“sayın çayyolu sahipleri”

Çayyolu Meclisinde gördüğüm güzel bir yazı dikkatimi çekmişti paylaşmak istedim, “Sayın Çayyolu Sakinleri” değil “Çayyolu SAHİPLERİ” diye başlıyordu. Bu durumda halkın, bölgedeki site yöneticilerinin, muhtarlarımızın ve yerel yöneticilerimizin birlikteliğinde Çayyolu’nun hızla SAHİPLENİLMESİ gerekiyor. Bunun için birlikte hareketlenmeliyiz, birlik olmalıyız, Çayyolu Platformunun eski ruhunu ortaya koyacak, Çayyolundaki tüm STK’ların Güçlerini birleştirip yumruğunu masaya vuracak bir hareket ve oluşum için çabalayarak sevgi ve saygıya dayalı, çevreye duyarlı, HALKA RAĞMEN bilgimiz dışında yapılanmalara karşı koyabilecek bir ruh ortaya koymalıyız.
Bunu düşünerek “Çayyolu Güç Birliği” oluşturulmuşsa da istediğimiz o gücü yakalamaydık. Bu gücü besleyecek birkaç STK haricinde ne yazık ki diğer STK’lar ile Yerel Yönetimlerden destek alamadık. Bunun için zaman yitirilmeden Sivil Toplum Kuruluşları bir araya gelmeli ve bu oluşum yenilenerek daha GÜÇLÜ bir yapı olarak hayata geçirilmelidir.
Bu Konuda Çayyolu Semt Meclisine büyük görevler düşmektedir, İlk Semt Meclisi kuruluşunda “HİÇBİRİMİZ HEPİMİZ KADAR GÜÇLÜ DEĞİLİZ!” sloganıyla güzel bir oluşum olarak başladı ve 16 Şubat 2014 tarihli genel kurulda oy birliğiyle Çayyolu Semt Meclisi kuruldu ancak 9 Yılda bir arpa boyu yol gidemedik desek yeridir.
Çayyolu Semt Meclisi olarak Web sayfasında aynen; (Yaşadığımız şehirlerde bize bir şey sorulmadan, tepeden inme yapılan şeylere o kadar çok alıştık ve alıştırıldık ki. Oysa yaşadığımız sokakta, mahallede, semtte, ilçede veya şehirde yapılacak en ufak bir değişiklikte söz hakkımız var. Sloganımızda da dediğimiz gibi “Semt Sakini Değil Sahibiyiz!”.
Semtimizde nelere ihtiyacımız olduğunu, neler yapmak istediğimizi ve nasıl yaşamak istediğimizi aslında en iyi biz biliyoruz ve her mahallede, her semtte kendi içinde farklı konularda uzman ve ilgili komşularımız var, bu isteklerimizi en iyi şekilde sunacak ve geliştirecek.) Diye yazar! Semt Meclisimizi daha aktif hale geçirmek için el birliği ile çalışmalı ve Türkiye’ye örnek bir SEMT bir İLÇE Meclisi oluşturmalıyız.
Çayyolu’nun hızla kirlenen ve ranta açık arazilerinin bir an önce İMAR PLANLARININ yeniden HALK’a sorularak düzenlenmesi gerekiyor. Yerel Yönetim olarak Çankaya Belediyemizden Çayyolu’nun 5 Yıllık, 10 Yıllık, 20 Yıllık Nazım İmar planları yapılmalıdır. Bu durumun bir an evvel hayata geçirilmemesi durumunda artık Çayyolu RANTYOLU olarak dokusu bozulacaktır. … diye yıllardır yazıyoruz ancak bizim seçerek göreve getirdiğimiz yöneticilerimiz ne yazık ki Halk’a sormadan onayını almadan Çayyolu’nun dokusunu bozacak ne varsa hepsine evet dediler. Bu arada istikametimiz ÇAYYOLU’nun İLÇE olması yolunda olmalıdır.
Yerel Yöneticilerimizi halkın içinde göremiyoruz, Çayyolu’nu birlikte yönetsek Belediye Halk el ele daha güzel etkinliklerde buluşsak bunun için de organizasyon ve Çayyolunda daimi bir Belediye Başkan Yardımcısının görevlendirilmesi ve bulunması sorunlara anında hızlı ve pratik çözümler getirilerek Yerel Yönetim Halk işbirliğinin oluşmasında STK ‘lar ile dayanışmada öncü rolü üstlenmesine vesile olacaktır.
Şimdi halk olarak bekliyoruz Belediye Başkanımızdan ; Bölgemize sahip çıkacak akıllı planlı yatırımlar yapacak sosyal donatılarıyla görenler parmak ısırtacak uygulamalar bekliyoruz. Çayyolu Tüm Ülkeye örnek yatırımlar için etkinlikler ve buluşmalar için bekliyor. Sayın Başkanımızdan BİSİKLET YOLUNA EN UYGUN Semt ÇAYYOLU için verdiği sözü tekrar hatırlatmak isteriz. Amsterdam Modeli Bisiklet Yolu için yine seçimleri mi bekleyeceğiz!
Çayyolu Sakini/Mehmet Gürer
21.06.2023

6. sayıdan

Similar Posts

  • hafızamdaki tiyatro

    Henüz beş altı yaşlarındayken annemin eteğini çekiştirip dururken bulmuştum kendimi Çan Tiyatrosu’nun önünde. O kadar miniciktim ki, tiyatro denilen yer bana devasa bir abide gibi gözükmüştü. Hayal meyal hatırlıyorum; merdivenlerden adım adım çıkıp yerime oturduğumda karşımda duran o kırmızı kadife perde, arkasında hangi sırları barındırıyor diye çok merak etmiştim. Perde aralandığında rengarenk bir dünya çıkmıştı…

  • Antakya

    Antakya’nın sokakları tarih kokar,Taşları anlatır eski zamanları.Bir zamanlar Roma’nın gururuydu burası,Tarihin izleriyle dolu her köşesi. Uzanan daracık sokakları arasında,Geçmişin hikayeleri saklıdır duvarlarda.Uğramadan geçilmez Samandağ’a,Sahilinde dalgalar eşlik eder rüyana. Defne yaprakları arasında gizli sırlar,Kardeşlik dokunur her bir çınar dalına.Tatları en lezzetli olan sofralar kurulur,Hatay’ın yemekleriyle damaklar şenlenir. Medeniyetlerin buluştuğu şehir burası,Hoşgörünün sembolü, Antakya’nın adı.Hatay’ın güzellikleri anlatılmaz,…

  • yaşlı dostu kent olabilir miyiz?, Mehmet Gürer

    Kent Ne zaman içinde yaşanılır bir KENT olur !Pek çok insan bu soruya“- içinde herkesin rahatça yaşayabileceği bir yer olduğu zaman “Cevabını verecektir !Yaşlı Dostu Kent Kavramı da bu cevabı karşılamak için ortaya çıkıyor.Acaba MARKA Kent “ÇAYYOLU “ YAŞLI Dostu KENT imajına kavuşabilir mi ? Neden olmasın ?Çankaya İlçesine Bağlı Çayyolu, Ümitköy, Konutkent,, Yaşamkent, Alacaatlı,…

  • |

    Yerli Malı Sevgisi, Alya Hüma

    Yeşil kırmızı elmalarAldım pazardanYetişmiş gelmişBahçelerden bağlardan Yerli malı kullanırım her zamanMutlu olur yerli malı kullanan Süt aldımAyşe teyzemin ineğindenEkmek geldiYandaki fırından Hepsi de doğal olduğu içinMutluyum…. Yerli malı demekEmek demek,Sevgi demekDoğal demek (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • Önce Seçim, Sonra İlçe, Hamdiye Şen

    Seçimle Birlikte Çayyolu İlçe Olabilme Yolunda.ÖNCE SEÇİM- SONRA İLÇE! 2004 yılından beridir sürmekte olan bir mücadele. 2023 yılında halen uğraşımız sürüyor. Çünkü inanıyoruz. Çalışıyoruz. Bu sözcükler var ise başarı kaçınılmazdır. Milletvekillerimize güveniyoruz. Bu dayanakları olan istemi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirmeye çalışacaklardır. On dört mahalle hazır. Bizleri önce Yenimahalle yaptılar, bir mahallemizin yarısını Etimesgut’a bağladılar….

  • Depremin Sesi

    Ey hayat seni bu kadar kıymetli tutuşum ölüm sayesinde. Ölüm bir kere gelecek ama biz her gün ölümlü olduğumuzu unutup tekrar tekrar yaşayacağız günlerimizi. Ta ki ölümle yüzleşeceğimiz dakikalar gelinceye kadar. Bir zamanlar anlam yüklediğimiz eşyalar, kıyafetler ölümün karşısında anlamsız kalacak. Tıpkı yıllarca sol elimin yüzük parmağına taktığım, sevgilim Yaşar’ın hediye ettiği parlak yeşil zümrüt…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir