Soluk Mavi Nokta

Şimdi senin gözlerini,
Mısralara işlemek isterdim.
Gülüşüne mavi ekleyip
Solumak isterdim.
İçinde kanayan nehirleri,
Denizlere dökmek isterdim.
Yalnızlığına dahil olmak isterdim.
Bir ömür boyu yalnızlığına…
Korkularına sarılmak isterdim.
Sırtındaki hançerleri güllerle kazımak isterdim.

Senle yürümek isterdim,
Bu soluk mavi noktada.

Ağaçların kuşlara öğrettiği şarkılar da vardır.
Sana unuttuklarını hatırlatmak isterdim.
Öpmek isterdim,
Kırılan çocuk kanatlarını.

5. sayıdan

Similar Posts

  • PARANIN GÜCÜ

    Güneş batmak üzereydi, günün sona ermek üzere olduğu bu saatleri severim. Kendi kendimle baş başa kaldığım, kendimi sağalttığım, duygularımla iç içe olduğum yalnızlığımın keyfini yaşadığım anlar… Zamanın geçmişin acılarını hafifletmiş gibi hissettiğim, karım Hatice ile yollarımızı ayırdığımızdan beri yaşadığım iniş çıkışlardan uzak kaldığım zaman dilimi.Bahçem avunduğum mekan… Çimen kokusunun içime ferahlık veren tazeliği, yonca çiçekleri,…

  • Yol Hayallerimiz

    Beylik cümleler vardır hani: “Hayat bir yoldur,” derler ya da “ömür biter, yol bitmez.” Hayat, hakikaten bir yoldur, senelere yayılan, iki yanı çakırdikenli, bazen çiçek kokuları bazen atık kokuları içinde akıp giden; geriye dönüp tekrar aynı yoldan geçmenin, aynı manzarayı görmenin imkânsız olduğu; menzili mezar olan bir yol. Bugün mecâzî anlamlı o yoldan değil, gerçek…

  • Nadir Element, Tahir Musa Ceylan

    Tutukluyum dünya denen hapistemapuslar yaptı, avurdumda delik, yanağımda bıçak izlerihele de hücrem düz duvar değil, eğri büğrü yoz bi küreüstünde her dirliğin izi var, gabari milyon yıl döndü başı sonu bu tekerön nere çekti sırt ona büküldü kıç ora yürüdü ve kıpkırmızı süsüldü matadoriki candan tekamül bu boğa, kenger kanat dinozorvurup dağılmış taştan bi can,…

  • On Sekiz, Leyla Karataş

    Kim bilir hangi sabahlara astım uykumuYarı ölgün yarı yorgun bedenimCaddelerde yürüyorumAyaklarım yokmuş gibi ezginKuş soluğu kadar canımPerdeli parmaklarım tutmuyor yadigâr sebepleriÇocuklar koşturuyor etrafımdaGözleri çakmak çakmak çocuklarYemek masalarına serdiğim kırgınlığımSusamış dudakları çatlamış sabah Yüzüne kara bir bulut oturmuş gönlümünÇağırıyorlar dokunuyorlar duymuyorumAskıda açlık ekmeği gibi,Her an soğuyorum çivideki torbadaYavaş yavaş el değmeden Dünde yitenin külüSeni anlamak, ah…

  • Bahara Güzelleme, Yasemin Kaya

    Bahar ne güzel bir mevsimdir. Şimdiye kadar kaç şair, kaç yazar ölümsüz mısralarla, satırlarla onun güzelliğini anlatmıştır da hâlâ her eli kalem tutanın, gönül dili şakıyanın ‘bahar’la ilgili söyleyecek, söylenmiş söylenmemiş, duyulmuş duyulmamış iki çift lafı vardır. Geçmişten bugüne dünyaya gelen insan sayısınca bahar vardır, o insanlar kaç yıl yaşadıysa da o kadar bahar görmüşlerdir….

  • İLETİŞİMİN, TOPLUMUN MERHEMİ OKUMAK, Tuğçe Yerdelen

    “Demokratik çağdaş toplum olabilmek için yeni iletişim becerileri kazanılması gerektiği belirtildi. Şimdi, şöyle bir soru aklınıza gelebilir: iletişim sadece toplumsal amaçları gerçekleştirmek için mi gereklidir? Hayır ! İletişim, aslında hem kişisel, hem de toplumsal bir süreçtir. Bir başka deyişle, iletişim, iki kişiyi ilişki içine sokan psikososyal bir süreçtir” Doğan CüceloğluKendimi tanımlarken ömrümü okumaya adamış birisi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir