SANAT TOPLUM İÇİN Mİ VARDIR?

Yazar: Merve ACAR

En bilindik tanımıyla sanat, insan zekâsının doğayı kendince işlemesi, amacına göre onu şekillendi- rip etkilemesidir. Öyle ki tarihin her çağında insanoğlu, gereksinimlerini daha iyi karşılayabilme adına zekâsını daima kullanmıştır. İlk insanlar barınak yapmak için kerpici, önceleri ısınmak, sonrasında yiyeceğini pişirmek amaçlı ateşi keşfetmek, hayvanları avlarken onları evcilleştirerek sadece etinden, kürkünden değil, üreten yanlarından da faydalanmak o zaman için bir zekâ işidir. Yerleşik hayata geçmesiyle tahıl üretimini öğrenmesi de onu taş değirmenlerde ezip ekmeğe dönüştür- mesi de keza öyledir. Zekâ yaratıcılığa dönüştükçe çömlek, sepet vb. pek çok kullanım amaçlı eşya üretilmiş hatta üretmekle kalınmamış, onu estetik değerler ile güzelleştirme ve sağlamlaştırma çabasında olunmuş, birçok sanatın doğuşuna da imza atılmıştır. Her insanda güzellik duygusu az çok demeden gelişmiştir. Bu nedenle güzele karşı ilgi hep var olmuştur. Eğitim ile yoğrulmuş olsun olmasın önce ilkel olan sanat, birbirine yakışanı bulmaya yönelmiştir. Renk uyu- mundan biçem uyumuna kadar her şey felsefi boyuta geçiş yaparak insan ruhuna dokunmayı her zaman başarmıştır. Toplum için başlayan sanat zamanla “Sanat içindir”e dönmüştür. Güzel Sanatların insan, dolayısı ile toplum için önemi de elbette yadsınamaz kadar büyüktür. Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün de dediği gibi “Güzel Sanatlardaki başarı, bütün inkı- lapların da başarılı olduğunun bir kanıtıdır. Bunda başarılı olmayan uluslara ne yazıktır. Onlar bütün başarılarına karşın uygarlık alanında, yüksek insanlık nitelikleriyle ta- nınmaktan hep yoksun kalacaktır.” Sanatla, sağlıcakla kalın

Bu yazı, Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni’nin 12. sayısında yayımlanmıştır.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir