egemenlik
Kazanıldı.

(*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

Similar Posts

  • Duyguların Sessizliği/ Selinnur Karadeniz

    Yaşamak, sadece nefes almak değil.Birinin gözlerine bakıp gerçekten görebilmek,Kelimesi bir sessizlikte bile varlığını hissettirmek,Yalnızlığı saklayan birine“Yanındayım” diyebilmektir…Bazen bir çocuğun korku dolu bakışlarındaSaklanır hayat.Bazen yaşlı bir çiftin ellerinde yorgun amaVazgeçmemiş.Kimi zaman bir dostun suskunluğunda,Kimi zaman hiç tanımadığın birinin yükünde gizlidir.Empati, ruhun en derin aynasıdır.Kendi acın gibi hissedebilmektir başkasının sızısını.Bir damlanın nehir olduğunu fark etmektir.Kendi yüreğini, başka…

  • |

    Bayrağım, Defne Kızılelma

    Baksana ne güzel dalgalanıyorŞerefle göklerde canım bayrağımBağımsızlığımızı temsil ediyorŞerefle dalgalanıyor canım bayrağım Bayrak benim kimliğimdirÖzgürlüğümün bir belirtisidirKırmızı beyaz ay yıldızlı bayrağımŞerefle dalgalanıyor canım bayrağım Baksana ben özgürümBaksana ben mutluyumKırmızı beyaz ay yıldızlı bayrağımŞerefle dalgalanıyor canım bayrağım (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • müzik ve makamlar ile tedavi

    Müzik, eski zamanlardan bu yana tüm canlılar üzerindeki olumlu etkisi bağlamında, insan yaşamında da önemli ve etkisi çok yönlü bir yer edinmiştir. İnsanlar; kahramanlıklarını, üzüntülerini, sevinçlerini, heyecanlarını, sevgilerini çoğunlukla müzik sanatını kullanarak ifade etmeye çalışmışlardır. Müzik, geçmişten günümüze gerek psikolojik, gerekse fizyolojik birçok rahatsızlığın tedavisinde ilaçlarla birlikte kullanılan bir yöntem olmuştur. Birkaç örnek vermek gerekirse;…

  • Nefret, Gülümser Öğütçü Egüz

    ‘’İzmir’e geldim, sana uğramak istiyorum, özledim seni Selma’’ dedi. Görüşmeyeli çok olmuştu. Üniversiteden en yakın arkadaşımdı. İyi anlaşırdık. O Samsun’dan, ben İzmir’den gelmiş, yurtta aynı odayı paylaşıyorduk, yataklarımız yakındı. Selma güzel fal bakıyordu, maddi olarak zorlandığını hisseder kahveleri ben ısmarlardım. Çoğu geceler hem kahvelerimizi yudumlar, sohbet eder, günlük yaşadıklarımızı, sıkıntılarımızı hayallerimizi paylaşırdık. Mezun olduktan sonra…

  • | |

    Merhaba 38, Kamil Akdoğan

    İki aylık bir aranın ardından yeni bir sayıyla yeniden karşınızdayız. Çayyolu’ndan yola çıkan bu yerel dergi, bu sayısında da ulusal ölçekte alabildiğine yelken açarken; Çayyolu’nu asla unutmadan yoluna devam ediyor. Sayfalarımızda, her zamanki gibi hem Çayyolu’ndan hem de farklı şehirlerden değerli isimleri bir arada göreceksiniz. Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, toplumsal sorumluluğunun bir gereği…

  • | |

    KALMAK ÜZERİNE BİR ŞİİR / Hatice Eğilmez Kaya

    güneşli perdelerdekibütün çiy yeşili esir kuşlar,bir günazat olmalı.gök taşları yağmalıayak tırnaklarına.havada haziranortası sessizliği… yitip gidebilmeli bir bulut,ardına bile bakmadan.oyalı el havlularınıkendi içe dönük evrenlerineterk ederek…küçüldükçe küçülmeli boşluk;beyaz hem de mağrur… seviniz, der eşyabilindik lehçesiyle.çığlık çığlığa…ve insan yorgun argın,algıları kapalı. hani tombul ve pembeavuç içleri bebeklerin…hani yeni yeni öğrenilen sözcükler!sardunyalar, ortanca veküstüm çiçekleri…bütün bir dünya hızlakendisinden…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir