Çise

ne yani
ölüyor mu hâlâ Narkissos
buğusuz göl aksinde
saçlarına dokunan elleriyle
gün ışığını uzaklaştıran
güzelliğin çarkını döndüren hüznüyle

kavuşmayan kolların
dijital sarılmaların yorgunluğu
düşüyor
yılların başıboş yarısına
kalpli öpücük emojisi
yiyip bitiriyor duyguları

-ah yüce niyetler
hep başa konsa da
hiçbir duaya sığmıyor rahmeti
yüz üstü bırakıyor
sahibini en zayıf
en inandığı yerinden-

hizmetindeyim en gergin düşüncenin
ve nefes aldıkça
cenk ediyorum nur yüzlü ölülerimle
nasıl da uzaklaşıyorum lanetli anılardan
zamanın hayrına

ölçülü biçili bir zarafetle
bilmediğim bakışlara yayıl
sevgili ışığım

ne yani
ölüyor mu hâlâ Narkissos

yalnız unutmak dışında
yitir beni, e mi?
yağmur camlardaysa
sen çiseleyensin

Zeliha Aypek

Similar Posts

  • Sallanan Sandalyem

    Kimler geldi, kimler geçti diye düşündü. Artık yıpranmıştı. Boyası dökülmüş, bakımsızlıktan viraneye dönen evler gibi olmuştu. Ne çok şey görmüştü, anlatsa bir ömre sığmazdı. Çok genç olduğu zamanlar geride kalmıştı. Artık anılarına sarılıyor, onlarla oyalanıyordu. En sevdiği saat dilimi, geceydi. O zaman dinlendiğini hisseder yalnızlığın tadını çıkarır ama bir o kadar da üzülürdü. Dün yaşadığı…

  • Ahmet Telli

    2 Aralık 1946‘da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğan Ahmet TELLİ Hasanoğlan ve Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirmesinin ardından, Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale, Ankara Atatürk Lisesinde Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1981 ‘de Gazi Eğitim Enstitüsünde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı…

  • Delinin Düşü

    Güneş, pencereden usul usul sızıyordu. Yatakhanenin ağır rutubet kokusu, iyice içime işlemişti. Sıra sıra dizili yataklarda horlayarak hülyalar aleminde dolaşanların kükremeyi andıran seslerini saymazsak, ortamın sessizliğini bozan tek ses, duvar saatinden duyulan “tik-tak”lardı.. Bu sükun ortamını bozmaya bence hiçbir mahlukun hakkı yoktu. Saat “tik-tak”ları; sessizliğin içinde dalga dalga yankılanıyordu ve bana dini ayinlerde okunan ilahileri…

  • Yol Dizeleri

    GecedeBulutların savrulmasından Damlalar birbiriyle yarıştı.Gözleri ela köpekçikİnsan yüzlerinden medet umduKovamadı kimseAğzına lokma götürenlerehal dilince konuştu.Sonra bir köşecikteUykuya yenik düştü.Kadınlar sohbeti severdi.Yılan gibi kıvrılan yollarakızı ve oğlu için katlandı.Ben sustum.Benim hikayem kimseninkine benzemezdi.Arkadaşım yolu yarıladı ben ancak hareket ettim.Uykuluk yerimi hazırladım.Geceye yıldız düşündümAydın’a gelmiştikHava parçalı bulutluGüneşin ışıkları süzülüyor arasındanGece nasıldım ya der gibi…Uzun yol eridi birazBen…

  • ANKARA’DA YUVA BEKLEYEN CANLAR İÇİN YENİ BİR KAYNAK

    Ankara’da kedi ya da köpek sahiplenmek isteyen kişiler çoğu zaman farklı sosyal medya grupları, belediye duyuruları ve dağınık ilan sayfaları arasında arama yapmak zorunda kalıyor. Bu dağınıklık iki tarafı da zorluyor: yuva arayan bir hayvanın ilanı birkaç gün içinde akışın altında kayboluyor, sahiplenmek isteyen aile ise güncel ilana ulaşmakta zaman kaybediyor. Ortada hem yuva arayan…

  • ELLERİNDEN ÖPERİM DENİZ

    zamanın ördüğü fırtınayaşanan bunca acıaklımdan uçar gider seni görüncebir ana kucağısıninsanı bağrına basankederi tasayı unutturan çocuk olurumkumsalında mutlulukdalgalı eteğindesevinçten bir çığlıktutuşur umudun ellerikuşlar içimde sonsuz mavicıvıldar söz dinlemez ufkumaşka döner yeryüzü insanmışım derimözgürmüşüm meğerne eşsiz yaşamne muazzam dünyasın senellerinden öperim deniz Fazlı Humar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir