Blog

  • Nasıl Geçti Habersiz

    İstanbul’un Avrupa yakasında temiz bir aile muhitinde yaşıyorlardı. Bir apartman dairesinde yaşasalar bile aslında 60’lı yıllarda yapılmış beş katlı bir müstakil evi andırıyordu bu apartman. Etrafı büyük bahçelerle çevriliydi, bahçenin hangi köşesine bakarsan bir güzellik insana yaşadığını hissettiriyordu. Bahçesinde her mevsim ayrı ayrı dikkat çeken bir detayı vardı. İlkbahar sonunda açmaya başlayan yazınsa hayranlık uyandıran…

  • AYAKLARIMIZI SÜSLEYEN AKSESUARLAR; AYAKKABILAR TERLİKLER

    Kaldırımlarda, apartman kapılarının önlerinde duran bir çift erkek/kadın ayakkabısı gördüğümde içimde bir yerler sızlar; çünkü aklıma o hanelerden birinden bir cenaze çıktığı fikri gelir, yerleşir. Neden konur ki ayakkabılar sokağa? Bu evden cenaze çıktı demek için mi, ölüm bu evden dışarıya olsun demek için mi yoksa ihtiyacı olan bir kişi alıp faydalansın diye mi? Dinimizce…

  • ZEYTİNLER

    Yolun sağındaki bahçeyi yeşile boğan kalın gövdeli zeytin ağaçlarına baktı Mazlum. Az sonra çıkacağı anayolda, bir traktörün çarpması sonucu hayatını kaybeden gönlü de kendi de incecik annesi geldi aklına… Eşeğin iki yanındaki küfelerden asfalta savrulmuş zeytinler, güneşin altında küçücük kömür parçacıkları gibi parlıyordu. Hayvanın gözleri iri iri açılmış, yük taşımaktan yorgun düşen bedeni cansız yatıyordu….

  • Kastamonu Telgrafhanesi

    ‘Seni Sevda çiçeğim, Tac’ı ser’im.’ Leyla Saz Hanım gülümsedi bulduğu ışığa. Gözleri parladı. İncecik elleri notalarda gezindi. Kelimeleri okşadı. ’Seni sevda çiçeğim, Tac’ı ser’im’ dedi. Yüreği koptu. İnce dudakları kıvrıldı. Kısacık saçları rüzgârı taşıdı, yakasındaki broş her zamankinden parlaktı. Şiirlerine korkmadan imzasını atan ilk kadındı. Bir anneydi. Vedat Tek’in annesiydi. Taşa ses veren bir adamın,…

  • BOZ YEŞİL YAPRAKLI ANKA; DELİCELER

    Bir sabah, sepetin içinde kapınızın önüne terk edilmiş halde bulduğunuz bir bebek sanki ilkten. Ya da ağır geldiğinden bir leyleğin daha fazla taşıyamayıp tam bahçe duvarınızın dibine düşürüverdiği yeşil bir gülümseme. Çat kapı yapmışçasına. Ansızın karşınızda. Bahçe sularken gördüm. Bir delice zeytin bitivermiş taş duvarın dibinden. Akşamdan sabaha. Üç beş yapraklık körpecik fide gün ışığı…

  • |

    Çocukluk

    Çocukluğun duvarlara saklanan gülüşleri kayıpGöklere asılmış yıldızları tutsak gecedeKırık dökük derme çatma bir hayatGüneşi soğuk bakışı kırgınKüskün çocuklukBir çiçeğin özündenİçen kelebek çocuklukÇiçekte şenlenenBir günlük ömür çocuklukKelebek ömrüÇiçeğin renklerine aşık kelebek çocuklukÇiçek kelebek çocuklukYarınsız bugünRenklerini kanat yapıp uçan çocuklukDenize tutkun balıkçınınAğları dolaşmış düşüncesiPuslu havanın üşüten yokluğuYükü ağır çocuklukDalgalarla sürüklenen duyguları yosunlaşmışDağınık atıl boş savruk çocuklukTutuklanmış çocuklukRüzgarla…

  • Gözlerin

    Bir eski şarkıyla gelir uzaktanŞöyle bir maziye dalar gözlerinÖnce ümitlenir bir heves ileSonra hüzünlenir dolar gözlerin Yeğinleşir derdim gelir velhasılSilahsız pusatsız öldürur asılBiraz kahve rengi birazcık yeşilBazende maviye çalar gözlerin Bir mum ışığinda gelir de sızıZamanin içinde titrerken maziDiyardan diyara gönderir bazıBir ordan oraya salar gözlerin Ömrü törpüleyen zaman çarkı mıŞiir mi şarkı mı yoksa…

  • Otuz Sekiz Yaşın

    Nerede kaldı sekiz yaşın?Hani o çok sevdiğin kırmızı pabuçların?Ya bayramda alınan güllü, yeşil renkli elbisen?Annen hatırlasın seni diye, sekiz yaşında mı sakladın?Sığdıramazken yüreğini koca dünyaya bir karanlık odada mı saklandın?Nerede kaldı 38 yaşın?Kendini mi tamamladın?Yoksa sekiz yaşını on sekiz yaşındaki kalbine mi bağışladın?Nerede kaldı geçmiş yılların?Hangi seneyi, nerelerde, hangi seneyle suçladın?Hangi seneyi, nerelere, hangi seneye…