şaşırmayı unuttuk

Sevgili okurlarım, son zamanlarda kendime sıkça sorduğum o kadar çok soru var ki. Bir anne, çalışan bir kadın ve özünü kalemine yansıtmayı amaçlayan bir insan olarak ülkenin ve insanlığın içinde bulunduğu durum için kaygılanmamak mümkün değil. Günden güne eksildiğimizin farkındayım. Yaşam standartlarımızın normalin çok altına düşmüş olması, doğal afetler, hastalıklar nefes almamızı ve insanca yaşamamızı engellemektedir. Nasıl bir döngü içindeyiz.

Şaşırmayı unuttuk biliyor musunuz? Sanki kurgulanmış film şeritleri gibi her gün aynı çizgide yaşanan ve bizi içine çeken sabah başlangıçları, kanıksadığımız gün içindeki rutin koşuşturmalarımız, Kendi penceremizden baktığımızda akşam ev kadını, anne olmak, eş olmak, idareci olmak, düzenlemek ve her ne koşulda olursa olsun kotarılmayı bekleyen bir sürü iş.

Evet, şaşırmayı unuttuk kendi kendine söylenen insanlara rastlıyoruz sokaklarda. Sırtımızdaki ağırlıklar, düzene haksızlığa hatta insan kalamamaya karşı ilenen halk pencere arkalarında, soluksuz kimsesiz. Sonuna kadar haklı bir sürü insan topluluğu. Birileri yapsın bende faydalanayım dürtüsüyle monotonlaşan aile fertleri, iş arkadaşları, akrabalar. Yöneticiymiş gibi olanlar, siyasetçiymiş gibi kurulanlar, dostmuş gibi salınanlar hatta doğurmayı annelik eve para getirmeyi babalık sanan bireyler. İstisnalar hariç parantezini huzurla açabileceğimiz insanlarımız var elbette.

Şaşırmayı unuttuk…

Bir gün sabah olsa yurdumun bütün emekçileri, yurdum, topraklarım, ağaçlarım kurtulsa, hayvanlarımız kurtulsa, çocuk gelinlerimiz, umutla bekleyen emeklilerimiz, eğitim kurumlarımız, köylümüz kurtulsa. Kurunun yanında yanarak düzenin dişlileri arasına sıkışan emeklerimiz kurtulsa ve biz şaşırsak. Bizi bizden başka düşünen birilerinin varlığıyla tüm kaygılardan tükenmişliklerden kurtulup dünün acısı yarının kaygısı olmadan huzura kavuşsak..

Şaşırsak ne güzel olur değil mi? Bizim olan ve olmayan tüm genç ve çocuklarımız adına..

Sevgilerimle

7. sayıdan

Similar Posts

  • Adımızla Yaşarız

    Geleneklerimizde, yeni doğan bebekler için “Adıyla yaşasın” denilen güzel bir “temenni” dileği vardır.Bu dileğin anlamı da; adı gibi bir insan olsun, adının anlamını yaşatan bir kişi olsun, demektir. Konuya yaradılış temeline inerek baktığımızda da; Hz. Âdem, Hz. Havva, Hz. İsa ve Hz. Yahya gibi isimlerin ortak özelliğinin, isimlerinin Yaradan/ Allah tarafından verilmiş olduğunu görürüz. Buradan…

  • Uğultu, Sevgi Erol Öçal

    Kararsız ve telaşla esen rüzgarSoluğunda fırtına kokusu varOrtalığa ıslık yayarDenizlerde kükreyen rüzgar dalgalara köpük yığarKorkudan savrulur ağaçlar uğuldarGöğe fırlar incecik kumlarGri bulutlar yağmur toplarBulutları kovalar rüzgarOrtalık taru marTemizlenen gök masmavi karRüzgarın kamçısı yüzlerde patlarKaranlık gecenin soğuk yıldızları parlarİzleri siler rüzgarÇalılarda haykırıp uğuldar 39. sayıdan

  • 2. Ayvalık Edebiyat Günleri, Canan Sanlı

    Yaşamın Boşluğunu Edebiyatla DolduranMuhteşem Bir Şölen Ayvalık’ta, Mozaik Edebiyat Grubu’nun değerli şair ve yazar Mevlüt Asâr’ın başkanlığında düzenlediği 2. Ayvalık Edebiyat Günleri, edebiyata gönül veren ve yaşamın boşluğunu sanatla dolduran edebiyatseverlerin büyük coşkusuyla adeta bir kültür şölenine dönüştü. 16-24 Mayıs 2026 tarihlerinde, Ayvalık Destek Tasarım Akademisi ve mekânın sahibi Ali Akdamar, edebiyat dünyasının kıymetli isimlerine…

  • |

    şen olasın ülkem, dumanın tütmez

    Bu bahar memleketimden insan manzaraları”Son birkaç gündür halka hakarete başlayanlara “kaçış rampası” uyarım: Bizim gibi her anlamda sömürülen ülkelerde siyaset belalı, kirli iş. Hatta bataklık. Tek kurtuluş tam ve doğru demokrasi. Kendine demokrat olmak değil. Türkiye’de herkes fakat herkes yalnızca kendini, bir de kendine benzeyeni beğeniyor ve seviyor. Ötekilerimiz, insan sayımız kadar çok. Oysa olanca…

  • Kestim Kara Saçlarımı

    4 Kasım 2015 tarihinde aramızdan ayrılan ve 1950‟li yıllardan sonra şiir yazmaya başlayan Gülten Akın, 1940 sonrası Türk edebiyatının önemli şairlerindendir. Yaşadığı dönemde Milliyet gazetesinin kitap ekinin 2008 yılında yaptığı bir anket sonucu, yaşayan en büyük şair unvanını alması onun önemini bir kez daha ortaya koymuştur. 1933 yılında Yozgat‟ta doğan şairin çocukluğu kalabalık bir aile…

  • HAYAT KISA KUŞLAR UÇUYOR CEMAL SÜREYA

    Türk Edebiyatında ‘İkinci Yeni’ denildiğinde ilk akla gelen isim Cemal Süreya’dır. Edip Cansever, İlhan Berk, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan ve Ülkü Tamer, Tevfik Akdağ grubun diğer şairleridir. Cemal Süreya gerçek adıyla Cemalettin Seber İkinci Yenicilerin en ağır ismidir. Metin Cengiz; Cemal Süreya İKİNCİ YENİ BİLİNCİNİN KURUCU GÜCÜ adlı kitabında onu şöyle anlatmıştır: “Özerk…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir