Merhaba 4, Kamil Akdoğan

Çayyolu’ndaki tek basılı yayın organı olan Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni’nin dördüncü sayısı ile huzurlarınızda olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.
Geçen bir ay içinde sadece Nehirden’i değil bütün Çayyolu’nu etkileyecek önemli görüşmeler yaptık, gelişmelere imza attık. Bu süre içinde kadromuzdan ayrılanlar oldu, yeni katılımlar oldu ama sonuçta üçüncü sayımızdan çok daha güçlüyüz. Bu gücün ilk somut işaretini sayfa sayımızdaki sekiz sayfalık büyüme ile görebilirsiniz. Ama asıl büyüme neredeyse Türkkonut’la sınırlı başlayan sürecimizin giderek Çayyolu’nun pek çok bölgesine yayılması… Çayyolu’nun dört semtinde temsilciliğimiz, birçok yerinde satış noktamız var artık.
Bu gücün bir göstergesi 10 – 11 Haziran 2023 tarihlerinde düzenleyeceğimiz kitap fuarı projesi. Bu satırlar yazıldığında henüz fuarın açılışına bir buçuk ay olmasına rağmen şimdiden bir fuar düzenleyecek kadar şair ve yazara ulaşmış durumdayız. Çalışmalarımız devam ediyor ve umuyoruz önümüzdeki günlerde sadece Çayyolu’nda değil tüm ülkede duyulacak fuarımız.
14 Mayıs 2023’te ise hepimizin ve en başta da çocuklarımızın geleceğini etkileyecek bir seçime gireceğiz. (…)

Similar Posts

  • Saçlar ve Değişen Renkler

    değişmemeliydi. Ama her şey peri masalı gibi olmadı. Yaşanan yanlış anlaşılmalar arayı açtı. Sonunda özür dileyen o oldu, konu kapandı ve aynı kızıl saçlı kız hala arkadaşıydı. Bu iki buçuk yıl boyunca Irmak’ın saçları yine farklı farklı renklere büründü. O, bu değişiklikleri artık kanıksamıştı. Bir gün Irmak, saçını daha koyu bir renge boyattı. Koyu renkler…

  • şaşırmayı unuttuk

    Sevgili okurlarım, son zamanlarda kendime sıkça sorduğum o kadar çok soru var ki. Bir anne, çalışan bir kadın ve özünü kalemine yansıtmayı amaçlayan bir insan olarak ülkenin ve insanlığın içinde bulunduğu durum için kaygılanmamak mümkün değil. Günden güne eksildiğimizin farkındayım. Yaşam standartlarımızın normalin çok altına düşmüş olması, doğal afetler, hastalıklar nefes almamızı ve insanca yaşamamızı…

  • Ayrık otu, Çocuk, Aşk

    Yıkık dökük sayfalar arasında Dostluk bir dokunuştu Gönül teline uzanan dildeyiz Sesimizi doğaya bıraktık Saklandı ayrık otları Kır düştü doğrularımıza sevdiğim Sinsi bir diz çöküşe gitti feryat Soluğumuzda ki aşk Gülüyor serseri duruşlar Kim vurduya komşu muyuz Düğümlü mü kelimelerimiz Tekinsiz yolculuklara koşan gün Darası mı bozuktu adaletin İnsanlığın çulu çaputu kirli Kabuğumuz sırtımızda Menzilini…

  • |

    HİÇLİĞİN UMUDUNA BİR POETİK MONOLOG, Bedriye Korkankorkmaz

    uğultulu bir boşlukta sallanıyor dünya.bir yünün karanlığında üşüyorum; sanki anlamsızlığın iplikleriyle örülmüş bir battaniyenin altındayım.kulağıma antik çağlardan kalma bir ses fısıldıyor:“adaletin terazisi hâlâ dengede mi?”sonsuz olasılıkların içinde kayboldum.kafa yormaktan yoruldum ve hiçliğin umuduna sığındım.her umudun, her neşenin üzerine bir karanlık çöküyorsanki sevinç, doğası gereği kısa ömürlü.çocukluk, aşk, gençlik…yaşamı güzel kılan her şeyin yolu neden ölümden…

  • T SÜTUNU VE HATIRLAMAK

    Zamanla unutulur ve bir anda unutmuş olur insan, sonra da kendinden emin bir tonla unuttum der veya olandan habersizce unutmuşum diye şaşırır. Unutma sürecindeki bir andayken unutuyorum dediğinde insan, iradesinin gücüne mi işaret eder, durumunun çaresizliğine mi? Bir kişi isterse kendi kendine unutabilir mi ya da insanlık olarak neyi unutup neyi hatırlayacağımıza karar verebilir miyiz?…

  • Gül ve Kil

    Mevlana’nın Mesnevisinde çok güzel bir hikaye vardır ki arayana-anlayana çok sırlı kapılar açar. Adamın biri attardan kil alır, eskiden kil, vücut temizliğinde kullanılırdı. Adam kili eve getirdiğinde kilden çok güzel bir gül kokusu geldiğini fark ederek şaşırır. Ve kile sorar: “Sendeki bu güzel koku nereden gelmektedir?” Kil, adama cevap verir: “Ben attar dükkânındayken gülyağı şişeleriyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir