Hanımeli Perdelerde Kuşlar

çingene çadırı dünya!

göçebe, çigan ve

ağlamaklı gülmekli.

nebulalar geçer üzerinden,

haziran bulutları da…

kapkara gözleri var;

kıyı kentlere nazır,

evlerin birinde

bir adamın.

elleri titrer, kalbi hızlanır;

yalnızlığından içeri

kanatları kendi alazıyla yanık, ateş böceği girince.

eteklerinde umutlu yaz şarkıları…

fotoğraftaki asık suratlı çocuğu düşün.

kocaman ve kırgın bakışlarıyla,

kalbinde gizlenir o,

sezdiği tüm kötülüklerden.

usulca yaklaşmakta akşam,

aceleci öğlen sonraları,

gelincik kızılı gökyüzü…

gitmekle kalmak arasında bir kadın.

belki diyorum,

kim bilir yarın belki…

ansızın açılır bir kır çiçeği.

hanımeli perdeden kuşlar çıkıp da geliverir.

7. sayıdan

Similar Posts

  • Sesleniş

    Ölümlü dünyada bir taşım kaldı baki,Uzanır semaya doğru, ağaç misali.Yazılmış üstüne adımla, dört beyit mani,Aşılmaz, çıkılmaz, viran yerdeyim. Dört yanı çamurdan, duvarsız toprak yapı,Ne göğe bakan pencere, ne çıkacak bir kapı,Bir garip mahpushane, demirsiz atılmış harcı,Aşılmaz, çıkılmaz, viran yerdeyim.

  • |

    GÖZÜN AYDIN

    Sevgilim, bir ömrü, seninle, aşk dolu yıllarda yaşadık,Sevgilim, koca ömrü, seninle, aşk ile paylaştık Hayat arkadaşım,Canımı adadığım,Yazdığın mektuplarda,Hoş satırlarda kaldım Şimdi geldim sana, sıla yollarından Yârim günaydın,Geldim bak, gözün aydın,Çınarların gölgesinde sokak,Küçük bir dükkan,Rengârenk çiçekler, türlü bitkiler,Dünya turu, koklayınca tütsülerini,Şırıl şırıl akan sudan,Eser, tatlı rüzgâr,El ele, iki âşık,Önünden geçer,Şarkılarını okuyanDilimde hep senin adın,Sevgim içime sığmaz,Merak…

  • kızarmış ekmek kokusu

    Hafifçe uzaklaşan bir terlik sesi pıtır pıtır, sonrasında lavabodan gelen bir su sesi şıpır şıpır. Arkasından oturma odasındaki sobanın küllerinin temizlenmesi sırasında çıkardığı gırç gırç sesi, yumuşak yumuşak yere dökülen küller… Sonrasında sobaya dökülen kömürün takırtıları, bir poff ve birbirine karışmış odun kömür kokusu. Radyo düğmesinin açma sesi, gülünce gözlerinin içi gülüyor çalıyor.Öksürerek genzini temizleyen…

  • |

    Üç Küçürek Öykü

    Henüz Güneş Doğmadı Çifte minareli Cami Kebir’e bakan bir sokakta oturuyordum önceden. İnsanlardan hayli uzak, yine de ötelere / bulutlara yeterince yaklaşamamış. O günlerde ölseydim eğer, cenazem oradan kaldırılırdı büyük ihtimal. Taraçamızda utangaç martılar yaşıyorlardı. Upuzun kanatları ile üzerimizde uçarlardı bazı bazı… Ve ben sabahın en erken saatlerinde, henüz güneş doğmadan, Zühre yıldızını görürdüm. Az…

  • Otopsi, Kemal Bayrakçı

    Volta atıyor gözlerini karartıpşiirimin pimi çekilmiş sözcüklerikaç aşk kanıyor vurduğu neşterdenvuslata düğümlü kaç hasret damlıyor. Kayda değer bir bulgu sana dairyaşadıklarımın külündeki çıngıyüzümün aynasında kırıldı aksinkörlüğümde saklı göz izin ve sair. Bir hecede ağırlıyorum senin tarifiniharflerinde saklıyor kendini siluetinhevesle çıkarıldı kalbimin simetrisitarandı her milimetresi ciğerimin. Yüreğimin derisinden ciltlihayat defterimin sayfalarındayıktığın düşlerimin çığlığı kilitlibir de senden…

  • Dil Yanlışları

    Türk Devrim kadrosu 1939 yılında birkaç gün süren Neşriyat Kongresini toplamakla tarihsel bir olay yarattı. Kongrede ilk kez gerçek kitap kavramı tartışıldı, yazar-okur buluşturuldu. Hemen ardından Tercüme Bürosu kuruldu, Tercüme Dergisi yayımlanmaya başlandı. Süreği köy enstitüleriyle, eşzamanlı biçimde yayımlanan yaklaşık (o tarihte) 500 Doğu-Batı klasik yapıtıyla geldi ve hiçbir zaman silinmedi, silinemez. Bu süreci bir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir