Author: nehirden

  • Geç Kaldım Dedi Tanrı, Yasemin Yazgan

    Harfler çok üzgündü. Silinmek korkusu sarmıştı içlerini. Kullanılmadıkları için kendilerini suçlamaya başlamışlardı. Tozlu raflarda nefes darlığı başlamıştı.Adam, tahta masasına çökercesine oturdu. Bugün bir şeyler olacaktı. İçine doğmuştu. Son bir gayretle bağırdı: “Silkinin, çeki düzen verin kendinize, hemen buraya gelin!” Şaşıran harfler coşku içinde uçuşmaya başladılar. Uçuşunu tamamlayan, deftere yerleşiyordu. Adam da harfler de çıldırmış gibiydiler….

  • Duyguların Sessizliği, Selinnur Karadeniz

    Yaşamak, sadece nefes almak değil.Birinin gözlerine bakıp gerçekten görebilmek,Kelimesi bir sessizlikte bile varlığını hissettirmek,Yalnızlığı saklayan birine“Yanındayım” diyebilmektir…Bazen bir çocuğun korku dolu bakışlarındaSaklanır hayat.Bazen yaşlı bir çiftin ellerinde yorgun amaVazgeçmemiş.Kimi zaman bir dostun suskunluğunda,Kimi zaman hiç tanımadığın birinin yükünde gizlidir.Empati, ruhun en derin aynasıdır.Kendi acın gibi hissedebilmektir başkasının sızısını.Bir damlanın nehir olduğunu fark etmektir.Kendi yüreğini, başka…

  • Masada Kalan Çay, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Kendi hayatı gibi demlenmişBir bardak çay duruyorMasanın üstündeKendi de masanın başında oturmuşNe oldu o anda kendi bileBilmiyor bakışları uzaklara dalıyorBardaktaki demlemiş çay gibiKendi hayatı da yılların içinde demlenmişHerkes kendi hayatının bahçesinden bakarGeçip giden yıllarına ve hatırlarAnnesinin anlattığı masalı hatırlar gibiHayatın içindeOlan canavarları devleri hatırlar( belki annesini hiç görmedi tanımadı bilmiyor ya daannesi ona hiç masal…

  • Özlem, Alev Atılgan

    İçimde köpürüp taşanbir özlem eskiye dairne zaman kapasam gözlerimidipsiz karanlıklardanyıldızlar yağardolanır sevdalı bir rüzgardallarında çamlarınodam deniz kokargitar çalar sahilde, yalnız bir çocuk susar denizmartılar susar Sarmaşık sokak çamlı bahçehani hep özlediğim o ahşap evdeuyuyup kalmışkenşiir defterim elimdeannem gelir usulcaüstümü örteralnımda sıcak nefesihep on sekizimdene zaman kapasam gözlerimi.. 38. sayıdan

  • SEVGİSİZLİKTEN ÖLÜYORUM ANNE, Hızır İrfan Önder

    Canım annem, Hayat, bıraktığın gibi değil ki:Gönlü de yüzü de kararıp duruyor!…Senin gibi sevmesini beklemiyorumFakat üvey annedenDaha hırçın davranmasına dayanamıyorum!Sabahları uyandığımdaBir kez olsunYanaklarıma öpücük kondurduğu yok!Ne senin gibi gülümsüyorNe senin gibi sıcak bakıyor… -Sevgisizlikten ölüyorum anne!… Canım annem, Hayat, karakış gibi:Yolu kapalı,Suyu ve elektriği kesik ruhumun!Kalbimin pencerelerini,Kapılarını kuşattı kar!Sessizliğin sesini duyuyorumAzrail’in ayak izlerini görüyorum… -Yalnızlıktan…

  • Masal, Serkan Sayan

    Masal başlayınca şehir kaybolduSis çöktü yüzüneAy karanlıkGel inat etme yıldızlaraGece çöktü, sessizlik doldu kadim şehreKırılgan zamanlara gebe kum saati, başı boşYorgun bu gece tar telinde mahnılarBeste eksik karanlık kaldırımların dilindeBaşladığı gibi bitmedi masal köhne şehirdeAşina hüzünler bıraktı taşa işleyenKadim kitabelerin önsözüne kazınmış gibi adın. 38. sayıdan

  • ESARETİN ADI YOK, Nadire Öksüz

    vagondanboyu kadar uzayan gölgesi girdi önce ..Kapkara peçenin ardından bakaniri zeytin tanesi gözlerindetaşıdığı umudu ileGürültü ile oturdu sessizliğine inat.yan koltukta düşüncelerine yer açtıkapladığı yer şuncacık koca alemde…gözleri iri zeytin taneciği . birazdan uzun ve koyu bir karaya çalacak olangeceye bakıyordu pencereden.Vagonda cılız bir gün ışığıVagonda renkli kadın yüzleribakışları kavruk parmaklarına kaydı..karşıdaki bir çft elinkırmızı boyalı…

  • UFKUNDA YELKEN AÇMAK UMUDA, Cemal Karsavran

    emeğimizin boşa gitmediğini sanarakesir oluruz bazen düşüncelerimizezaaflarımız sürükler bizi bizden öteyerahata erdim derken yanılsamadırdönencenin çemberinde kalırız faraziyelerimizle başa çıkmaya çalışırkenanlık heyecanlar duyar anlık yaşarıznispet ederek hayat penceresindenrüzgara kaptırırız bir yanımızıkalp atışları seyrini kaybeder yüzleşmek çetin bir savaş kıyasıya verileneğrisi doğrusuyla ömürde bütünleşenlibas gibi üstümüze beynimize geçirilenkırmızıdan mora siyahtan sarıya dönenbukalemun düşünce davranışlar isli çıra gibi…

  • İnsan Nereye gider, Fazlı Humar

    öpmeden çiçeğini koklamadanbağrına basmadan henüziçin için tutuşup yanarakinsan nereye gidercanının yarısını bırakarak ölümün kutsal çağındakısalır ayaklarındönüp uzun uzun bakarsınbıraksalar darmadağın aşkınıyeniden yaratacaksıninsan nereye giderhasret kurşunu ile yaşayarak sarılmak istersin delicegüzeller güzeli zeytin ağacınakurban olursun havasına suyunayememiş içmemişsindir hanivar etmişsindir yokluktansonra yer yerinden oynarsökülürsün kökündeninsan nereye gideraziz toprağından koparak kıpır kıpırbir özgürlüğe uyanırsıngüller açmıştır yüzündegökyüzüher zamankinden…