Nostalji Kokan Şarkılar

Nostalji (TDK): Geçmişseverlik), geçmişteki mutlu anlara ya da hüzünlü, eski aşklara duyulan özlemi ifade eder. Kara sevdanın (TDK: umutsuz ve güçlü aşk) yansımasıdır bu..
nostaljik duygular
Bana göre, nostaljiyi yüreklerde hissettirenlerin ve kara sevdayı çağrıştıran şarkıcıların başında; Ümit Besen, Ferdi Özbeğen gelir. Türk Sanat Müziği’nin en sevilen şarkılarının da çoğu nostalji ve karasevda kokar. Bence, bu noktada Sanat Güneşimiz Zeki Müren ağır basar. Her şarkısı geçmişe götürür ve umutlarımızı tazeler. “Şimdi uzaklardasın, gönül hicranla dolu, hiç ayrılamam derken kavuşmak hayal oldu…” ya da “Seni sordum yıldızlara, seni sordum yalnızlara, uçan kuşlara” dizeli şarkılarında olduğu gibi… Ümit Besen’den Nikâh Masası’nı, Ferdi Özbeğen’den de Dilek Taşı’nı dinler, nostaljik duygular içine gireriz. Geçmişteki o anları tekrar yaşamak isteriz.
değişim ve nostalji
Hayat sürekli değişir. Bu, doğaldır. Ama hayatta iyi insanlar ve nitelikli işler değişmemelidir. Tecrübe, parayla satın alınamaz. Eski olan, tecrübelidir. Tecrübe de hayatı kolaylaştırır. Başarıyı getirir. Eskide kalan iyiliklerin değişmemesi gerektiğine inanıyorum. Zaman ilerledikçe üzülüyorum. Çünkü yeniyi ve değişimin getirdiği durumları ve sonuçları, iyi ve kaliteli bulmuyorum. Günümüzde, dinlediğim hiçbir şarkıdan, TV dizisinden ve spor karşılaşmasından, eskiden olduğu kadar keyif almıyorum. Kalitenin ve iyinin: geçmişin bir özelliği olduğunu düşünüyorum. Klasik bir insan gibi yaşamaya çalışıyorum. Örneğin; ünlü şarkıcıların klasikleşmiş şarkıları mevcuttur. Klasik, ne demektir? Bir işin en sevilenleri ve en iyileri demektir. En iyiler, aynı zamanda nitelikli ve kalıcı olanlardır.
Benim nostalji sevgim bitmez. 2024’de mutlu muyuz? Mutlu olsak bile, 10 yıl önce yaşadığımız mutlu anları özlemiyor muyuz? Bazen bir fotoğrafta, bazen bir filmde, bazen de bir şarkıda geçmişi arıyoruz. Fotoğrafa bakıp; “Ne kadar gençmişiz.” diyoruz. Eski bir Yeşilçam filmini izleyip, o zamanlara kimi zaman özlem duyuyoruz, kimi zaman halimize gülüyoruz. Şarkı dinleyince, gözlerimiz yaşarıyor, eski günleri aklımıza getiriyoruz. Galiba tek gerçekte birleşiyoruz, nostaljiden vazgeçmiyoruz.

14. sayıdan

Similar Posts

  • |

    BAĞIMSIZLIK DİKENİNE KATLANILAN GÜLDÜR: CANLA BESLENİP RENGİNİ KANDAN ALAN, Zerrin Keskin

    Ceyhun Atuf Kansu Okuması Bağımsızlık Gülü: Halkın, Acının ve Özgürlüğün Şiiri Ceyhun Atuf Kansu’nun şiirinde halk, yalnızca yüceltilen bir imge değil; sorumluluk alan, acı çeken, direnen ve özgürlüğü kendi eliyle kurmak zorunda olan tarihsel bir öznedir. “Eziyorum dedi, işte: kollarım tanık olsun, Utancımı eziyorum ve göğsümde büyüttüğünüz, O pis düzen biti, hanfendiler beyfendiler!” Bir İşçinin…

  • | |

    Bağımsızlığımız, Arya Özberk

    Biz bağımsız bir ülkeyiz.Biz bağımsızlığımızı savaşarak kazandık,Dört yıl sürdü kazanmamız,Verdiğimiz mücadelenin sonunda bağımsızlığa kavuştuk. 1919 yılında başladı Kurtuluş Savaşı.Atatürk anladı, ülkemizin işgal edildiğini,Hemen işe koyuldu, ülkemizin bağımsızlığı için.1923 yılında kazandık bağımsızlığımızı. (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • TEMİZLİKÇİ KADIN

    (Bu çalışmamı, en saygı duyduğum kişiler olan tuvalet temizlikçisi kadınlara ithaf ediyorum.) Zaten pek gönülsüz oturduğumuz AVM restoranında tepemde dikilen garsonlar ile masa aralarında koşturan çocukların yaşattığı tedirginlikten başka bir de sırtı dönük halde oturan arkadaki oğlanın durmaksızın geriye ittiği koltuğu, serseri bir geminin başka gemiye bindirmesince koltuğuma çarpınca olacağı buydu tabii. Cibes otu, çatalımla…

  • Yaralıyım

    Ankara’dayım,Aşkımı sokaklarda,Derviş gibi yollarda,Aradım,Gülüşü güzelim,Sevdalıyım,Yaralıyım Yarası geçer de, izi kaldı,Algı, vurdu damgayı,Nereye gitsem oradaydı,Alınyazım Mahzun, bahtı karalıyım,Yarısına dört kala,Değmez takmaya,Sağlık, en önemli gerçek,Nice mutluluklar yaşamalıyım 7. sayıdan

  • Nefret, Gülümser Öğütçü Egüz

    ‘’İzmir’e geldim, sana uğramak istiyorum, özledim seni Selma’’ dedi. Görüşmeyeli çok olmuştu. Üniversiteden en yakın arkadaşımdı. İyi anlaşırdık. O Samsun’dan, ben İzmir’den gelmiş, yurtta aynı odayı paylaşıyorduk, yataklarımız yakındı. Selma güzel fal bakıyordu, maddi olarak zorlandığını hisseder kahveleri ben ısmarlardım. Çoğu geceler hem kahvelerimizi yudumlar, sohbet eder, günlük yaşadıklarımızı, sıkıntılarımızı hayallerimizi paylaşırdık. Mezun olduktan sonra…

  • Özlem, Alev Atılgan

    İçimde köpürüp taşanbir özlem eskiye dairne zaman kapasam gözlerimidipsiz karanlıklardanyıldızlar yağardolanır sevdalı bir rüzgardallarında çamlarınodam deniz kokargitar çalar sahilde, yalnız bir çocuk susar denizmartılar susar Sarmaşık sokak çamlı bahçehani hep özlediğim o ahşap evdeuyuyup kalmışkenşiir defterim elimdeannem gelir usulcaüstümü örteralnımda sıcak nefesihep on sekizimdene zaman kapasam gözlerimi.. 38. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir