|

Merhaba 7

Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni Çayyolu’nda bir eksiği kapattığı günden bu yana yedi ay geçti ve yedinci sayısı ile sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Yaz tatilinin yavaş yavaş geride kalmasıyla birlikte yıl sonuna kadar kültür, sanat ve edebiyat adına yoğun geçeceğini düşündüğümüz bir süreç var önümüzde. 1. Çayyolu Edebiyat Günleri’nde gördüğümüz ama aslında çok daha fazlasının olduğunu bildiğimiz bir potansiyele güzel şeyler üreterek ulaşma çabamız kesintisiz devam edecek bu süreçte.

Yediden yetmişe her yaştan ve kültürden insana hitap edecek etkinlikler için çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yıl etkinliği bunlardan birisi örneğin. Şiir okuma etkinlikleri, drama atölyeleri, masal geceleri, sinema üzerine sohbetler, belgesel çekimleri şimdiden programlamaya başladığımız faaliyetlerden bazıları… İlgi duyan herkes için uzaklığımız bir eposta ya da telefon araması kadar…. 2. Edebiyat Günleri ise yine bu sene içinde tamamlamak istediğimiz bir başka büyük organizasyon olacak.

Bir sonraki sayıda belki bir derneğin müjdesini vereceğiz. Çayyolu’nda kültür, sanat ve edebiyat için çalışacak bir dernek olacak bu başarabilirsek. Bunun da çalışmalarını sürdürüyoruz ama yapamazsak bile dünyanın sonu değil, mevcut olanaklarımızla üretneye devam ederiz.

Yedi sayıdır hemen hiçbir maddi destek olmadan çıkıyoruz. kargo fiyatlarının bültenin birim etiket fiyatını geçtiği şu günlerde beğendiğinizi düşündüğümüz bu yayını sahiplenmek için hepinizi abone olarak, abone bularak katkı sunmaya çağırıyoruz.

Eylülde görüşmek dileğiyle…

Saygılar, sevgiler, selamlar.

Kamil Akdoğan

Similar Posts

  • Çayyolu Edebiyat Günlerinin Ardından

    Normalde büyük alışveriş merkezlerine pek yolum düşmez. Günümüz uygarlığının yeni “tapınaklarını” oluşturan bu yapıların insan merkezli olmayan soğukluğu, elektromanyetik alanı ve klima sistemi, ‘taze hava teneffüs etmek için’ en kısa sürede kendimi dışarı atmama neden olur. Ama geçen hafta, 10-11 Haziran günleri arkadaşımın daveti üzerine gittiğim Mesa Plaza’da nedense böyle hissetmedim! Üstelik iki gün boyunca!Büyükşehirde…

  • Nefret, Gülümser Öğütçü Egüz

    ‘’İzmir’e geldim, sana uğramak istiyorum, özledim seni Selma’’ dedi. Görüşmeyeli çok olmuştu. Üniversiteden en yakın arkadaşımdı. İyi anlaşırdık. O Samsun’dan, ben İzmir’den gelmiş, yurtta aynı odayı paylaşıyorduk, yataklarımız yakındı. Selma güzel fal bakıyordu, maddi olarak zorlandığını hisseder kahveleri ben ısmarlardım. Çoğu geceler hem kahvelerimizi yudumlar, sohbet eder, günlük yaşadıklarımızı, sıkıntılarımızı hayallerimizi paylaşırdık. Mezun olduktan sonra…

  • HİÇLİĞİN UMUDUNA BİR POETİK MONOLOG, Bedriye Korkankorkmaz

    uğultulu bir boşlukta sallanıyor dünya.bir yünün karanlığında üşüyorum; sanki anlamsızlığın iplikleriyle örülmüş bir battaniyenin altındayım.kulağıma antik çağlardan kalma bir ses fısıldıyor:“adaletin terazisi hâlâ dengede mi?”sonsuz olasılıkların içinde kayboldum.kafa yormaktan yoruldum ve hiçliğin umuduna sığındım.her umudun, her neşenin üzerine bir karanlık çöküyorsanki sevinç, doğası gereği kısa ömürlü.çocukluk, aşk, gençlik…yaşamı güzel kılan her şeyin yolu neden ölümden…

  • Nice Kemaller Gelir

    Karanlık çökse de dağlarınaBağnaz kafalar sarsa da her yanı, korkma!Nice Kemaller gelir yineKavuşturur her karanlığı aydınlığa Varsın uzansın yine namerdin eliPusularından çıksın vatan hainleriKorkma!Nice Kemaller gelir yineKavuşturur bu milleti yeniden selamete Ağlıyorsa toprağın, taşınKalmadıysa gözünde yaşınKorkma!Nice Kemaller gelir yineÇiçekler açar toprağın Kalmadıysa tarlada buğdayınKaynamıyorsa ocakta aşınKorkma!Nice Kemaller gelir yineSerpilir yeniden tohumların 5. sayıdan

  • Zelzele, Yasemin Kaya

    Zelzele ya da deprem, bu olguyla ilk tanıştığımda beş yaşlarındaydım. Bir kış günü, akşamın yeryüzüne yeni indiği bir vakitti, sobanın başında yere çömelmiş patates soyan annem, birden başını korkuyla kaldırdı, yüzüme baktı, “Yer oynadı.” dedi. “Yer oynaması” kelimesini ilk kez orada duydum, annemin korku dolu gözleriyle zihnimde özdeşleşti o kelime.Güzeller güzeli ülkem, 6 Şubat’tan beri…

  • ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

    “Ertesi gün kimse ölmedi”Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne değin yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez.“Ertesi gün hiç kimse ölmedi” diye başlar kitap. Bu olay, yaşamın temel kurallarına aykırıdır.Ölüm ortadan kalkınca sevinilir elbette. Ölümsüz olmayı kim istemez ki!Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir