Müzik ve Cumhuriyet
Yazar: Ayça Akdüz Mercanoğlu
N E H İ R D E N K Ü L T Ü R S A N A T V E E D E B İ Y A T B Ü L T E N İ D o s y a 1 . Ç a y y o l u E d e b i y a t G ü n l e r i
D o s y a 1 . Ç a y y o l u E d e b i y a t G ü n l e r i M a k a l e Ay ç a A k d ü z M e r c a n o ğ l u “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür”. Atatürk’ün bu sözü çok önemli olmakla birlikte, yeterince üzerinde durulmuş ve anlaşılmış değildir. Oysaki hiçbir uygarlık özgün kültürü ve sanatı olmadan var olamazdı. Atatürk’ün “Çağdaş Türk Uygarlığı” kurma hedefi bu fikirden güç alıyordu. Kültür ve sanatın halktan ve Türk kültüründen kopuk olduğu uzun bir dönem sonunda; Atatürk, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte, hızlı, kararlı, kapsamlı bir uygarlaşma, millileştirme, modernleşme sürecini bizzat yürüttü. Güzel sanatlar içinde ise Türk müziğinin gelişimini hızlı ve öncelikli tutarak, kültürleşme sürecinde lokomotif görevi yüklemişti. Cumhuriyetin ilanının ardından, 1924 yılında Musiki Muallim Mektebi’ni kurması, bu hedefini en hızlı şekilde gerçekleştirme amacı taşıyordu. Ancak sanılanın ve inandırılmaya çalışılanın aksine yapmaya çalıştığı bir çeşit batı taklitçiliği değildi. Bunu “Bilim ve teknik nerede ise oradan alacağız” sözünden anlayabiliriz. Müzikte amacı, köklerini binlerce yıllık sağlam Türk kültüründen alan öz müziğimizle, batının müzik alanındaki gelişimini birleştirerek “Çağdaş Türk Müziği” nin inşa edilmesi idi. Bir ulusun değişikliğinde ölçünün müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesi olarak görüyordu. Bugün Cumhuriyete soğuk olan kesimlerin bile çocuklarını müzikle ya da sanatın belirli bir alanında eğitim aldırmaya çalıştıklarını düşünürsek, farkında olmadan kültür ve sanat devrimlerini içselleştirmiş olduklarını, atılan tohumların en zor şartlarda bile filizlendiğini görebiliriz.
S A Y I 1 0 – K A S I M 2 0 2 3 10. yıl söylevinde “Asla şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş büyük uygar niteliği ve uygar kabiliyeti bundan sonraki gelişimi ile geleceğin yüksek uygarlık ufkunda güneş gibi doğacaktır” demiştir. O bize güveniyordu, biz de bunu biliyoruz, ona inanıyoruz. Bir asır sonra dahi, hedeflerinin ve öngörülerinin zamanının ne kadar ötesinde ve isabetli olduğunu her gün daha iyi anlıyor, Cumhuriyetin yüzüncü, onu kaybedişimizin seksen beşinci yılında sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz… aycamer@gmail.com M a k a l e
Bu yazı, Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni’nin 10. sayısında, Kasım 2023 tarihinde yayımlanmıştır.