BEYAZ SAYFA AÇIK KALSIN

Doğumla önüme defter kondu
İsmim yazılmadı sadece
Kaderim de çizildi, gizlice
Masum yılların fotoğrafı çekildi
Geri dönülmez anılar not edildi
Acılar da birikse, hep umutla
Açık kalsın beyaz sayfalar

Yıllar geçti, unutulmazlar yazıldı
İhtilaller, depremler, krizlerle
Ömür defterim pas tuttu
Aşklarsa gül yaprağı gibi iliştirildi
Sorgulamaya çalıştımsa yılları
Aklım yetmedi, ruhum sustu
Çözemedim gitti bu devranı

Sonunda duvara tosladı Dünya
Açgözlü lordlar işgalinde
Özgür ülkeler gördüm
Kara notlar düştüm sayfalara
Korku mahmurluğu yaşasam da
Artık bomba yerine “sevgi” yağsın
Açılsın yeni beyaz sayfalar

M. Fazıl Alasya

Similar Posts

  • Hasan Buyruk ile Söyleşi – 2

    Prof. Dr. Hasan BUYRUK Nurdan Öztürk: Bugüne kadar sizi en çok heyecanlandıran beş keşif nelerdi? Prof. Dr Hasan BUYRUK: Çok güzel. Aslında 100 yıl içerisinde Arkeoloji ve Sanat Tarihi alanında heyecan yaratan o kadar çok gelişme ve keşif ortaya kondu ki, tamamı da heyecan uyandıran keşifler. Bunların tamamı birbirinden değerli olduğu için tabi bunları sıralamakta…

  • | |

    Merhaba 40

    Bu satırları okuduğunuz günlerde Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi önce 7. Bornova Kitap Günleri’nde yer alacak, ardından 16. Kocaeli Kitap Fuarı’na katılacak. Kırkıncı sayımız da hem Bornova’da hem Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşacak. Kendimizi hâlâ dün yayımlanmaya başlamış bir dergi gibi hissettiğimizden, kırkıncı sayıya ulaştığımızı yazıyla ifade edince bunun büyüklüğünü daha iyi anlıyoruz. Evet,…

  • KÖKLERİN PEŞİNDE: UMAR Ö. OFLAZ

    Denizaltı subaylığından 60’ın üzerinde roman çevirmenliğine, oradan Muğla Selimiye ve Köyceğiz’de otelciliğe uzanan sıra dışı bir hayat… Umar Ö. Oflaz, bugün ise Türk mitolojisinin ve ezeli inançların izini sürüyor. Bir insanın hayatı, bazen peşinden gittiği sorularla değişir. Ömer Oflaz da yıllar boyunca farklı dünyaların kapılarını araladı. Bir dönem denizaltı subaylığı yaparken, yabancı yazarların romanlarını Türkçeye…

  • Delinin Düşü

    Güneş, pencereden usul usul sızıyordu. Yatakhanenin ağır rutubet kokusu, iyice içime işlemişti. Sıra sıra dizili yataklarda horlayarak hülyalar aleminde dolaşanların kükremeyi andıran seslerini saymazsak, ortamın sessizliğini bozan tek ses, duvar saatinden duyulan “tik-tak”lardı.. Bu sükun ortamını bozmaya bence hiçbir mahlukun hakkı yoktu. Saat “tik-tak”ları; sessizliğin içinde dalga dalga yankılanıyordu ve bana dini ayinlerde okunan ilahileri…

  • ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZVE HİKAYELERİ – IV

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 ve Mayıs-Haziran 2026 ile Temmuz-Ağustos 2026 sayılarında yayımlanan yazı dizimizin 1. 2. ve 3. bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilen duygular; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılan, gönlümüzde iz bırakan şarkılarımıza ve türkülerimize dönüşürler.Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve…

  • ANKARA’DA YUVA BEKLEYEN CANLAR İÇİN YENİ BİR KAYNAK

    Ankara’da kedi ya da köpek sahiplenmek isteyen kişiler çoğu zaman farklı sosyal medya grupları, belediye duyuruları ve dağınık ilan sayfaları arasında arama yapmak zorunda kalıyor. Bu dağınıklık iki tarafı da zorluyor: yuva arayan bir hayvanın ilanı birkaç gün içinde akışın altında kayboluyor, sahiplenmek isteyen aile ise güncel ilana ulaşmakta zaman kaybediyor. Ortada hem yuva arayan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir