Bir Yol Masalı

Yıldızların okşayışları araladı kirpiklerini; sürpriz yolculuğun coşkusu… Saçlarında Ankara rüzgârı, aklı rüzgârlardan da yukarıda; başlamıştı bir masalı yazmaya…

Ne de güzeldi yollar, yârin yüzünde gülücüklerle… Şafağı müjdelerken güneş, cömertçe saçıyordu simlerini, renklerini bizim için çoğaltarak. Sarı sıcakta, ayçiçeği tarlalarının yorgun bireyleri, olgunlaşan başları önde, bizi selamlıyorlardı hasadı beklerken…

Anı tazelemek isterken çayırda türlü türlü su bitkilerinin süslediği şirin gölet; gözleri mutluluktan ışıl ışıl parlayan genç kız edasıyla ve olanca konukseverliği ile bağrını leyleklere açmış gururla hayat verirken bozkıra; nazlı nazlı salınan kamışlar bir şeyler fısıldıyordu onlara…

Nefesler tutulmuştu, çıt çıkmıyordu, bozulmamalıydı büyü; doğanın ve huzurun sesiydi aslolan… Yaşanırken çocukluk, unutulur muydu öğrencilik! Koridorlarda çınlıyordu sessizlik…

Çıkılmadan olmazdı Çamlığa, lokmalar sevgili tadında… Caddeler adımlandı, unutmadı seni bu fukara, sonsuz mutluluktu günden kalan koca bir avuç, saklamalıyım ondan ölümsüzleşsin istenir anlar, kollarını ufka açmış yazılmayı bekliyor yeni masallar…

12. sayıdan

Similar Posts

  • |

    ÜÇ KÜÇÜREK ÖYKÜ

    Tahtadan Kukla Tam günün ortası. Dışarıda yaprak kımıldamıyor. Yabancı arabaların korna sesleri… Hayat durmaksızın uğuldayan ırmak. Gözlerimi kapatıyorum. Belki bir dakika bile değil. Tahtadan yapılmış bir kukla bu. Adam. Sakin ve ağırbaşlı. Koltukta oturuyordu belki de uzanmıştı. Ansızın ayağa kalktı. Kendi kararıyla, istemli. Oyuncak sepetine girdi, kapağı kapattı. Bana doğru bakmıyor bile. Fakat beni gördüğünden…

  • “baba” demek

    Bir BABA giderse, dayandığınız çınar yıkılır ! Bir baba giderse, güç kaynağınız kesilir ! Bir baba giderse, dağlar yerle bir olur….Tedirgin baba, birlikte köprüden geçerlerken kızına;.-’’Tatlım elimi tut ki nehre düşmeyesin’’ dedi..Küçük kızın karşılığı şaşırtıcıydı..-’’Hayır baba, sen benim elimi tut’’ dedi..Şaşkın baba sordu..-’’Farkı ne kızım ? ‘’.-’’Çok fark var’’ dedi, kızı babasına..-’’Eğer ben senin elini…

  • Denk Bütçe ve Cumhuriyet

    Bu kitabımız “Denk Bütçe ve Cumhuriyet” de diğerleri gibi açık bütçeler ve zamlar altında inim inim inleyen Türk milletini, açık bütçe gafletinden kurtarmak amacı ile Türk milletinin yanında yer alarak milletimizin 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yaptığı mücadeleye bir tutam tuzla katılmaktır. Bu açıdan bakılınca kitap “Türk Milletine Brifing ve Zamsız Türkiye Yolunda” adlı…

  • |

    İnsan Nereye Gider, Fazlı Humar

    öpmeden çiçeğini koklamadanbağrına basmadan henüziçin için tutuşup yanarakinsan nereye gidercanının yarısını bırakarak ölümün kutsal çağındakısalır ayaklarındönüp uzun uzun bakarsınbıraksalar darmadağın aşkınıyeniden yaratacaksıninsan nereye giderhasret kurşunu ile yaşayarak sarılmak istersin delicegüzeller güzeli zeytin ağacınakurban olursun havasına suyunayememiş içmemişsindir hanivar etmişsindir yokluktansonra yer yerinden oynarsökülürsün kökündeninsan nereye gideraziz toprağından koparak kıpır kıpırbir özgürlüğe uyanırsıngüller açmıştır yüzündegökyüzüher zamankinden…

  • HASAN BUYRUK İLE SÖYLEŞİ – 1, Nurdan Öztürk

    Prof. Dr. Hasan BUYRUK Ordu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğretim Üyesi olarak görev yapmaktayım. 1966 yılında Iğdır’ın Tuzluca ilçesi Kamışlı köyünde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimini Iğdır’da tamamlayıp, 1985 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde başladığım Sanat Tarihi eğitimini 1989 yılında tamamladım. Iğdır Lisesi’nde Sanat Tarihi öğretmenliği yanında, çeşitli devlet kuruluşlarında…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir