Kayıp Şiir Kişisi
Hayat kötü sahibi bedenimin beni her gün başka işlere koşuyor
Gül ekimi yapıyorum künklerin dokusuna
Bir taraçayı civciv rengi boyuyorum
Dizeler kızartıyorum göl manzarasında
Ki, ne az pişecek ne kapkara kesilecek yüzü
Sövgü geçmeyecek içinde beni kırbaçlayan beye
O benim her gece sardığım otumdur
Uzanıp bir bulutun üzerine köyüme gidiyorum
Görüyorum tavus kuşu bir nagant tabanca
Görüyorum banktaki sert ünsüze oturan yok
Yüzümün dalga yapıcısı şu çipil ayna beni hatırlamıyor
Cibes otu sanıyor, etini satan bir şakayık
Yine de uzanıp okşuyor saçlarımı
Biz ateşten ve sudan yaratılanlar, karmaşığız
Gözyaşımın altında kaseler içlerine mor doluyor ve mürekkep
Ciğerime yuva yapmış öksürük kuşu
Oradan uçuruyor palazlarını
Ah, “yürek parçalayıcı mutsuzluk”
Üflediğim imge şişe kesiliyor ve nazarlık
Bir öküzü tamamlıyor, maşallahı eksik bir öküzü
Yaz evlerinin görünmez yüzünde bir kayığı çalıyorum
Hayır yanlış anladınız, izinsiz alıyorum
Çünkü o benim ışıyan enstrümanım
Şarkı olacağım bir şarkıya karşı
Açılıyorum, açılıyorum deniz gözü büyüklüğünde
Kayalıklarda hep aynı tensel çağrı
Ey güzel Kirke, denizimi şose yol gibi dümdüz eyleyen
Ben yazlarda tütün işleyen şu rençberin oğlu
Ellerimi bağla ve kulaklarımı tıkaçlarınla körelt
Geçerken “Her Gece Bodrum”u
6. sayıdan