Kelebeğim

Dağlarda kırların koynunda
Uçuşurum hep bir umutla
Mutluluk ararım ormanda
Çiçeklerin arasında

kelebeğim, kelebeğim
ince narin, pembe rengim
Sevgidir, özgürlüktür, felsefem
Uçar, uçar çiçeklere konarım

Ben güzellik, arılık ararım
Dünyamızda kötülük olmaz benim
Sevdiğimden başkasını
Görmez gözlerim

5. sayıdan

Similar Posts

  • kızarmış ekmek kokusu

    Hafifçe uzaklaşan bir terlik sesi pıtır pıtır, sonrasında lavabodan gelen bir su sesi şıpır şıpır. Arkasından oturma odasındaki sobanın küllerinin temizlenmesi sırasında çıkardığı gırç gırç sesi, yumuşak yumuşak yere dökülen küller… Sonrasında sobaya dökülen kömürün takırtıları, bir poff ve birbirine karışmış odun kömür kokusu. Radyo düğmesinin açma sesi, gülünce gözlerinin içi gülüyor çalıyor.Öksürerek genzini temizleyen…

  • HATIRLA

    İsmail rutubet kokusunun, çürük meyve kokularına karıştığı karanlık hücresinde gözlerini açtı. Kendini iri bir taş kadar ağır hissediyordu. Etrafına bakındı. “Yine bayıldım herhalde!” diye düşündü. Hesaplarına göre iki gündür buradaydı. Fakat tepesinde parıldaması gereken güneşi bir süredir göremediğinden, şu anda gece mi yoksa gündüz mü bilemiyordu. Bir de kaldığı hücre öyle küçüktü ki dinlenebilmek için…

  • | |

    Merhaba 38, Kamil Akdoğan

    İki aylık bir aranın ardından yeni bir sayıyla yeniden karşınızdayız. Çayyolu’ndan yola çıkan bu yerel dergi, bu sayısında da ulusal ölçekte alabildiğine yelken açarken; Çayyolu’nu asla unutmadan yoluna devam ediyor. Sayfalarımızda, her zamanki gibi hem Çayyolu’ndan hem de farklı şehirlerden değerli isimleri bir arada göreceksiniz. Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, toplumsal sorumluluğunun bir gereği…

  • Dil Yanlışları

    Türk Devrim kadrosu 1939 yılında birkaç gün süren Neşriyat Kongresini toplamakla tarihsel bir olay yarattı. Kongrede ilk kez gerçek kitap kavramı tartışıldı, yazar-okur buluşturuldu. Hemen ardından Tercüme Bürosu kuruldu, Tercüme Dergisi yayımlanmaya başlandı. Süreği köy enstitüleriyle, eşzamanlı biçimde yayımlanan yaklaşık (o tarihte) 500 Doğu-Batı klasik yapıtıyla geldi ve hiçbir zaman silinmedi, silinemez. Bu süreci bir…

  • Kahvendeki Köpük Olayım

    Sıcacık bir kahve olmalı senin fincanındaŞöyle bol köpüklüDoyumsuz lezzetteEllerinin arasında tutmalısın beniHissetmeliyim her bir hücreni, her bir zerremdeKeyif almalısın her yudumdaVe birbirinden farklı olmalı damağında bıraktığım tatİlk yudumundaki köpük kadar güzel olmalıyım her daim, kıvamındaDilinin üzerinde şöyle bir dolaştırıp duyumsamalısın enfes yanımıYorgunluğunu alıp dinginlik bahşetmeliyim sanaKeyif almalısın tadım damağına eriştiğindeKokum başını döndürmeli, tatlı bir sarhoşluk…

  • T SÜTUNU VE HATIRLAMAK

    Zamanla unutulur ve bir anda unutmuş olur insan, sonra da kendinden emin bir tonla unuttum der veya olandan habersizce unutmuşum diye şaşırır. Unutma sürecindeki bir andayken unutuyorum dediğinde insan, iradesinin gücüne mi işaret eder, durumunun çaresizliğine mi? Bir kişi isterse kendi kendine unutabilir mi ya da insanlık olarak neyi unutup neyi hatırlayacağımıza karar verebilir miyiz?…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir