Nehirden

  • Gül ve Kil

    Mevlana’nın Mesnevisinde çok güzel bir hikaye vardır ki arayana-anlayana çok sırlı kapılar açar. Adamın biri attardan kil alır, eskiden kil, vücut temizliğinde kullanılırdı. Adam kili eve getirdiğinde kilden çok güzel bir gül kokusu geldiğini fark ederek şaşırır. Ve kile sorar: “Sendeki bu güzel koku nereden gelmektedir?” Kil, adama cevap verir: “Ben attar dükkânındayken gülyağı şişeleriyle…

  • paranormal

    Bestekâr sokakta yaz yeni başlıyordu, o gece mehtap, sokağın tüm evlerini parlament mavisiyle aydınlık, parlak, gölgeli ve ısrarcı bir şekilde aydınlatıyordu. Tüm sokak derin bir uykudayken bir tek pencereden iki akrobat lambasının ışıkları yanıyor, açık pencerenin esintisiyle dalgalanan tülün arkasında iki mimarlık öğrencisi kız, iki ayrı çizim masasında başlarını kaldırmadan çizim yapıyorlardı. Günlerdir çok uykusuz…

  • doğa bekçiyle değil, sevgiyle korunur

    Bazı insanlar zarar verir dünyamızdaki muhteşem doğaya, bazıları ise özür diler topraktan, ağaç diker her yere… Daha temiz bir dünya için, daha mavi gökyüzü ve daha yeşil bir dünya için elele veren insanların bir araya geldiği yerdir TEMA Vakfı. Çocuklara doğa sevgisinin ve doğa bilincinin kazandırılacağı dönem erken çocukluk dönemidir. Çocuğun doğa ile etkileşimi erken…

  • Hazinam

    Hüzünlüyüm yine yoğun biçimdeİçimdesin aşkının ateşiyle içimdeÇok istesem özlesem deYoksun yine değilsin benimleUzaktan uzağa seni sevmekleSana kavuşmak korkuyorum bir de hayalseGeçti seneler ömrüm bitecek neredeyseVarsın olsun seni sevmek uzaktan güzelseKarşılıksız sevdim seni sen bilmeden deÖmrüm bitene kadar sevecektim yineSen sevmesen deMucizyei sundun birdenKalbindi benim hazinemSeviyorum seni demenAh ah duygularımı tarif edemem

  • hayat neden bir kâr-hane

    Son zamanlarda yeni çıkan kitabımın adıyla alakalı okurlarımdan ve takipçilerimden sayısız mesajlar alıyorum. Kısa bir süre önce, Edebiyat Günleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz imza günümde, değerli bir okurum bana şu soruyu yöneltti, “Hayat neden bir kâr-hane ve bunun hiç mi bir zarar-hanesi yok?”.Öncelikle kendisine sorduğu bu güzel soru için çok teşekkür ediyorum ve benim için önemli olan…

  • kızarmış ekmek kokusu

    Hafifçe uzaklaşan bir terlik sesi pıtır pıtır, sonrasında lavabodan gelen bir su sesi şıpır şıpır. Arkasından oturma odasındaki sobanın küllerinin temizlenmesi sırasında çıkardığı gırç gırç sesi, yumuşak yumuşak yere dökülen küller… Sonrasında sobaya dökülen kömürün takırtıları, bir poff ve birbirine karışmış odun kömür kokusu. Radyo düğmesinin açma sesi, gülünce gözlerinin içi gülüyor çalıyor.Öksürerek genzini temizleyen…

  • arkadaşlar bi dakka

    Bakın şöyle etrafınıza… etrafımız Beton ve Demir yığınlarıyla çevrildi, gökyüzünü göremiyoruz, güneşimiz yüzümüze evimize semtimize vurmuyor artık. Yüksek katlar güneşimizi,Yüksek katlar rüzgarımızı,Yüksek katlar havamızı,Yüksek katlar yeşil alanlarımızı,Yüksek katlar her şeyimizi kesmeye başladı. Güneş, hava, rüzgar hepsi ortak kullanım alanlarımızdır, KAMU malıdır, kimsenin doğamızı katletmeye hakkı yoktur.Günlerce yazdık, çizdik, gösterdik ama bırakın okumayı bizleri dinlemediler bile.Bu…

  • müzik ve makamlar ile tedavi

    Müzik, eski zamanlardan bu yana tüm canlılar üzerindeki olumlu etkisi bağlamında, insan yaşamında da önemli ve etkisi çok yönlü bir yer edinmiştir. İnsanlar; kahramanlıklarını, üzüntülerini, sevinçlerini, heyecanlarını, sevgilerini çoğunlukla müzik sanatını kullanarak ifade etmeye çalışmışlardır. Müzik, geçmişten günümüze gerek psikolojik, gerekse fizyolojik birçok rahatsızlığın tedavisinde ilaçlarla birlikte kullanılan bir yöntem olmuştur. Birkaç örnek vermek gerekirse;…

  • şaşırmayı unuttuk

    Sevgili okurlarım, son zamanlarda kendime sıkça sorduğum o kadar çok soru var ki. Bir anne, çalışan bir kadın ve özünü kalemine yansıtmayı amaçlayan bir insan olarak ülkenin ve insanlığın içinde bulunduğu durum için kaygılanmamak mümkün değil. Günden güne eksildiğimizin farkındayım. Yaşam standartlarımızın normalin çok altına düşmüş olması, doğal afetler, hastalıklar nefes almamızı ve insanca yaşamamızı…

  • empati-k

    “Ne kadar bilirsen bil anlattıkların karşındakinin anlayabileceği kadardır” Hz. MevlanaBugün kullandığımız empati, Almanca’daki “einfühlung” ve Eski Yunanca’daki “empatheia” terimlerine dayanır. Basit tanımıyla empati: “Bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyararak onun duygularını ve düşüncelerini anlamasıdır.” Ne kolay gözüküyor değil mi? Empati kurabilmek. Oysa o kadar zor ki. İletişim çağındayız diye böbürlenip duruyoruz, kimi zaman da…