Otuz Sekiz Yaşın
Nerede kaldı sekiz yaşın?
Hani o çok sevdiğin kırmızı pabuçların?
Ya bayramda alınan güllü, yeşil renkli elbisen?
Annen hatırlasın seni diye, sekiz yaşında mı sakladın?
Sığdıramazken yüreğini koca dünyaya bir karanlık odada mı saklandın?
Nerede kaldı 38 yaşın?
Kendini mi tamamladın?
Yoksa sekiz yaşını on sekiz yaşındaki kalbine mi bağışladın?
Nerede kaldı geçmiş yılların?
Hangi seneyi, nerelerde, hangi seneyle suçladın?
Hangi seneyi, nerelere, hangi seneye bağladın?
Nerede kaldı serçe kuşun kanadı gibi mazlum bakışların?
Gözüne bakmaya kıyılamayan, tek damla gözyaşların?
Bağırarak, ağlayarak annene ve babana aldırmak istediklerin için yalvarış yakarışların.
Ya hırçınlığın, asi ruhunla inatçılığın, nerede kaldı şimdi?
Hey! Ne oldu sana dostum, bu sen değilsin!
Toparlan şimdi, hadi geç olmadan.
On sekiz yaşında utangaçlıktan, herkesten kaçışın.
Nerede kaldı gürültülü yalnızlığın?
Şimdi kalabalıklara mı karıştın?
Nerede kaldı o sahiplendiğin sahih yılların?
Şimdi denklesen sekizi on sekize, derleyip toplasan tümünü,
Eder mi ki şimdi ki OTUZ SEKİZ YAŞIN?
HAYATA DURU, YALIN BAKIŞIN!