Dil Yanlışları 3

Aşırı sözcüğü dile dolandı bu kez. Sözcükler öyle keyfi kullanılabilecek gerçeklikler değildir. Sözlükte aşırı sözcüğü: Alışılan ya da dayanılabilen dereceden çok, taşkın, °müfrit, °ekstrem; Bir şeyin gereğinden çok olan; Gereğinden fazla, çok; Marjinal; Akışkanlığı çok fazla olan madde; ölçüyü kaçırmak, usandırmak… diye tanımlanıyor. Görüldüğü gibi tanımlarda olumlu olanın fazlalığından söz edilmiyor. Ne ki “aşırı güzel”, “aşırı iyi”… benzeri söyleyişlerle karşılaşıyoruz. Türkçemiz yetersiz dil değildir, baltayı kötü, bilinçsiz kullanımlar vuruyor. 

Gazete, dergi adlarının yazımında yanlışlar yapılıyor. Eğer gazete sözcüğü de özel adın içindeyse her iki sözcük de büyük harfle başlar. Genelde durum böyle değildir. Gazetenin özel adı tek sözcükten oluşur. Dolayısıyla gazete küçük harfle başlar: Cumhuriyet gazetesi. Dergi için: Çağdaş Türk Dili dergisi…

Yasama adı üzerinde yasaları da yapar. Yasa, sonucunda ceza getirebilecek eylemleri, suçları düzenler, tanımlar. Bunun son derece iyi bir Türkçeyle yazılması zorunludur. Yoksa derin bir kargaşanın içine düşülür. İçinden kolay kolay ne yargıçlar, ne savcılar, ne savunmanlar çıkabilir. Yasalar için torba, çuval adılları eklenmeye başlanır.

Dil bir bütünsel tutum, davranış göstergesidir. Yaşam biçimi demek yanlış olmaz. Farsça, Arapça, İngilizce, Türkçe sözcüklerin karman çorman bir arada kullanılması çok kötü bir durumdur, dil çorbasıdır, karın doyurmaz. Alaka ile ilgiyi neden birlikte ya da yalnızca alaka sözcüğünü kullanırsınız? İlgi varken alaka neden?.. Doyum dururken tatmin edici neden?.. Görev varken vazife?..

Vurguncunun adı on yıllardır spekülatörken, dolandırıcının, görgüsüzün adı bugünlerde “fenomen” oldu. Fenomen aslında düşünsel (felsefe) sözcük: Görüngü; Hayranlık uyandıracak kadar dikkat çekici, demek. Söz konusu kötülük örnekleriyle tanımın ne ilgisi var?

Bir başka yazının konusu olabilecek durum yazının gerçekdışı, bilimdışı algılar yaymak amaçlı kullanımıdır. Dil canlı değildir ama bu sahteliği kaldırmaz. Kalem namusu diye bir ilke vardır. Kimi gazeteciler bunu biliriz, yaşamımıza sıkı sıkı bağlarız. Ücretlerle fiyatların, ücretlerin çok geride kalacak biçimde yarıştığı, kiraların, ev-taşınmaz bedellerinin alıp başını gittiği kargaşa, sömürü, yoksullaştırma ortamında, siz nasıl örneğin kıdem tazminatlarının artacağından, ücretlilerin bayram edeceğinden söz edersiniz? Bu utanılası gazeteci geçinen köşeciler değil miydi, Efendim, ne diye Türkiye’de üreteceksin, dışarıda ucuz, oralardan almalı, incileriyle akıl verenler.
Dil deniz gibidir; çakılla, hafriyatla, molozla doldurulan yeri ne eder eder, günü gelir geri alır. Bu gerçeğin bayraktarları vardır. Hiçbir özveriyi esirgemezler. Usta Dilci-Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başlıyor. Uğur’lu olsun!

14. sayıdan

Similar Posts

  • | |

    Bağımsızlık, Metin Uras Ertuğ

    Atatürk olsunKazım Karabekir olsunTürkiye’deÖzgürlük olsunŞehitlerimize kurban olsun 1919’da başladı savaşAdı Kurtuluş SavaşıArdından kongrelerArdında da meclis açılışı Tüm dünya kabul ettiBağımsızlığımızı…4 yıl sonundaYıl 1923’teSavaş kazanıldı. Cumhuriyet kurulduFabrikalar açıldıDevrimler yapıldıÜlke yeniden kuruldu. (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • Özlem, Alev Atılgan

    İçimde köpürüp taşanbir özlem eskiye dairne zaman kapasam gözlerimidipsiz karanlıklardanyıldızlar yağardolanır sevdalı bir rüzgardallarında çamlarınodam deniz kokargitar çalar sahilde, yalnız bir çocuk susar denizmartılar susar Sarmaşık sokak çamlı bahçehani hep özlediğim o ahşap evdeuyuyup kalmışkenşiir defterim elimdeannem gelir usulcaüstümü örteralnımda sıcak nefesihep on sekizimdene zaman kapasam gözlerimi.. 38. sayıdan

  • Sevdiğim

    Ne haldeyim gurbette,Bilen var mı sevdiğim.Gözümden akan yaşı,Silen var mı sevdiğim. Yürüdüğüm yollardan,Geçen var mı sevdiğim.Sen de Allah kulusun,Diyen var mı sevdiğim. Çınar iken kurudum,Gören var mı sevdiğim.Aşkının hesabını,Veren var mı sevdiğim. Acı dolu kalbime,Merhem var mı sevdiğim.Boşa geçen ömrümde,Vefa var mı sevdiğim. Şu yalancı dünyada,Kalan var mı sevdiğim.Kendinin selasını,Duyan var mı sevdiğim. 5. sayıdan

  • arkadaşlar bi dakka

    Bakın şöyle etrafınıza… etrafımız Beton ve Demir yığınlarıyla çevrildi, gökyüzünü göremiyoruz, güneşimiz yüzümüze evimize semtimize vurmuyor artık. Yüksek katlar güneşimizi,Yüksek katlar rüzgarımızı,Yüksek katlar havamızı,Yüksek katlar yeşil alanlarımızı,Yüksek katlar her şeyimizi kesmeye başladı. Güneş, hava, rüzgar hepsi ortak kullanım alanlarımızdır, KAMU malıdır, kimsenin doğamızı katletmeye hakkı yoktur.Günlerce yazdık, çizdik, gösterdik ama bırakın okumayı bizleri dinlemediler bile.Bu…

  • Önce Seçim, Sonra İlçe, Hamdiye Şen

    Seçimle Birlikte Çayyolu İlçe Olabilme Yolunda.ÖNCE SEÇİM- SONRA İLÇE! 2004 yılından beridir sürmekte olan bir mücadele. 2023 yılında halen uğraşımız sürüyor. Çünkü inanıyoruz. Çalışıyoruz. Bu sözcükler var ise başarı kaçınılmazdır. Milletvekillerimize güveniyoruz. Bu dayanakları olan istemi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirmeye çalışacaklardır. On dört mahalle hazır. Bizleri önce Yenimahalle yaptılar, bir mahallemizin yarısını Etimesgut’a bağladılar….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir