Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı

Sosyal sorumlulukta samimiyet çok farklı bir konudur. Dini, ırkı, siyasi görüşü olmaz! Gizli planları olmaz! Dayanışma beklentisiz yapılır, destek karşılıksız verilir. Aksi taktirde iyi olma çaban manevi bir ticaretten öteye geçemez. Cennet için göze girmeye çalışmak değildir iyilik ya da maharet değildir Cehennem korkusuyla kötüden uzak durmak. Sosyal sorumlulukta bir teşekkür beklentisi için de dahi olamazsın, olmamalısın. Bu kibirdir. Kalbindeki her beklenti bir riya kapısıdır. O kapıdan geçince destek olduklarına dair her hayalkırıklığı, bir tüccarın zarar ettiğinde yaşadığı üzüntüden öteye geçemez. Gökyüzü ticaret yapmaz! Sadece yapması gerekeni yapar ve geçer.

Ben kimim? Ne kadar iyiyim? Bu seninle kendin arasında bir mesele. Tüm dünya ise bu meseleyi çözmen için bir vesile. Tüm gayretlerin sadece kendi tekamülünün bir parçası. Hepsi senin için. Dünyaya sağladığın fayda hayatına anlam katmak için. Huzurlu mu uyumak istiyorsun, o zaman içsel bir motivasyonla iyilik yapacaksın. Ne yapıyorsam kendi serüvenimin bir parçası, sadece yapmam gerektiği için yapıyorum, yaparken kendimi keşfediyorum, diyeceksin.

İnsanın gelişimi uzun ve meşakkatli bir yol. Bu çileyi en iyi sen biliyorsun. On yıl önceki insan değilsin. Fikirler, hayaller, arzular insan zihninde ışık hızıyla hareket edebilir ama gerçeğin sürtünme kuvvetinde hepsi yavaşlar. Daha güzel bir dünyayı düşünmek, hayal etmekle, onu gerçek kılmak arasında zamansal fark vardır. Bu yüzden irademiz dışındaki olaylarla davranışlarımıza, kararlarımıza yön vermek kendimize haksızlık etmektir.

Bütüne katkı sağlamak içseldir, karşılıksızdır, beklentisizdir, dışsal hiç bir şeyin duruşunuzdan sizi geri bırakmasına, sizi daha katı, daha öfkeli, daha ben merkezli, daha kötü yapmasına izin vermeyin.

Sosyal sorumluluk çok farklı bir iştir. İçine girip doğru yaptığınızda sizi dönüştürür. İyi olma çabanızı besler. Ruhunuzu iyileştirir. Farkındalığınızı yükseltir. Çabanızın size sağlayacağı katkılara ihraç duygularla set çekmeyin.

Gökyüzü depremden etkilenen vatandaşlarımız ve tüm ihtiyaç sahiplerimiz için çalışmaya devam edecek. Kim, nerde mağdursa orda olacak. Herkesi bu samimi karşılıksızlığa davet ediyoruz…

Emrah İncili
Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı Kurucusu

5. sayıdan

Similar Posts

  • çocukluğun gizli yeri, Sergül Gültekin

    Bir dut ağacı hatırlıyorum. O ağacın dallarına kurmuştum gizli yerimi. Bir evdeki tek kişilik koltuklardan birisini evin köşesine bitiştirerek arada kalan ufacık yerde kuruyordum kendi dünyamı. Her çocukluğun bir gizli yeri vardır, benimki bu ikisiydi. Neden yaparız bunu diye düşündüm geçen gün. Daha çocukken neden yuva içerisinde yalnızca bize ait olan bir yere daha ihtiyaç…

  • HASAN BUYRUK İLE SÖYLEŞİ – 1, Nurdan Öztürk

    Prof. Dr. Hasan BUYRUK Ordu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğretim Üyesi olarak görev yapmaktayım. 1966 yılında Iğdır’ın Tuzluca ilçesi Kamışlı köyünde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimini Iğdır’da tamamlayıp, 1985 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde başladığım Sanat Tarihi eğitimini 1989 yılında tamamladım. Iğdır Lisesi’nde Sanat Tarihi öğretmenliği yanında, çeşitli devlet kuruluşlarında…

  • Merhaba 2, Kamil Akdoğan

    Bildiğmiz depremlere hiç benzemeyen bir sarsıntıyla vurulmamızın üzerinden bir aya yakın bir zaman geçti ve bu satırların yazıldığı sıralarda kaybettiğimiz can 40 bini aşmıştı. Kimi resmi açıklamalar “artık ümit kalmadı” derken, başka resmi açıklamalar enkaz altında hâlâ 100 binden fazla insanımızın kaldığını söylüyordu. Çok iyi biliyorduk ki enkaz altında kalan sadece yüz binlerce insanımız değildi….

  • HALDUN TANER’İN “KONÇİNALAR” VE “FASARYA” ÖYKÜLERİ ÜZERİNDEN SOSYAL STATÜ

    İskambil kâğıtlarının sosyal statüsü Bey’den oyundaki sıralarına göre geriye doğru gittiğimizde güçsüzleşmeye başlar diyebiliriz. Sosyal statüsü en görkemli olan hiç şüphe yoktur ki Bey’dir. Beyin renginin siyah ya da kırmızı olması elbette önemlidir ama renk ne olursa olsun bir bey ya da as bütün kâğıtlar içinde her zaman en itibarlı olanıdır. Haldun Taner’in verdiği örneklerden…

  • yaşam için

    Denizlere Özlemle geçti bütün bir kışEy kırlangıç ömrümSavrulurken tipide yaprakUğuldarken ağıdı ölümünAk bir gergefeKaranfilcileyin işle. Belki sen de anımsarsınSırılsıklam siyahBir geceydi her yanımAğladık ardındanErken koşan ceylanın. Saklıyorum derin göğe kendimiSarı rüzgârın bozkır yalnızlığındanSorulsamAnsa dağlarDenizleri anlatıyorum. 6. sayıdan

  • Kelebeğim

    Dağlarda kırların koynundaUçuşurum hep bir umutlaMutluluk ararım ormandaÇiçeklerin arasında kelebeğim, kelebeğimince narin, pembe rengimSevgidir, özgürlüktür, felsefemUçar, uçar çiçeklere konarım Ben güzellik, arılık ararımDünyamızda kötülük olmaz benimSevdiğimden başkasınıGörmez gözlerim 5. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir