AŞK BEYAZ KANATLI GÜVERCİNDİR, Cemal Karsavran

sesinde sesimi bulduğumda bana dünyaları verirsin
sessizliğinde aşkın sesi titrer
ben sana sen bana vurgun
bir an tutmak isterken ellerini
sarmak istediğimde belini
kollarım boşluğu tutar

coşkun bir sel gibi
yorulmam yüreğimi koşturmaktan
hep bir sızı olsa da sonunda
severim aşk dolu bu yüreği
ümitler hayaller düşler
dalar gider gözlerim

sevgi uçurumunda dudağımda tebessüm
anlamsız bakışlar üzerimde
kelimelerin sevişmesinde
görmez olur gözlerim
duymaz olur kulağım
her an aşk doğurur aşk yaşarım

elimi yüreğime koyduğumda sen olursun yüreğimde
buğday rengi teninde çavdar başaklar saçların
yüzün mutluluk tarlası
gözlerin mavi bir dünya
ve uçuşan başımda
aşk beyaz kanatlı güvercindir

39. sayıdan

Similar Posts

  • |

    ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – II, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 sayısında yayımlanan yazı dizimizin ilk bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılarak iz bırakan şarkılarımız ve türkülerimiz olurlar. Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla dinler ve eşlik ederiz….

  • cennette esen rüzgarlar, Bahri Yıldızbaş

    İnsan diyorum, özellikle öğretmenler, öğretmenlerin sosyal olanları İLE çok sosyal ve hareketli olanları; binlerce insan tanırlar. Çevreleri, okul arkadaşları, öğrencileri, öğretmen arkadaşları, daireden arkadaşları, velileri, sosyal çevreleri, aileler, komşular, akrabalar, dostlar, dost olmayanlar ve niceleri. Çoğunu unuturlar ve bir daha hatırlamazlar.Yolda görseler bile, tanımadıkları olur.Çok azı, bazen akıllarından geçer.Bazılarını, arada bir hatırlarlar.Bazılarını, hep hatırlarlar.Bazılarını, görmek…

  • Yazıyorum, öyleyse varım

    Tuğçe Yerdelenyerdelen.t@gmail.comköşe adı: Yazıyorum, öyleyse varımArtık sona ermeli “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” Mustafa Kemal Atatürk İstisnasız her gün aynı acı…

  • Sunu

    dağılan okullara baktımçocukların yüzünden boşalıyorkapkara bir hüzün dalgasızılgıt çeken kadınların eşiğindetapusuz ölümler sıralı bu çılgın paylaşımın arka yüzübahçe duvarını saran ısırgan otlarıdokunduğumuz yerden dalıyorelimizin içindeki can odacıklarınıdiktiğimiz ağaçların gölgesine kurulmuşuzaktan izliyor dilenen çocukları bir çerçi gibi geçtim sokaklarıçocuklar için aldığım öte beribir fişek kırık leblebi halkalı şekerdaha eve girmeden bittiipliğin iğine dolanmış dünyayumağından sıyrılmış gece…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir