On Sekiz, Leyla Karataş

Kim bilir hangi sabahlara astım uykumu
Yarı ölgün yarı yorgun bedenim
Caddelerde yürüyorum
Ayaklarım yokmuş gibi ezgin
Kuş soluğu kadar canım
Perdeli parmaklarım tutmuyor yadigâr sebepleri
Çocuklar koşturuyor etrafımda
Gözleri çakmak çakmak çocuklar
Yemek masalarına serdiğim kırgınlığım
Susamış dudakları çatlamış sabah

Yüzüne kara bir bulut oturmuş gönlümün
Çağırıyorlar dokunuyorlar duymuyorum
Askıda açlık ekmeği gibi,
Her an soğuyorum çivideki torbada
Yavaş yavaş el değmeden

Dünde yitenin külü
Seni anlamak, ah seni anlamak
Su değmemiş meşin kemerlerin acısı
Korkulu şehla bakışlarında kaybolan seher
İntihar buseleri asıldı perdelere
Kısa bir on sekize kapandı
Hoyrat bir zaman kaldı ardımda
Kış geçti gözlerimden
Faşist bir yağmur yağdı
Islak kum gibi ağırdı yüreğim

3. sayıdan

Similar Posts

  • BAKÜ’NÜN IŞIKLARI NEFT DOLUDUR, M. Fazıl Alasya

    Azerilerin can şehri BaküDerin soluk üfler Hazar’danDalgalar yürek yürek çarparYahşi bir selâm gelir Anadolu’yaGönüller birleşir Türkçe’de Bakü her sabah başka uyanırMahmur gözlerini neftle yıkarSonra çarşılar kaynaşırAlışverişler harmanlanır“Alev Kuleleri” vardır ihtişamlıAma yoksulluk kokar dar sokaklar Bakü’nün sürme gözlü dilberleriSalınır ve süzülür geniş caddelerdeSevda türküsü “Aykız” yükselirGotik mimarinin ışıltısındaGeceler masala dönüşürÇelişkiler taşısa da,Bakü hep kardeşlik aynasıdır 39….

  • Süvariler

    SüvarilerHüzündür, hepten hüzündür,gecede açan çiçeklerin kokusu.Rüzgârâ öpücüğünü konduran nal sesleri;gelenler, tanımlıdırlar…ve yas evinde Dedem Ziya Bey’ebaşsağlığını dileyecekler.

  • |

    Yol Hayallerimiz

    Beylik cümleler vardır hani: “Hayat bir yoldur,” derler ya da “ömür biter, yol bitmez.” Hayat, hakikaten bir yoldur, senelere yayılan, iki yanı çakırdikenli, bazen çiçek kokuları bazen atık kokuları içinde akıp giden; geriye dönüp tekrar aynı yoldan geçmenin, aynı manzarayı görmenin imkânsız olduğu; menzili mezar olan bir yol. Bugün mecâzî anlamlı o yoldan değil, gerçek…

  • Sivas, Mehmet Küçükeken

    Aşkın aslına erenler de bilsin,Sivas’ı gönülden sevenler gelsin.Herkesin dilindedir Ulu Cami’si,Kelleyi paçayı yiyenler gelsin. İmranlı, Divriği, Gürün, Yıldızeli,Al bayrağı elinde tutanlar gelsin.Vatan aşığıdır yiğidinin her biri,Hakk’ın yolundan gidenler gelsin. Ozanı bozlağı, yarenler gelsin,Sazının teline vuranlar gelsin.Sivas’ın bağrında kurulan tuzağı,Oyuna gelmeyip bozanlar gelsin. İmranlı, Divriği, Gürün, Yıldızeli,Al bayrağı elinde tutanlar gelsin.Vatan aşığıdır yiğidinin her biri,Hakk’ın yolundan…

  • PARANIN GÜCÜ

    Güneş batmak üzereydi, günün sona ermek üzere olduğu bu saatleri severim. Kendi kendimle baş başa kaldığım, kendimi sağalttığım, duygularımla iç içe olduğum yalnızlığımın keyfini yaşadığım anlar… Zamanın geçmişin acılarını hafifletmiş gibi hissettiğim, karım Hatice ile yollarımızı ayırdığımızdan beri yaşadığım iniş çıkışlardan uzak kaldığım zaman dilimi.Bahçem avunduğum mekan… Çimen kokusunun içime ferahlık veren tazeliği, yonca çiçekleri,…

  • ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – II, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 sayısında yayımlanan yazı dizimizin ilk bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılarak iz bırakan şarkılarımız ve türkülerimiz olurlar. Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla dinler ve eşlik ederiz….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir