hayat neden bir kâr-hane

Son zamanlarda yeni çıkan kitabımın adıyla alakalı okurlarımdan ve takipçilerimden sayısız mesajlar alıyorum. Kısa bir süre önce, Edebiyat Günleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz imza günümde, değerli bir okurum bana şu soruyu yöneltti, “Hayat neden bir kâr-hane ve bunun hiç mi bir zarar-hanesi yok?”
.
Öncelikle kendisine sorduğu bu güzel soru için çok teşekkür ediyorum ve benim için önemli olan bu sorunun cevabını, siz değerli dostlarım ve okuyucularım için dile getiriyorum.
.
Herkesin hayattan anladığı ve hayata olan bakış açısı, yaşadıklarımızla doğru orantılıdır. Hepimizin kendine ait kuralları,sınırları, yasaları, gelenekleri ve psikolojik ruh halleri vardır.
.
Çoğumuz şu sözleri sıkça telaffuz ederiz,”Yalan Dünya”,”Kahpe Dünya”, “Zalim Hayat”, “Zor Hayat”, “Adaletsiz Devran”,”Dünya bizim için hep tersine döner”gibi ajitasyon içeren bir sürü kelimeyi,dünyaya ve hayata mal ediyoruz…
.
Oysaki DÜNYA, 4,5 milyar yıldır dönmesi gerektiği gibi dönüyor! Güneş, her gün tüm ihtişamıyla doğmaya devam ediyor! Ay ve yıldızlar, geceyi keyifle ışık şölenine çeviriyor! HAYAT, şartlar ne olursa olsun, kendi rotasında akmaya devam ediyor..!
.
Peki, hayatı acımasız ve zor kılan nedir ?
.
Sizsiniz! Evet yanlış duymadınız, hayatı zorlaştıran ve dünyayı kahpe yapan sizsiniz! Sizin düşünceleriniz, sizin görüşünüz ve sizin yaşadıklarınız! Şimdi buradan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum; doğduğumuz günden bugüne dek, acı-tatlı, iyi-kötü, mutlu-mutsuz her ne yaşadıysak ve yaşıyorsak, bunların hepsi bizim KÂR-HANE’mize, tek tek işleniyor.
.
Kâh acılarımız oluyor, kâh mutluluklar yaşıyoruz.Ama sonuç ne olursa olsun,her olaydan kârlı çıkan yine biz oluyoruz. Çünkü hepsinden çıkaracağımız binlerce ders var! İşte bu yüzden hayatın Zarar-Hanesi yok! İşte bu yüzden, HAYAT BİR KÂR-HANE’dir diyorum…

7. sayıdan

Similar Posts

  • Kör ve Yalnız

    Gökyüzüne bakVerdiğin mavi çiçeklereGüneşli bir günde dışarıyaGöremiyorsun değil mi? Yere bakEskittiğimiz sokaklaraYağmurlu bir günde dışarıyaGöremiyorsun değil mi? Yanar gözlerin hasretleÇınlar kulakların matem yeliyleÜşür ellerin düşen tanelerleBiz birbirimizi göremeyiz. 14. sayıdan

  • |

    VE KADIN VE ADAM VE HAYAT

    Kalabalık bir ortamda buluştu gözleri.Maskeli yüzlerinde harabelerin çiçeği gözleriTakılı kaldı öylece ama bir dakika ama saatlerce…Niye buradalardı? Niye şimdi? Kim bilir kaç kez teğet geçtiler birbirlerini. Belki bir otobüs durağında, belki bir market kuyruğunda, belki tiyatroda belki.. Ama niye şimdi. Yıllar çok şey alıp yükünü tutmuştu çoktan ikisinden de. O gün işte o gün bi…

  • Gül ve Kil

    Mevlana’nın Mesnevisinde çok güzel bir hikaye vardır ki arayana-anlayana çok sırlı kapılar açar. Adamın biri attardan kil alır, eskiden kil, vücut temizliğinde kullanılırdı. Adam kili eve getirdiğinde kilden çok güzel bir gül kokusu geldiğini fark ederek şaşırır. Ve kile sorar: “Sendeki bu güzel koku nereden gelmektedir?” Kil, adama cevap verir: “Ben attar dükkânındayken gülyağı şişeleriyle…

  • Ferzan Özpetek

    Hem Türk hem de İtalyan vatandaşı olan Ferzan Özpetek İstanbul’da doğar. Yirmili yaşlarından beri İtalya’da yaşayan yönetmen orada sinema tarihi, sanat tarihi, kostüm dersleri alır ve yönetmen yardımcılığı ile de sinemaya adım atar.İlk filmi Hamam’ı 1997’de çeker. Daha ilk filminde iyi bir yönetmenle karşı karşıya olduğumuzu anlarız. Hamam’da bir İtalyan’ın gözüyle İstanbul’u gezerken, Türkiye’yi özellikle…

  • UFKUNDA YELKEN AÇMAK UMUDA, Cemal Karsavran

    emeğimizin boşa gitmediğini sanarakesir oluruz bazen düşüncelerimizezaaflarımız sürükler bizi bizden öteyerahata erdim derken yanılsamadırdönencenin çemberinde kalırız faraziyelerimizle başa çıkmaya çalışırkenanlık heyecanlar duyar anlık yaşarıznispet ederek hayat penceresindenrüzgara kaptırırız bir yanımızıkalp atışları seyrini kaybeder yüzleşmek çetin bir savaş kıyasıya verileneğrisi doğrusuyla ömürde bütünleşenlibas gibi üstümüze beynimize geçirilenkırmızıdan mora siyahtan sarıya dönenbukalemun düşünce davranışlar isli çıra gibi…

  • |

    Merhaba 7

    Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni Çayyolu’nda bir eksiği kapattığı günden bu yana yedi ay geçti ve yedinci sayısı ile sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyor. Yaz tatilinin yavaş yavaş geride kalmasıyla birlikte yıl sonuna kadar kültür, sanat ve edebiyat adına yoğun geçeceğini düşündüğümüz bir süreç var önümüzde. 1. Çayyolu Edebiyat Günleri’nde gördüğümüz ama aslında çok daha…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir