Blog

  • İyimser

    Mutluluk nedir sence?Sevmek mi, sevilmek mi?Yanlış düşünme dostum,Milyonlar umutsuzken,Bir mutluluk yeter mi?Mutluluk sevmek demektirDoğayı, insanları, her şeyi…Bilmeli her insan benceKarşılıksız sevmeyi…Yalnız güneşli günü değil,Yağmuru, karı da sevmeliHer insan gülebilir ama,Yerinde ağlamayı bilmeli…

  • Maviş

    Kim bilebilirdi ki o masmavi gözleri olan çocuğun hayatının nasıl olacağını. Daha annesinin karnındayken sıkıntılarının başlayacağını. Çevresindekilere gülücükler saçan, etrafındakilerle kolayca kaynaşabilen, sevimli maviş gözlü bir çocuktu o. Onu görenler mutlu, o da gördüğü kişilerle mutluydu. Maviş’e anne ve babası “Haydi bakalım anaokuluna gitme zamanı geldi,” dediler. “Gidelim,” dedi içinden ama “Uyumak ve çocuklarla oyun…

  • HİÇBİRİ HİKAYE DEĞİL

    “Dedim ya lafçıyım ben. Evet lafçı! Eski yeni demem laf alır, laf satarım” diye seslenir Arka Bahçe’den ALİ GÜNAY. Hem de tükenmeyen enerjisiyle yüksek sesle! “Öyle her lafı da almam ha! Sabırla, ciddiyetle kılı kırk yarar, titizlikle seçerim çerçiler gibi…” Mayıs 2019 Kanguru Yayınlarından çıkan kitabında, alaysamalı laf atar gözümüze gözümüze. Sözle dokunur yüreğimize. “Öyle…

  • ATÖLYE MARTI KİTAP KULÜBÜ

    RÖPORTAJ: SEMİHA BAYSAL – NURGÜL GÜLMEZ Atölye Martı Kitap Kulübü ile tam da yeni kurulduklarında tanıştım. 2019 yılında. Okuduğum kitapları farklı bakış açılarıyla derinlemesine tartışmak, özümsemek her kitap hakkında bilgi ve kavrayışımı artırmak amacındaydım. Bir okuma grubuna katılmak, belki de kendi başıma seçmeyeceğim farklı kitap türlerini denememe vesile olacağı için okuma dağarcığımı genişletmeye de yardımcı…

  • Stil sahibi olmak

    Sokaklarda şık giyinen insanlara rastlamak, ne yazık ki artık mümkün olmuyor ! Şimdi bana diyeceksiniz ki, Millet zaten karnını zor doyuruyor, birde bunun derdinemi düşsün ?.Uzun yıllar tekstil sektörüne emek vermiş bir iş insanı ve tasarımcı olarak söylüyorum, stil sahibi olmanın ve şık giyinmenin, inanın bana parayla pulla hiç bir ilgisi yok! Toplumun genel algısı,…

  • İş Kazalarında Soluyor Düşler

    Aceleci, yaramaz çocuklar, çekiyor paçalarımıKavuşmanın kadife dokunuşu tenindeYuvası kaf dağında, kuşlar uçuyor sesindeGözünde gökkuşağı krizantemler, ellerinde Mutsuz, umutsuz, solgun anıların kokusuOlsa da, ayak izlerinde bahar muştusu.Mavi bir sevdayla sarhoş kadının coşkusu Neyle solar gülüşler der misin usta?Kendi iç boşluğuna mı takılıp düşer insan?Kuruyan göllerin nilüferleri nereye gider? Göğsümüzde madalyadır geçmişimizÇocuklarımıza geçer izdüşümleriYüzümüzde güneşe yaraşır gülüşlerHavalanır…

  • TEMİZLİKÇİ KADIN

    (Bu çalışmamı, en saygı duyduğum kişiler olan tuvalet temizlikçisi kadınlara ithaf ediyorum.) Zaten pek gönülsüz oturduğumuz AVM restoranında tepemde dikilen garsonlar ile masa aralarında koşturan çocukların yaşattığı tedirginlikten başka bir de sırtı dönük halde oturan arkadaki oğlanın durmaksızın geriye ittiği koltuğu, serseri bir geminin başka gemiye bindirmesince koltuğuma çarpınca olacağı buydu tabii. Cibes otu, çatalımla…

  • Denge

    Sevgide denge gerekir. Aşırıya kaçtığın anda bir bakarsın uçup gider parmaklarının arasından en vazgeçemediklerin. Titredikçe üstlerine, atmak isterler kendilerini senin ufuk çizginden uzağa. Öfkede denge gerekir. Gemileri hatta limanları yakarsan, arkanda bıraktığın enkaz en çok senin ruhunu sızlatır. “Keşke”ler pelesenk olur diline. Fedakarlıkta denge gerekir. Dengeyi kuramadan feda ettikçe kendinden, kaybettiklerinin yerinde kocaman boşluklar oluştuğunu…

  • Depremin Sesi

    Ey hayat seni bu kadar kıymetli tutuşum ölüm sayesinde. Ölüm bir kere gelecek ama biz her gün ölümlü olduğumuzu unutup tekrar tekrar yaşayacağız günlerimizi. Ta ki ölümle yüzleşeceğimiz dakikalar gelinceye kadar. Bir zamanlar anlam yüklediğimiz eşyalar, kıyafetler ölümün karşısında anlamsız kalacak. Tıpkı yıllarca sol elimin yüzük parmağına taktığım, sevgilim Yaşar’ın hediye ettiği parlak yeşil zümrüt…