“s excuse”

Ailece yemekleri çok lezzetli self servis olan mekanda menülerimizi aldıktan sonra yerimize geçtik. O zaman 6 yaşında olan oğlumuz çatalını yere düşürdü. Yenisini almaya kasaya doğru yöneldiğimde bir kadının garsonun karşısına geçip sinirli bir şekilde bir şeyler söylediğini gördüm. Yaklaştığımda kendimi Türkiye değil de Florida’da bir restoranda hissettirdi kadının sözleri. O an sanki 1,52’ lik boyuyla Kardashian işaret parmağını ekseni etrafında çevirerek adı Sam, Tony, Johhny vs olan garson arkadaşa ‘Bir excuse istiyorum, bir excuse istiyorum’ diyerek bağırıyordu. Karşısındaki garsonun iç sesini duyar gibiydim ‘Kadın bana ex, mex birşeyler söylüyor acaba bir kahveye mi çağırsam’ tadında. Kendime verdiğim Superman yetkimle olaya müdahale ettim. Artık olayın merkezindeydim. Hanımefendi’ye ‘Excuse değil de özür isterseniz daha çabuk sorun çözülecek. Biz şu an Türkiye’ deyiz ya’ dedim. Ve kendime verdiğim yetkiyi devam ettirerek sorunun ne olduğunu öğrendim. Meğerse açılır kapanır kapıdan elinde tepsiyle geçerken kapı bir anda kapanınca elinden tepsiyi düşürmüş. İçimden “elektronik bir aletin arasından geçiyorsun bozulabilir, boyundan dolayı seni algılayamayabilir çocuğun ne suçu var ki üstelik bir de çocuğun duyguları ile oynadın” dedim. Neyse ki çocuk konuyu uzatmamak için özürünü diledi. Herkes rahatlamıştı. Ben de Superman olmayı bırakıp süper baba olarak oğlumun çatalını masaya götürebildim. Herkes olduğu gibi güzeldir. Eğer kısa boyluları üzdüysem ki ben de çok uzun boylu değilim. Lütfen “excuse me!” demeden önce yirmi yıl Amerika’da yaşayan ve ingilizce konuşmak zorunda kalan kuzenciğim canlar canı kuzenim Can’a hediye edeceğim yazımı…. Bana söylediği şu idi. “Ben yirmi yıldır ingilizce konuşmak zorundaydım. Ama her kurduğum cümleyi Türkçe’ ye çevirdim…” Lütfen nerede ne dilde konuşmanız gerektiğini bilin…

7. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Nisan Ezgisi, Aslı Özer

    Nisan da gidiyorsokakları bomboş bırakıp öylebahara uyanan ağaçlarıyalnız bırakıp öyle gidiyor Mayıs gelir papatyalarıylaserin ılık esen o akşamüstlerindebir balkondan karşılamak umutlarıhayalinde uzanıp çimenlerin ve yaz geldiğindekokusunda kaybolup bir deniz tuzununkum tanelerini silkeleriz omzumuzdansessizce kavuşuruz belkibir tadımlık yaşamaya

  • Çayyolu Doğası: Bitki Örtüsü ve Hayvanları

    (Morfoloji- Jeoloji, Dereler, Yeraltı- Yerüstü Su kaynakları, Doğal Bitki Örtüsü, Endemik Bitkiler, Kalıntı Ormanlar, Anıt Ağaçlar, Kuşlar, Yaban Hayatı…) GİRİŞ Ben Kimim? Ben Kuzey Işık. 22 yaşındayım ve Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde eğitimime devam etmekteyim. 11 yıldır Çayyolu Bölgesi’nde ikamet ediyorum. Çocukluktan gelen doğa ilgim ve sevgim sebebiyle de bu süre içinde bölgenin doğasını ve…

  • | |

    KALMAK ÜZERİNE BİR ŞİİR / Hatice Eğilmez Kaya

    güneşli perdelerdekibütün çiy yeşili esir kuşlar,bir günazat olmalı.gök taşları yağmalıayak tırnaklarına.havada haziranortası sessizliği… yitip gidebilmeli bir bulut,ardına bile bakmadan.oyalı el havlularınıkendi içe dönük evrenlerineterk ederek…küçüldükçe küçülmeli boşluk;beyaz hem de mağrur… seviniz, der eşyabilindik lehçesiyle.çığlık çığlığa…ve insan yorgun argın,algıları kapalı. hani tombul ve pembeavuç içleri bebeklerin…hani yeni yeni öğrenilen sözcükler!sardunyalar, ortanca veküstüm çiçekleri…bütün bir dünya hızlakendisinden…

  • |

    Soğuk Temmuz, Zekine Dündar

    Bugün İki TemmuzÜşüyorumBana bir ateş yakınHasret GültekinlerdenMetin Altıoklardan….Bugün İki TemmuzYorgunumBana bir türkü söyleyinMuhlis AkarsudanGeçmiyor içimin yangınıBana bir şiir okuyunKuyularda su kalmamışYaşlı bir saz olup oturdumMerdiven başındaTellerim dumanMızrabım ateşNotalarım kayıpYanıyor her bir yanımdaOtuz üç can…Akmayan bir ırmağımHangi yöne baksam orada kurmuşum…. 39. sayıdan

  • |

    ÜÇ KÜÇÜREK ÖYKÜ

    Tahtadan Kukla Tam günün ortası. Dışarıda yaprak kımıldamıyor. Yabancı arabaların korna sesleri… Hayat durmaksızın uğuldayan ırmak. Gözlerimi kapatıyorum. Belki bir dakika bile değil. Tahtadan yapılmış bir kukla bu. Adam. Sakin ve ağırbaşlı. Koltukta oturuyordu belki de uzanmıştı. Ansızın ayağa kalktı. Kendi kararıyla, istemli. Oyuncak sepetine girdi, kapağı kapattı. Bana doğru bakmıyor bile. Fakat beni gördüğünden…

  • | |

    Merhaba 38, Kamil Akdoğan

    İki aylık bir aranın ardından yeni bir sayıyla yeniden karşınızdayız. Çayyolu’ndan yola çıkan bu yerel dergi, bu sayısında da ulusal ölçekte alabildiğine yelken açarken; Çayyolu’nu asla unutmadan yoluna devam ediyor. Sayfalarımızda, her zamanki gibi hem Çayyolu’ndan hem de farklı şehirlerden değerli isimleri bir arada göreceksiniz. Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, toplumsal sorumluluğunun bir gereği…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir