Orta Asya’dan Anadolu’ya renk renk, desen desen, ilmek ilmek türkülerle, manilerle, gözyaşlarıyla, sevinçle, hüzünle, kahırla, dualarla, dileklerle ipil ipil dökülen püskülleriyle uzanan kültürümüzün kadim dilidir, kilimler. Kilim dokuma sanatı, Frig topraklarında MÖ. 7. yüzyılda “tapetes” olarak bilinen, Gordion’da kurulan kilim tezgahlarında başlayan Anadolu’nun hikâyesidir ve bir düğümdür geçmişten geleceğe. Orta Asya’da Sibirya Altay Dağları eteklerinde Pazırık Kurganı’ndan çıkarılan Türk halı dokumacılığının en eski örneği Pazırık Halısı, Asya Hunları tarafından M.Ö üçüncü ve ikinci yüzyılda dokunduğu kabul edilir ve ustalık eseri olarak Türk yaşamından, kültüründen izleri taşır ilmeklerinde.
Anadolu Türk halı dokumacılığına ait elde edilen ilk örnekler 13. yüzyılın başlarına ait Konya Selçuklu halılarıdır. Türk kültür tarihinde önemli yer tutan, içinde ritüelleri de barındıran kilim dokumacılığı Anadolu’nun birçok yöresinde hâlâ yapılmaktadır. Anadolu halk kültüründe düğüm atmanın büyüsel bir anlam ifade ettiği düşünülürse halı dokuma süreci de büyülü bir uygulamalar bütünü, halının kendisi de büyülü bir nesnedir denilebilir. İşte bu büyülü sürecin merak uyandıran; pek çok masalda, efsanede, mitolojide, ritüelde, destanda var olan anlamlar ve semboller ‘’kilimlerin alfabesi’’ niteliğindedir, diyebiliriz. Özellikle göçebe halkın çadırında, heybesinde, örtüsünde, urbasında, kiliminde dokuduğu semboller; yaşamları boyunca karşılaştıkları zorlukları, savaşlarını, kutsal saydıkları hayvanları, av sahnelerini sunar tarihin avuçlarına. Bunun en bilinen kıymetli örneği yukarıda da bahsi geçen Pazırık Halısı’ dır.
Kilimlerde dokunan semboller yaşamı canlı tutan anlamlara sahiptir.