ŞAİRLERİN POETİKASI ÜZERİNE ŞİİR SANATINI KONU ALAN ŞİİRİN İÇİNDEN, Canan Sanlı

Eskiden beri yazılagelen toplumcu gerçekçi şiirlerde insan, yaşam, hürriyet konuları sürekli işlenmiştir. İçerdiği anlamlar üzerinden şairler şiirlerini kurgulamışlardır bir gelenek halinde. 1940’lı toplumcu şiirler üzerine görüşler, düşünceler edebiyat çevrelerinde bazı eleştirmenler, kimi kalemler tarafından
yazılmış, çizilmiştir günümüze kadar.
Salâh Birsel “ Şiir Dersi” başlıklı şiirde okuyucunun dikkatini bu konu üzerine çekiyor. Şiirde konu ettiği şiirlere ve şairlere olan eleştirisini ironi yoluyla keskin bir dille gönderme yapıyor.

ŞİİR DERSİ
Konu diye “İnsanlık Sevgisi”ni al
Vezin adına “ Hürriyet”i seç
Sırası değil deme
Aklına estikçe
“Açlık” kelimesini kondur
Bir kolayını bul
Şiirin sonlarına doğru
“ Hak” ile “Yaşamak”ı da kafiye düşür
İşte sana “Büyük Şair” olmanın yolu

(Salâh Birsel, Köçekçeler*, Bütün Şiirleri,
“ŞİİR DERSİ”, s.67)

“Şiir Dersi” adlı şiir 1+ 9 dize yapısıyla kurulan, şairin tercihine göre, dize başları büyük harfle başlayan, noktalama imleri kullanılmayan bir dış biçime sahiptir.
Şiir; serbest vezin, mizahi anlayışla kurgulanan bir biçemle yazılmış, dizelerde Türkçe’de tekil isim olarak bilinen sözcüklerin tırnak içine alınarak büyük harf ile başlayan, özel ismi andıran bir biçimle anlamlandırılmış.
“Konu diye “İnsanlık Sevgisi” ni al/ Vezin adına “Hürriyet” i seç/ Sırası değil deme/ Aklına estikçe/ “Açlık” kelimesini kondur.”
Toplumcu şiirlerde konu olarak ele alınan ‘insanlık sevgisi’ kolay işlenen bir konudur. Şiirin öznesi karşısındaki kişiye söyleyiş, anlatış üslubuyla ‘’Konu diye “İnsanlık Sevgisi”ni al” dizesiyle şiirin akışını belirler. “İnsanlık Sevgisi” bağdaştırması görüldüğü üzere tırnak içinde özel isim biçiminde yazılmıştır. Oysa bu bağdaştırma özel isim değildir. Ayrıca herkesin kullandığı bir sözcük olmasına rağmen tırnak işareti içine alınarak biçimlendirilmesi okuyucunun dikkatini çekmeyi başaran, düşündüren ince bir ayrıntıya yol açıyor.
“Vezin adına “Hürriyet”i seç Bu tür şiirlerde kurgulanan konulara dikkat çekmek isteyen bir tavırla, özellikle kurgulanan anlamsız bağdaştırmayla ironi yaparak dizeye anlam yüklüyor.

‘Açlık’ sözcüğünü de unutmuyor şair. Toplumsal şiirlerde bu sözcüğün her zaman kullanıldığını ima eder bir biçimle alaysamayı sürdürüyor. ‘Açlık’la ilgili söylediği; ‘aklına estikçe’ deyimindeki trajikomik bir durumu dile getiriyor. Açlığın ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istediği için şiirlerde sadece kullanılan bir sözcük olarak yerli yersiz durumlarda yer aldığını kendine has biçemle, keskin bir dille ironi yaparak dizeyi kurguluyor.
“Bir kolayını bul/Şiirin sonlarına doğru/ Hak” ile/”Yaşamak’ ı da kafiye düşür / İşte sana “Büyük Şair” olmanın yolu”

Şiirin öznesi, konuşma dilini sürdürerek ‘bir kolayını bul’ bağdaştırmasıyla; şiir yazarken fazla düşünmeye, kafayı yormaya gerek olmadığını alaylı üslubuyla vurgulamak istiyor, devam ediyor ; “Hak” ile/ “ Yaşamak’ ı da kafiye düşür” anlamsız bağdaştırmayla ironiyi üst dile taşıyarak dizeye kendine has üslubuyla anlam yüklüyor. ‘Kafiye düşür’ bağdaştırmasıyla; eskiden vezinli, kafiyeli sözlerin şiir olarak görüldüğüne gönderme yaparak ironiyi sürdürüyor. Şiirdeki “Hak” ile “Yaşamak” gibi anlamı derin sözcüklerin ezbere kullanıldığını, sadece şiirlerinde bu sözcüklerin adlarını kullanan, şiir sanatını gözetmeyen kimi şairlerin bu tür konulu şiirler yazarak “Büyük Şair” olmanın yolunu bulduklarını alaylı biçimle dile getiriyor.

Sonuç olarak;
Şair, “Şiir Dersi” başlıklı şiiri kendine has üslubuyla şiir öğelerini, konu ettiği sözcüklerle bağdaştırarak kimi şairlere ve şiirlerine ironi bir dille gönderme yaparak şiirini kurguluyor.

Salâh Birsel’in poetikasında en önemli özelliklerden biri şiiri, bir duygudan çok; ironi, humor yoluyla akıl ve zekâ işi olarak algılaması, şiirleriyle okuyucuya düşündürücü mesajlar iletmesidir.

Similar Posts

  • Antakya

    Antakya’nın sokakları tarih kokar,Taşları anlatır eski zamanları.Bir zamanlar Roma’nın gururuydu burası,Tarihin izleriyle dolu her köşesi. Uzanan daracık sokakları arasında,Geçmişin hikayeleri saklıdır duvarlarda.Uğramadan geçilmez Samandağ’a,Sahilinde dalgalar eşlik eder rüyana. Defne yaprakları arasında gizli sırlar,Kardeşlik dokunur her bir çınar dalına.Tatları en lezzetli olan sofralar kurulur,Hatay’ın yemekleriyle damaklar şenlenir. Medeniyetlerin buluştuğu şehir burası,Hoşgörünün sembolü, Antakya’nın adı.Hatay’ın güzellikleri anlatılmaz,…

  • Yaralıyım

    Ankara’dayım,Aşkımı sokaklarda,Derviş gibi yollarda,Aradım,Gülüşü güzelim,Sevdalıyım,Yaralıyım Yarası geçer de, izi kaldı,Algı, vurdu damgayı,Nereye gitsem oradaydı,Alınyazım Mahzun, bahtı karalıyım,Yarısına dört kala,Değmez takmaya,Sağlık, en önemli gerçek,Nice mutluluklar yaşamalıyım 7. sayıdan

  • |

    Yerli Malı Sevgisi, Alya Hüma

    Yeşil kırmızı elmalarAldım pazardanYetişmiş gelmişBahçelerden bağlardan Yerli malı kullanırım her zamanMutlu olur yerli malı kullanan Süt aldımAyşe teyzemin ineğindenEkmek geldiYandaki fırından Hepsi de doğal olduğu içinMutluyum…. Yerli malı demekEmek demek,Sevgi demekDoğal demek (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • ÇOCUK OLMAK YA DA ÇOCUK KALABİLMEK, M. Fazıl Alasya

    Dur biraz dinle,Cildi erken pes etmişlercesineNeden kasmalı kendini böylesineAtıver üstünden ciddi havalarıGünler tersine sarmayacak kiGeride kalacak kısa pantolonlu günlerBüyümeye acelen ne bu kadar Ben her gün sularım çocukça dizeleriSonra yeşerip şiir olur hayallerimOlgun yıllar yüklensek deHalâ zaman var uçurtma keyfineBırak artık boş korkularıİlk yağmurlar ardındanSalıver kendini gökkuşağına Karar ver, kara Gonk çalmadanSon trene henüz bilet…

  • arkadaşlar bi dakka

    Bakın şöyle etrafınıza… etrafımız Beton ve Demir yığınlarıyla çevrildi, gökyüzünü göremiyoruz, güneşimiz yüzümüze evimize semtimize vurmuyor artık. Yüksek katlar güneşimizi,Yüksek katlar rüzgarımızı,Yüksek katlar havamızı,Yüksek katlar yeşil alanlarımızı,Yüksek katlar her şeyimizi kesmeye başladı. Güneş, hava, rüzgar hepsi ortak kullanım alanlarımızdır, KAMU malıdır, kimsenin doğamızı katletmeye hakkı yoktur.Günlerce yazdık, çizdik, gösterdik ama bırakın okumayı bizleri dinlemediler bile.Bu…

  • Nice Kemaller Gelir

    Karanlık çökse de dağlarınaBağnaz kafalar sarsa da her yanı, korkma!Nice Kemaller gelir yineKavuşturur her karanlığı aydınlığa Varsın uzansın yine namerdin eliPusularından çıksın vatan hainleriKorkma!Nice Kemaller gelir yineKavuşturur bu milleti yeniden selamete Ağlıyorsa toprağın, taşınKalmadıysa gözünde yaşınKorkma!Nice Kemaller gelir yineÇiçekler açar toprağın Kalmadıysa tarlada buğdayınKaynamıyorsa ocakta aşınKorkma!Nice Kemaller gelir yineSerpilir yeniden tohumların 5. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir