|

TÜRK MİTOLOJİSİNDE AK İYELER – 1, Fevziye Şimdi

Türk Mitolojisinde Ak Sembolizmi

Ak Ana, Ak Ata ve Göksel İyilik Varlıkları

Türk, Altay, Tatar, Yakut, Çuvaş ve Moğol mitolojik geleneklerinde su, ışık, beyazlık, doğurganlık, bereket ve yaratılış fikri etrafında şekillenen kutsal varlıklar.

Ak Ana

Yaratılışın başlangıcında sonsuz sulardan çıkan, Ülgen’e yaratma ilhamını veren deniz tanrıçası.

Ak Ata

Suların ezeli başlangıcını ve yaratıcı gücünü temsil eden deniz tanrısı.

Ak Kızlar ve Ak Oğlanlar

Ülgen Han’ın iyilik, sanat, estetik, koruyuculuk ve göksel rehberlik taşıyan çocukları.

AKANA: Ak Ana

Ak Ana; Türk, Tatar, Altay, Yakut ve Çuvaş mitolojilerinde Deniz Tanrıçası olarak bilinir. Değişik Türk dillerinde Ağ Ana, Ürüng Ene, Şura Ene adlarıyla da anılır. Moğol mitolojisinde ise Sagan Ece adıyla karşılık bulur.

Altay mitolojisine göre henüz hiçbir şey yaratılmamışken, yalnızca uçsuz bucaksız bir su varken, sonsuz sulardan çıkan ve Tanrı Ülgen’e yaratma ilhamını veren tanrıça Ak Ana’dır. Görevini tamamladıktan sonra tekrar sulara döner.

Ak Ana; ışıktır, doğurganlıktır, berekettir, kırılgan ama yaratıcı yaşam gücüdür.

İnanışa göre Ak Ana ışıktan yaratılmıştır. Boynuzlu bir kadın şeklinde tasvir edilir. Başındaki boynuzlar gücü, rahmi, doğurganlığı ve kutsal tacı simgeler. Alt kısmında denizkızını andıran uzun bir balık kuyruğu bulunur. Kuyruğu hafif maviye çalan bir renktedir ve çevresinde denizyıldızları dolaşır.

Hayatın başlangıcına dair ne varsa hepsine ruh vererek yaşam döngüsünü başlatmıştır. Anlatılarda Akdeniz’de yaşadığı da söylenir.

Su, Geyik ve Beyazlık Sembolizmi

Bazı söylencelerde geyik şekline giren Su Ana ile Göktürklerin atası evlenmiştir. Çeşitli anlatılarda denizden çıkan varlık bir geyik biçiminde betimlenir. Bu anlatılarda beyaz renk; suyu, temizliği, saflığı ve kutsal başlangıcı temsil eder.

Türklerin bir ışın demeti veya ay ışığı aracılığıyla doğduğunu söyleyen şaman gelenekleri de bu sembol dünyasına bağlıdır. Su, ışık ve beyazlık burada yaratılışın üç temel imgesi hâline gelir.

Aka: Anadolu Irmak Tanrıçası

Aka ya da Aha, Anadolu ırmak tanrıçası olarak bilinir. Eski Anadolu kültürleri kökenli bir tanrıça olduğu ve Türklerden önceki uygarlıklardan geldiği düşünülür.

Irmakların, akarsuların ve bu sularda yaşayan varlıkların koruyucusudur. Bir görüşe göre, Ak Ana ile benzerliği nedeniyle aynı varlık olduğu da ileri sürülür. Adında hem büyüklük, sahiplik ve koruyuculuk anlamı hem de beyazlık çağrışımı bulunur.

Deniz Tanrısı: Ak Ata

Ak Ata; Türk, Tatar, Altay, Yakut ve Çuvaş mitolojilerinde Deniz Tanrısıdır. Değişik Türk dillerinde Ağ Ata, Ürüng Ede, Şura Ede olarak da bilinir. Moğollar ise onu Sagan Ecege adıyla anarlar.

Demir yaylı olarak betimlenir. Demir yay gücü simgeler. Ak Ata balık kılığına girebilir. Su; ezeli başlangıcı, yaratıcı karmaşıklığı ve dünyanın oluşumundaki ilk hareketi temsil eder.

Türk mitolojik düşüncesinde su, yalnızca tabiat unsuru değil; yaratılışın ana maddesidir.

Kısır kadınların mağaralarda duvarlardan damlayan suları içtiklerinde ya da nisan yağmurlarını bir kapta biriktirip içtiklerinde çocuk sahibi olacaklarına inanılması, suyun bereket ve doğurganlıkla ilişkisini gösterir.

Ağar Han ve Arıl Hanım

Ağar Han

Ağar Han, Türk, Altay ve Yakut mitolojisinde “Canlılar Tanrısı” veya “Art Toyon” olarak bilinir. Yeryüzündeki tüm canlıların ve yaşam sürecinin işleyişinden sorumlu olduğuna inanılır.

Arıl Hanım

Arıl Hanım, Türk ve Altay mitolojisinde Temizlik Tanrıçası’dır. Ağar Han’ın karısıdır. Pek çok arı kovanı vardır ve arı, temizliği simgeler. Arı kovanlarına koruyucu ruhlar, yani iyeler gönderir. “Arı” sözcüğü saf ve temiz anlamlarıyla ilişkilidir.

Ak Kızlar: İyilik Tanrıçaları

Ak Kızlar, Türk ve Altay mitolojisinde iyilik tanrıçalarıdır. Ağ Gızlar adıyla da bilinirler. Ülgen Han’ın kızlarıdır ve kimi anlatılarda Kıyanlar olarak anılırlar.

Sanat ve estetik anlayışı konusunda insanlara ilham verdiklerine inanılır. İsimleri bilinmez. Genellikle beyaz giysiler içinde; nazik, merhametli ve göksel varlıklar olarak betimlenirler.

Ak, Altay Türkçesinde cennet anlamına gelir; bu nedenle Ak Kızlar göksel iyiliğin simgesidir.

Ak Oğlanlar: İyilik Tanrıları

Ak Oğlanlar, Türk ve Altay mitolojisinde iyilik tanrılarıdır. Ağ Oğlanlar veya Ak-Erler olarak da anılırlar. Ülgen Han’ın oğullarıdırlar. Kıyatlar adı da verilir.

Yedi kardeştirler. Yedi Altay boyunun koruyucuları olduklarına inanılır. Aynı zamanda yedi kat yeraltı sembolizmiyle de ilişkilendirilirler.

Ak Oğlanların Adları

1. Karşıt Han
2. Pura Han
3. Burça Han
4. Yaşıl Han
5. Karakuş Han
6. Kanım Han
7. Baktı Han

Mitolojik Semboller Tablosu

Varlık / Kavram Alanı Sembol Değeri
Ak Ana Deniz, yaratılış, doğurganlık Işık, rahim, başlangıç, yaşam döngüsü
Ak Ata Deniz, su, yaratıcı güç Demir yay, güç, ezeli başlangıç
Aka / Aha Irmaklar ve akarsular Koruyuculuk, bereket, su ruhu
Ağar Han Canlılar ve yaşam süreci Yaşamın düzeni, canlılığın devamı
Arıl Hanım Temizlik ve arılar Saflık, arınma, koruyucu ruhlar
Ak Kızlar İyilik, sanat, estetik Merhamet, ilham, göksel feminen enerji
Ak Oğlanlar Koruyuculuk ve iyilik Yedi kardeş, boy koruyuculuğu, göksel düzen
Kaynaklar: Wikipedia, mitoloji.org

Similar Posts

  • Dil Yanlışları

    Türk Devrim kadrosu 1939 yılında birkaç gün süren Neşriyat Kongresini toplamakla tarihsel bir olay yarattı. Kongrede ilk kez gerçek kitap kavramı tartışıldı, yazar-okur buluşturuldu. Hemen ardından Tercüme Bürosu kuruldu, Tercüme Dergisi yayımlanmaya başlandı. Süreği köy enstitüleriyle, eşzamanlı biçimde yayımlanan yaklaşık (o tarihte) 500 Doğu-Batı klasik yapıtıyla geldi ve hiçbir zaman silinmedi, silinemez. Bu süreci bir…

  • Elveda

    Bir gün karşılaşırsak uzun yıllardan sonraBaşını çevirip de yabancı gibi bakmaSeni hiç korkutmasın yüzümdeki çizgilerİşte bu senden kalan kırık dökük bir eserBak, o yüzde bulacaksın yılların özleminiDinmemiş acıları, tükenmeyen kederiAldırma gözlerimde o bomboş bakışlaraOmuzlarım çökmüşse, saçlarımda ak varsaİyi bak, yakından tanı bu eseriniBak ki bir daha asla dönmeyecektir geriArtık beni anlasan sevsen de, boş beyhudeElveda……

  • Korkuyor musun, Sevtap Kürkçüoğlu

    ‘’Korkulacak tek şey, korkunun kendisidir’’ diyor, Franklin Roosevelt. Bu konuyu özellikle irdelemek ve daha da derinlere inerek, KORKUNUN kalbine doğru, kısa bir keşif yapmak istedim… Gecenin bir vakti, dışarısı tamamen karanlık ve evde yalnızsınız. Koltuğa uzanmış vaziyette televizyon izliyorsunuz. Eviniz o kadar sessiz ki; televizyondaki ses dışında evde hiç bir ses yok. Aniden arka odanın…

  • | |

    KALMAK ÜZERİNE BİR ŞİİR / Hatice Eğilmez Kaya

    güneşli perdelerdekibütün çiy yeşili esir kuşlar,bir günazat olmalı.gök taşları yağmalıayak tırnaklarına.havada haziranortası sessizliği… yitip gidebilmeli bir bulut,ardına bile bakmadan.oyalı el havlularınıkendi içe dönük evrenlerineterk ederek…küçüldükçe küçülmeli boşluk;beyaz hem de mağrur… seviniz, der eşyabilindik lehçesiyle.çığlık çığlığa…ve insan yorgun argın,algıları kapalı. hani tombul ve pembeavuç içleri bebeklerin…hani yeni yeni öğrenilen sözcükler!sardunyalar, ortanca veküstüm çiçekleri…bütün bir dünya hızlakendisinden…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir