Batmofobi / Şehnaz İşeri
Siz insanlar hani gördüğüm yüzü asla unutmam dersiniz ya biz merdivenler de gördüğümüz bacağı ayağı unutmayız. Görüş alanımızı en fazla işgal eden onlardır çünkü. Anlatacağım yakın zamanda meydana gelen olaydaysa sadece bacak ve ayaklara dikkat etmekle kalmayıp olay kişisine alıcı gözüyle baktım.
Birkaç hafta önce cumartesi akşam saatleriydi. Elektronik aksamımda yine bir arıza olmuş, karşılıklı iki büyük alışveriş merkezine ulaşımı sağlayan üst geçide, yürüyen merdivenle değil, basamak basamak tırmanılarak çıkılıyordu. Yürüyen merdivende fark edilmeyen basamaklarımın dikliği tırmanmada anlaşılıyordu. Hızlı hızlı basamaklarımı tırmanan kalabalığın, gerisinde kalmış dizinden bir karış yukarıda elbise, kırmızı naylon çorap ve siyah deri botlar giymiş bir kadın dikkatimi çekti. Elbisesinin üzeri baştan aşağı siyah beyaz kadın yüzleri, gözleri ve İngilizce yazılarla bezeliydi. Sıkça tekrarlanmış RETRO yazısı ve kıpkırmızı kadın dudakları göze ilk çarpanlardı. Sağ omzunda sütlü kakao renginde ağır olduğunu tahmin ettiğim çanta, sağ elinde de ağırlığı ayan beyan belli olan beyazlı bir poşet vardı.
Sol eliyle trabzanımı tutarak ağır aksak çıkıyordu basamaklarımı. Basamakların bitmesine yakın arkasına yarım dönerek “Düşmekten korkuyorum. O yüzden ağır çıkıyorum” dedi. Arkasındaki iki genç kız: “Bekleriz önemli değil ağır ağır çıkın” diye karşılık verdi. Bu diyalog ama asıl kadının sesinde duyduğum korku onu daha dikkatli incelememe neden oldu. Kırklı yaşlarda beyaz tenli koyu renk saçlarında eşit dağılmış beyazları olan 1.65 boylarında bir kadındı. Eli kolu öyle dolu öyle çok yorulmuştu ki çıkacak takati kalmamıştı artık. Düşmekten duyduğu korkuya başaramayacağı inancı da eklenmişti. O kadar güçlüydü ki inançsızlığı, hissedebiliyordum. Yukarıya ulaşmasına son bir basamak kalmıştı. Aşıramadı ayağını, poşetin üstüne kapaklandı. Yardıma koştular.