empati-k

“Ne kadar bilirsen bil anlattıkların karşındakinin anlayabileceği kadardır” Hz. Mevlana
Bugün kullandığımız empati, Almanca’daki “einfühlung” ve Eski Yunanca’daki “empatheia” terimlerine dayanır. Basit tanımıyla empati: “Bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyararak onun duygularını ve düşüncelerini anlamasıdır.” Ne kolay gözüküyor değil mi? Empati kurabilmek. Oysa o kadar zor ki. İletişim çağındayız diye böbürlenip duruyoruz, kimi zaman da kendimizi “ben böyleyim, ben şöyleyim” diyerek övürüyoruz. Fakat iş karşımızdaki insanı anlamaya gelince donup kalıyoruz. Bir insanı anlamak istiyorsak şayet, dünyaya onun bakışıyla bakmalı ve onun gibi algılamaya çalışmalıyız ki, empati kurabilelim. Çok sık karşılaşılan durumlardan birisi de empati ile sempati kavramlarının karıştırılması. Bu bana çok tuhaf geliyor. Ama bir çok sohbet ortamında fark ettim ki, sempati derken, aslında empati denilmeye çalışılıyor. Sözcüklerin birbirine yakınlığı yüzünden mi, karıştırılıyor diye üzerinde çok düşündüm. Çünkü empati ile sempatiye ses verdiğimizde ayırt edici yanı sadece -s sesi. Lakin sonra iki sözcüğün neredeyse tamamen aynı seslerin yan yana gelerek kavram oluşturmasından değil, arasındaki anlamın algılanmasında sorun olduğunu fark ettim. Bugünkü yazımı, bilhassa empati üzerine kurmamım nedeni, okuyucuların kafa karışıklığını gidermeye çalışmam. Şimdi gelelim sempatiye. Eski Yunanca’daki “sympatheia” teriminden İngilizce’ye “sympathy” olarak aktarılan sempati: “Birisiyle birlikte acı çekmektir.” Daha da basit anlatımla karşımızdaki insanla birlikte acı çekmemiz yahut sevinmemiz ona sempati duyduğumuz anlamına gelir. Konuştuğumuz, görüştüğümüz, dertleştiğimiz bir insanı anlamak farklı, ona hak vermek farklıdır. Empati ve sempati günlük hayatta o kadar çok karşımıza çıkıyor ki, yaşamımız sürdükçe de çıkmaya devam edecek. Alışverişte, trafikte, okulda, çalışma hayatında neredeyse hayatın tüm evlerinin içinde hem empati hem de sempati var. Zaten bu 2 kavram da yoksa, orada müthiş bir iletişim problemi olur. Ömrünü iletişim içinde geçiren insan, sadece kendisini düşünerek ben-merkezci olarak hareket ederse, birçok sorunla karşılaşacaktır. Tam tersine ben-merkezcilikten sıyrılıp empati kurarsa o kadar toplumsallaşıp, uyumlu olup, sosyal duyarlılık sağlayarak pozitif ilişkiler kuracaktır. Pozitif ilişkilerinizin çoğalması dileğiyle..

Similar Posts

  • Kelebeğim

    Dağlarda kırların koynundaUçuşurum hep bir umutlaMutluluk ararım ormandaÇiçeklerin arasında kelebeğim, kelebeğimince narin, pembe rengimSevgidir, özgürlüktür, felsefemUçar, uçar çiçeklere konarım Ben güzellik, arılık ararımDünyamızda kötülük olmaz benimSevdiğimden başkasınıGörmez gözlerim 5. sayıdan

  • ATÖLYE MARTI KİTAP KULÜBÜ

    RÖPORTAJ: SEMİHA BAYSAL – NURGÜL GÜLMEZ Atölye Martı Kitap Kulübü ile tam da yeni kurulduklarında tanıştım. 2019 yılında. Okuduğum kitapları farklı bakış açılarıyla derinlemesine tartışmak, özümsemek her kitap hakkında bilgi ve kavrayışımı artırmak amacındaydım. Bir okuma grubuna katılmak, belki de kendi başıma seçmeyeceğim farklı kitap türlerini denememe vesile olacağı için okuma dağarcığımı genişletmeye de yardımcı…

  • Sevdiğim

    Ne haldeyim gurbette,Bilen var mı sevdiğim.Gözümden akan yaşı,Silen var mı sevdiğim. Yürüdüğüm yollardan,Geçen var mı sevdiğim.Sen de Allah kulusun,Diyen var mı sevdiğim. Çınar iken kurudum,Gören var mı sevdiğim.Aşkının hesabını,Veren var mı sevdiğim. Acı dolu kalbime,Merhem var mı sevdiğim.Boşa geçen ömrümde,Vefa var mı sevdiğim. Şu yalancı dünyada,Kalan var mı sevdiğim.Kendinin selasını,Duyan var mı sevdiğim. 5. sayıdan

  • Kitlesel Algı

    Algı; psikolojik, bilişsel ve duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilerek beynimizin kavramasıdır diyebiliriz. ‘’Bütün gerçekler üç aşamadan geçer. İlk olarak alaya alınırlar; İkinci olarak kendilerine şiddetle karşı çıkılır; Üçüncü olarak doğruluklarının çok açık olduğu ilan edilir.” Arthur Schopenhauer Kitle algısı, insanların düşünceleri, davranışları ve inançları üzerinde güçlü bir etkiye sahip olan bir kavramdır. Kitle algısı oluşturma,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir