GÖZYAŞIM

Ömür çoktan bitti esen yel gibi
Gün, ay, yıl, gidiyor akan sel gibi
Heba oldu gönül solan gül gibi
Gözyaşım sineme sel olur akar.

O kömür gözlerin kalbimi yaktı
Gözyaşım sinemden ruhuma aktı
Her sözün yüreğe vurulan oktu
Gözyaşım sineme sel olur akar.

Sensiz geçen yılın yoktur izahı
Yerden arşa çıktı gönlümün ahı
Bırakmaz peşimi dertlerin şahı
Gözyaşım sineme sel olur akar.

Özger’im dön artık, sana hasretim
Gönül sensiz mutsuz, ahuzar yetim
İnan ki sızlıyor kemiğim, etim
Gözyaşım sineme sel olur akar.

Fatma Özger Bilgiç

Similar Posts

  • Mavi Kuş

    MAVİ KUŞ Ilık sabah güneşi, rüzgârla salınan tül perdelerden sızıp halının çiçekleriyle oynaşıyordu. Kırmızıdan laciverte, oradan yeşile, beyaza… Hatta şu kenardaki siyaha kadar uzanan renklerin arasında adeta göz kırpıyordu.Behzat, çayından bir yudum daha almak için gözlerini okuduğu dergiden ayırdığında, salonun ortasını boydan boya kaplayan, senesi unutulmuş emektar halıda daha önce hiç görmediği bir şey fark…

  • Sessizce

    Yorgun yıllar kederi kirlenmiş kaldırımlarıSuskun ömürler bekler paslı kapılarıSoluk renkli mevsimler üzgünDağınık anılar yağar sancılı kalplereÇalan bir şarkıda nefesler ağlarSessiz Çocukluk seni saklarGülümsemez geceler yağar karanlıklarSoğuk üşür tenler sızlarKıvranır şiirlerde adressiz uçan TurnalarHançer köklü yaralar usulca büyürDerin acıların izleri çığlık amansız yürürYalnızlık asil hür ve tekSuda yanan incileri güneşinTomurcuğa durur koynunda ormanınEski bir zaman sabahının…

  • Tuz

    Deniz o sabah çekilmemişti. Köydekiler bunu önce fark etmedi. Balıkçılar teknelerini hazırladı, kadınlar kapılarının önünü süpürdü, kahvenin sahibi Mustafa da tahta sandalyeleri her zamanki gibi duvarın dibine dizdi.Sonra biri, denizi gözleyerek, “Su fazla yukarıda,” dedi.Bu sözü kimin söylediğini daha sonra hiç kimse hatırlayamadı. Fakat cümleyi duyan herkes denize dönüp baktığında suyun gerçekten de fazla yukarıda…

  • Yol Dizeleri

    GecedeBulutların savrulmasından Damlalar birbiriyle yarıştı.Gözleri ela köpekçikİnsan yüzlerinden medet umduKovamadı kimseAğzına lokma götürenlerehal dilince konuştu.Sonra bir köşecikteUykuya yenik düştü.Kadınlar sohbeti severdi.Yılan gibi kıvrılan yollarakızı ve oğlu için katlandı.Ben sustum.Benim hikayem kimseninkine benzemezdi.Arkadaşım yolu yarıladı ben ancak hareket ettim.Uykuluk yerimi hazırladım.Geceye yıldız düşündümAydın’a gelmiştikHava parçalı bulutluGüneşin ışıkları süzülüyor arasındanGece nasıldım ya der gibi…Uzun yol eridi birazBen…

  • Delinin Düşü

    Güneş, pencereden usul usul sızıyordu. Yatakhanenin ağır rutubet kokusu, iyice içime işlemişti. Sıra sıra dizili yataklarda horlayarak hülyalar aleminde dolaşanların kükremeyi andıran seslerini saymazsak, ortamın sessizliğini bozan tek ses, duvar saatinden duyulan “tik-tak”lardı.. Bu sükun ortamını bozmaya bence hiçbir mahlukun hakkı yoktu. Saat “tik-tak”ları; sessizliğin içinde dalga dalga yankılanıyordu ve bana dini ayinlerde okunan ilahileri…

  • ANKARA’DA YUVA BEKLEYEN CANLAR İÇİN YENİ BİR KAYNAK

    Ankara’da kedi ya da köpek sahiplenmek isteyen kişiler çoğu zaman farklı sosyal medya grupları, belediye duyuruları ve dağınık ilan sayfaları arasında arama yapmak zorunda kalıyor. Bu dağınıklık iki tarafı da zorluyor: yuva arayan bir hayvanın ilanı birkaç gün içinde akışın altında kayboluyor, sahiplenmek isteyen aile ise güncel ilana ulaşmakta zaman kaybediyor. Ortada hem yuva arayan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir