Coğrafyacı
Yazar: Necla Karaçay
S A Y I 1 0 – K A S I M 2 0 2 3 Kürenin başına geçti. Hızlıca döndürdü, küre önce hızlı bir dönüş yaptı.Yavaşladı, yavaşladı yavaşladı ve durdu. Afrikalı bir çocuk kar beyazı dişleriyle ağız dolusu güldü. Gülüşü cılız bedeninden beklenmeyecek ölçüde sağlıklıydı. Kendi çocukluğu geldi aklına. Babasıyla kenar mahallelerin sokak aralarında seyyar satıcılık yapardı ve tıpkı bu Afrikalı çocuk gibi ağız dolusu gülerdi gelecek kaygısı taşımadan. Büyüdükçe gülüşü azaldı azaldi azaldı ve ince bir çizgi halinde dudaklarında dondu. Çocuk olmak gülmekmiş. El salladı Afrikalı çocuğa ve kendi çocukluğuna.Sonra bir daha çevirdi küreyi olanca gücüyle. Yağmurlu bir havada Madrit'te sarayın girişinde buldu kendini. İyi ki küre varmış. Dünyanın her yerinden insanlar vardı müze girişinde. Kendisinin müze karta gereksinimi yoktu. Bir genç çifte takıldı gözleri. Uzunca boylu, diri, enerji leti taşmış, ellerini sıkıca birbirine kenetlemiş, sırtlarında çantaları ve meraklı gözlerle ayrıntiları fotoğraflamaya çalışıyorlardı. Ne güzel duygudur merak. Bu duygudan yok sun olanlara acımak gerek. Bilim tarihi merakla başlar. Onları izleyerek müzeyi gezdi. Nasıl da güzeldiler. Birbiriyle kavga eden insanlara bu çifti yeğlerdi daima. İlk aşkını anımsadı. Nasıl da coşkuyla sevmişti onu. Sanki şimdi anılarin bir yerinden çıkıvere cekmiş gibi duyumsadı. Şu müzeyi birlikte gezmek vardı. Yaşamımız bi yolcu gemisi gibi binenler, inenler, yanlış gelenler, gemiyi kaçıranlar, yolculuğa çıkıp ilk fırtınada boğulanlar…Derin derin derin iç çekti. Bir daha çevirdi küreyi. O da ne ? Kulakları yırtan çiğlıklar, yıkılan evler, patlamalar, ucaklardan atılan bombalar…Istemsizce ellerini başina koyup yere eğildi. Küre sıcak savaşın tam ortasında durmuştu.Tozdan dumandan göz gözü görmüyordu.İnsanın in sana zulmü Habil'le Kabil'den başlamıştı. Erk denilen duygu vahşet olarak ete kemiğe bürünüyordu. Peku niçin? Ödül ne? Güç sarhoşluğü.. İnsan kendi egosunu evrimleşti remezse bu hep sürecek. Sıcak ya da soğuk savaş insanlık dışı. Mantiği yok. Müzedeki çift burda olsa ne yapardı diye düşünmeden edemedi. Bu savaşın kurucu ve oyuncula rına da sorsak sevgiden diyeceklerdir. Herkes seviyor, önemli olan kırmadan dökmeden sevmek D e n e m e N e c l a K a r a ç a y
Bu yazı, Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni’nin 10. sayısında, Kasım 2023 tarihinde yayımlanmıştır.