Sunu
dağılan okullara baktım
çocukların yüzünden boşalıyor
kapkara bir hüzün dalgası
zılgıt çeken kadınların eşiğinde
tapusuz ölümler sıralı
bu çılgın paylaşımın arka yüzü
bahçe duvarını saran ısırgan otları
dokunduğumuz yerden dalıyor
elimizin içindeki can odacıklarını
diktiğimiz ağaçların gölgesine kurulmuş
uzaktan izliyor dilenen çocukları
bir çerçi gibi geçtim sokakları
çocuklar için aldığım öte beri
bir fişek kırık leblebi halkalı şeker
daha eve girmeden bitti
ipliğin iğine dolanmış dünya
yumağından sıyrılmış gece
yağmur damlası gözlerin
kara saçlarından korkanlar oldu
bu kadar derinliğin yutumu
karışır gider okyanus köpüğü sulara
hep göğsümden dağılıyor şehir
seher hanım perdesini sıyırmış yana
günötesi günlerden yanıyor canı
en kuytu yeri kalmamış bu dağların
içinden dışından oyulmuş ormanlar
çil çil düşlenmiş birkaç yumurta
ne zamandır yok yerinde
gökyüzüne yaklaşıyor çocuğun uçurtması
tanrı seviniyor çocuklar seviniyor
anası babası seviniyor bu yaklaşıma
kaderin kederi hiç değişmiyor hayatta
6. sayıdan