ESARETİN ADI YOK, Nadire Öksüz

vagondan
boyu kadar uzayan gölgesi girdi önce ..
Kapkara peçenin ardından bakan
iri zeytin tanesi gözlerinde
taşıdığı umudu ile
Gürültü ile oturdu sessizliğine inat.
yan koltukta düşüncelerine yer açtı
kapladığı yer şuncacık koca alemde…
gözleri iri zeytin taneciği .

birazdan uzun ve koyu bir karaya çalacak olan
geceye bakıyordu pencereden.
Vagonda cılız bir gün ışığı
Vagonda renkli kadın yüzleri
bakışları kavruk parmaklarına kaydı..
karşıdaki bir çft elin
kırmızı boyalı tırnaklarına kayan
iri zeytin tanesi gözbebekleri büyüdü…
Ellerini kenetleyip
gizlendi; kırmızı bir düşün içine.
Yan koltukta oturan düşünceleriyle
amansız bir savaş başladı…
tren bozkırı andıran
tekdüze gecekondular arasından
büyük bir gürültü ile akıp gidiyordu.
Vagondaki yapay rüzgara bıraktı
zeytin karası gözlerine eş tutsaklığını…

38. sayıdan

Similar Posts

  • BAKÜ’NÜN IŞIKLARI NEFT DOLUDUR, M. Fazıl Alasya

    Azerilerin can şehri BaküDerin soluk üfler Hazar’danDalgalar yürek yürek çarparYahşi bir selâm gelir Anadolu’yaGönüller birleşir Türkçe’de Bakü her sabah başka uyanırMahmur gözlerini neftle yıkarSonra çarşılar kaynaşırAlışverişler harmanlanır“Alev Kuleleri” vardır ihtişamlıAma yoksulluk kokar dar sokaklar Bakü’nün sürme gözlü dilberleriSalınır ve süzülür geniş caddelerdeSevda türküsü “Aykız” yükselirGotik mimarinin ışıltısındaGeceler masala dönüşürÇelişkiler taşısa da,Bakü hep kardeşlik aynasıdır 39….

  • |

    Yol Hayallerimiz

    Beylik cümleler vardır hani: “Hayat bir yoldur,” derler ya da “ömür biter, yol bitmez.” Hayat, hakikaten bir yoldur, senelere yayılan, iki yanı çakırdikenli, bazen çiçek kokuları bazen atık kokuları içinde akıp giden; geriye dönüp tekrar aynı yoldan geçmenin, aynı manzarayı görmenin imkânsız olduğu; menzili mezar olan bir yol. Bugün mecâzî anlamlı o yoldan değil, gerçek…

  • İnsan Nereye gider, Fazlı Humar

    öpmeden çiçeğini koklamadanbağrına basmadan henüziçin için tutuşup yanarakinsan nereye gidercanının yarısını bırakarak ölümün kutsal çağındakısalır ayaklarındönüp uzun uzun bakarsınbıraksalar darmadağın aşkınıyeniden yaratacaksıninsan nereye giderhasret kurşunu ile yaşayarak sarılmak istersin delicegüzeller güzeli zeytin ağacınakurban olursun havasına suyunayememiş içmemişsindir hanivar etmişsindir yokluktansonra yer yerinden oynarsökülürsün kökündeninsan nereye gideraziz toprağından koparak kıpır kıpırbir özgürlüğe uyanırsıngüller açmıştır yüzündegökyüzüher zamankinden…

  • ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – II, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 sayısında yayımlanan yazı dizimizin ilk bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılarak iz bırakan şarkılarımız ve türkülerimiz olurlar. Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla dinler ve eşlik ederiz….

  • İLETİŞİMİN, TOPLUMUN MERHEMİ OKUMAK, Tuğçe Yerdelen

    “Demokratik çağdaş toplum olabilmek için yeni iletişim becerileri kazanılması gerektiği belirtildi. Şimdi, şöyle bir soru aklınıza gelebilir: iletişim sadece toplumsal amaçları gerçekleştirmek için mi gereklidir? Hayır ! İletişim, aslında hem kişisel, hem de toplumsal bir süreçtir. Bir başka deyişle, iletişim, iki kişiyi ilişki içine sokan psikososyal bir süreçtir” Doğan CüceloğluKendimi tanımlarken ömrümü okumaya adamış birisi…

  • Salı Kahvaltıları

    Veteriner almış beni, bir güzel muayene etmiş. “Ne işin vardı senin orada?” diye bana soruyor. Annemi kaybettim der gibi bakmak istiyorum ama gözlerimden biri kapanmış. İnsafsızlar!Bu kadar da üstüne gelinmez ki? Anneeee!Arkama bakıyorum, kimse yok. Derin bir nefes alıyorum. Uyumuşum,uyanmışım…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir