|

Merhaba, 37

Nehirden’in 37. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yine kültür, sanat ve edebiyatın farklı seslerini bir araya getirme çabasıyla hazırlamaya çalıştığımız bu sayımızda; şiirden denemeye, kültür yazılarından mitoloji incelemelerine uzanan bir içerik sizleri bekliyor.

Şiirin iç dünyasına açılan dizeler, kültür ve edebiyat üzerine yazılar, mitolojiye uzanan incelemeler ve hayatın farklı yönlerini ele alan metinler dergimizin sayfalarında bir araya geldi.

Bu sayımızın bir başka özelliği ise genç kalemlerin sayfalarımıza kattığı taze sesler oldu. Uzun zamandır hedeflediğimiz, ancak bir türlü sistemli bir boyuta taşıyamadığımız çocuk / genç şairler ve yazarlar sayfası, bu sayımızda hayat buldu.

Çayyolu’ndaki Angora Sınav İlkokulu’nda öğrenim gören dört öğrencimizin şiirlerinden söz ediyorum. Arya Özberk, Seyit Ali Kerem Haşimi, Doruk Özdere ve Z. Özde Kaşkatepe’nin içten dizeleri umuyorum sizlere de iyi gelecek.

O şiirleri bizlere ulaştırarak bu güzel başlangıca vesile olan öğretmenleri Selda Çolakoğlu’na teşekkür ediyoruz.

Geçtiğimiz iki ayın yerelimiz açısından en önemli gelişmesi, Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği’nin genel kurulunun gerçekleştirilmesiydi. Derneğimiz, önümüzdeki iki yıl boyunca görev yapacak kurullarını oluşturdu.

Yönetim Kurulu; Kamil Akdoğan, Nurdan Öztürk, Hande Fabbro, Tülay Akdoğan, Gülümser Öğütçü Egüz, Süleyman Çolakoğlu ve Hatice Eğilmez Kaya’dan oluştu.

Başarılar diliyoruz…

Dergimizin hazırlanmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, sanatçılarımıza ve bizleri yalnız bırakmayan siz değerli okurlarımıza teşekkür ediyoruz.

Mayıs’ta yeniden görüşmek dileğiyle; saygılar, sevgiler, selamlar…

Kamil Akdoğan

Similar Posts

  • Masal, Serkan Sayan

    Masal başlayınca şehir kaybolduSis çöktü yüzüneAy karanlıkGel inat etme yıldızlaraGece çöktü, sessizlik doldu kadim şehreKırılgan zamanlara gebe kum saati, başı boşYorgun bu gece tar telinde mahnılarBeste eksik karanlık kaldırımların dilindeBaşladığı gibi bitmedi masal köhne şehirdeAşina hüzünler bıraktı taşa işleyenKadim kitabelerin önsözüne kazınmış gibi adın. 38. sayıdan

  • | |

    Merhaba 38, Kamil Akdoğan

    İki aylık bir aranın ardından yeni bir sayıyla yeniden karşınızdayız. Çayyolu’ndan yola çıkan bu yerel dergi, bu sayısında da ulusal ölçekte alabildiğine yelken açarken; Çayyolu’nu asla unutmadan yoluna devam ediyor. Sayfalarımızda, her zamanki gibi hem Çayyolu’ndan hem de farklı şehirlerden değerli isimleri bir arada göreceksiniz. Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, toplumsal sorumluluğunun bir gereği…

  • |

    Merhaba, 6

    Geçtiğimiz haziran ayında Çayyolu tarihinin en büyük ve en önemli kültür sanat ve edebiyat etkinliklerinden birini başarıyla gerçekleştirdik. 1. Çayyolu Edebiyat Günleri Okur Yazar Buluşmasına aralarında ulusal çapta tanınmış çok sayıda isimle beraber yüzlerce şair, yazar, sanatçı katıldı. İki günün yetmediğini gördüğümüz bu etkinliğe binlerce insan adeta akın etti. Bu etkinliğin bir kitabını düşünüyorduk ama…

  • |

    Merhaba 7

    Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni Çayyolu’nda bir eksiği kapattığı günden bu yana yedi ay geçti ve yedinci sayısı ile sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyor. Yaz tatilinin yavaş yavaş geride kalmasıyla birlikte yıl sonuna kadar kültür, sanat ve edebiyat adına yoğun geçeceğini düşündüğümüz bir süreç var önümüzde. 1. Çayyolu Edebiyat Günleri’nde gördüğümüz ama aslında çok daha…

  • |

    Çayyolu’nda Kitap Fuarı

    Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni Çayyolu’nda bir kitap fuarının öncülerinden olduğu için çok mutlu şu günlerde. Tıpkı kendisi gibi bu fuar da uzun yılların bir ürünü aslında, yuvarlanan iki kartopunun sürekli büyümesi gibi ikisi de beraber olgunlaştı ve bugünlere geldi… Fuarı ilk olarak dillendirmeye başladığımızda birçok kişi bunun altından kalkılamayacak bir organizasyon olduğunu çeşitli…

  • Canım Gökyüzüm

    Vakıf yöneticileri bu tanımlama için ne der bilemiyorum ama benim de ilk duyduğumda çok hoşuma giden bir benzetme ile başlamak istiyorum sözlerime. Bültenimizin beşinci sayısında ilk kez bir yazarımız sayesinde tanışmıştım bu benzetmeyle. Mehmet Gürer, Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı için “Çayyolu’nun Ahbap’ı” demişti. İşte “Canım Gökyüzüm” halkın sıkıntıya düştüğü pek çok yerde ve zamanda adeta…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir