|

Merhaba, 6

Geçtiğimiz haziran ayında Çayyolu tarihinin en büyük ve en önemli kültür sanat ve edebiyat etkinliklerinden birini başarıyla gerçekleştirdik. 1. Çayyolu Edebiyat Günleri Okur Yazar Buluşmasına aralarında ulusal çapta tanınmış çok sayıda isimle beraber yüzlerce şair, yazar, sanatçı katıldı. İki günün yetmediğini gördüğümüz bu etkinliğe binlerce insan adeta akın etti.

Bu etkinliğin bir kitabını düşünüyorduk ama maalesef veri akışında ve ediniminde yaşadığımız sıkıntı yüzünden bunu gerçekleştiremedik, onun yerine bir dosya şeklinde almayı “hiç olmamasından iyidir” düşüncesiyle tercih ettik. Bu özel sayımız, etkinliğe ilişkin çoğunluğu sosyal medya hesaplarından alınmış bolca fotoğrafla süslenmiş bir albüm niteliğinde aynı zamanda.

Tıpkı etkinlik gibi bu sayımız da Çayyolu sınırlarını aşmış durumda, Veysel Çolak gibi ülkemizin en güçlü şairlerinden biri ilk kez yer alıyor bültenimizde. Katkısı için çok teşekkür ediyoruz kendisine.

Kapağımızda Çayyolu’nun ve belki de ülkemizin en güzel korolarından biri olan Özüşen Çayyolu Türk Sanat Müziği Korosu var. Başta koro şefi çok değerli sanatçı Bahadır Özüşen olmak üzere tüm koro sanatçılarına ve emekçilerine başarılarının devamını dileriz.

Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi adeta bir üniversite fanzini gibi başladığı yayın hayatına her sayısıyla büyüyerek devam ediyor. Çayyolu’nun çok geniş kültür sanat edebiyat ortamına henüz hala tam anlamıyla ulaşabilmiş değiliz ama adresimize ulaşan kişi ve ürünlerden görüyoruz ki doğru yoldayız.

Ağustosta görüşmek dileğiyle…

Saygılar, sevgiler, selamlar.

Kamil Akdoğan

Similar Posts

  • Yüzümden

    I. Yüzümden / Veysel ÇOLAK Beni onaracak bir şey olsaydı söylerdin bir soru bıraktın önüme ve yakıcı bir merak gece yeniden daha yırtıcı, daha canavar ısırdıkça dalgasını geçiyor sonrası paramparça. Düşünmek faydasız ölüyor güneşi görmeyen ağaç kırılmış boynu, yaprakları sapsarı bunlar olur, hayatsa dayanılmaz. Yenilerek yaşamaya alıştım hazırlandım yeniden savrulmaya yüzüme bakmamaya, unuttu demeye kayıp…

  • TEMİZLİKÇİ KADIN

    (Bu çalışmamı, en saygı duyduğum kişiler olan tuvalet temizlikçisi kadınlara ithaf ediyorum.) Zaten pek gönülsüz oturduğumuz AVM restoranında tepemde dikilen garsonlar ile masa aralarında koşturan çocukların yaşattığı tedirginlikten başka bir de sırtı dönük halde oturan arkadaki oğlanın durmaksızın geriye ittiği koltuğu, serseri bir geminin başka gemiye bindirmesince koltuğuma çarpınca olacağı buydu tabii. Cibes otu, çatalımla…

  • ANNEMİN ETEĞİ, Sevgi Erol Öçal

    Annemin çiçekli basmadan eteği benzerdi kırlaraYaşadıklarıysa eski mertek evin dumanı hesabı bacasız acıSinmişti tüm dumanı sanki bahtınaOysa annemin hayalleri hep kır çiçeği karlı dağ zirvesiArnavut kaldırımlı O yokuştan yürürdü annemKöşesinde taş duvarları olan yokuşuSabahın aydınlığı ağarırken annemi alırdı arnavut kaldırımlarıAlacakaranlık basmadan annem dönerdi keranları ahşap köhne evineDış duvarları badanasızÖn tarafı camsız ahşap kapısı korunaksızO evBenzerdi…

  • depremin acı sonuçları, açık bütçelerin derin tahribatlarıdır, Aytekin Ertuğrul

    Deprem ne demek? Deprem demek: Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi…yüzünden oluşan sarsıntı. Yer sarsıntısı. Bizdeki deprem de bu tanıma uyan 6 Şubatta 7,6 ve 7,8 kuvvetinde iki depremdir.20 Şubat Pazartesi itibarıyla can kaybı 41.156’ya yükseldi. AFAD Başkanı yaptığı açıklamalarda şunları da dile getirmiştir.Arama kurtarma çalışmalarına 35 bin 250 personelimiz destek verdi.19 bin arama…

  • HAYAT MERDİVENLERİNDE, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Acı oyun olmuşKöşe kapmaca oynuyor içimdeŞiddetli bir rüzgârdı ilk estiğindeVe akan su gibiydi ömür diyeTutunmaya çabaladığım sonrasındaÇemberin içindeydi yineRüzgâr ama artık esmiyorduVe aynanın önündeBakınca ben diyeBana benzetilendenBilmem yineO sakakta mısın açıp pencereniBırakıyor musun saçlarını savursun diyeŞimdi ellerimdeKalan hayatım banaEski bir dost içindeKırgınlıklarını taşıyanSoramadım o zamanlar affet önceEllerimi ve ardından gözlerimiSuçlumuz hangimizdiKoşup dururkenHayat merdivenlerinde 39. sayıdan

  • Dil Yanlışları – 1

    Dilin önemi üzerine ne yazılsa, söylense eksik kalır. Ne ki gerçeği anlamak çoğu kez güç oluyor. “Derya” içinde olup, deryayı bilmemek gibi ayırdında kişi neredeyse parmakla sayılacak… Osmanlı’dan en iyimseler öngörüyle %7 oranında aldığı okuryazar düzeyini, Latin abecesini benimseyerek (1 Kasım 1928), Türk Dil Kurumu’nu kurarak (12 Temmuz 1932), derleme ve tarama sözlüklerini yayımlayarak aşama…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir