BİR ERGEN KOLAY YETİŞMİYOR

Değerli okuyucu dostlarım, merhabalar. İyisinizdir umarım.
Biyolojik anne ve baba olabilirsiniz ancak, gerçekte anne ve baba olabilmek çok başkadır. Ben tek çocuk sahibiyim. Eşim görevi gereği birçok şehirde görev yaptık. O yüzden ikinci çocuğu bile düşünemedik. Ebeveyinlerimiz Ankara’da ikamet ediyorlardı. Bakacak kimsemiz olmadığından kimseye güvenemedik. Hele ki bu devirde çocuk büyütmek, genç haline getirebilmek için gösterilen çabalar hiç yabana atılır cinsten değil. Teknolojinin esiri olmuş ergen yetiştirmek daha da zor. Allah kolaylıklar versin anne , babalara. Eskiden sofraya tüm aile bireyleri ile oturulur ve kalkılırdı.Şimdi öylemi. Neden? Çünkü gençler okul sonrası dersanelere de, gidiyor eve gelişleri 19.30 – 21.00 den sonra oluyor genelde. Otobüs Metro bekler, binerler hatta yer bulup oturanlardan uyuya kalanlar gençlere şahit oldum. Onlarında işi zor inanın.. Bu yavrulara davranış biçimi çok çok önemlidir. Geleceğe hazırlanan söz konusu gençlere sabır gösterilmeli, onlarla empati kurulabilmeli ve onların hırçınlıklarını da görmezden gelmeli bazen. Gerçek sevmek kolay değildir. Ancak dediğim gibi sabır ve sebatla bu dönemi atlatabilirsiniz, siz anne babalar olarak. Onların bir de karşı cinsten ilgi duydukları bir arkadaşları da varsa eğer, evin yolunu bile unuturlar. Cafelerde zaman geçiriyor olabilirler.Üzerlerine fazla gitmeyin size düşmanlık bile besleyebilirler. Bırakın kendileri anlasınlar, yaşayarak geçeklerle yüz yüze gelerek.Sürekli uyarılan gençler olmasınlar.Çünkü kendi düşen ağlamaz derler Atalarımız. Anne babalara fazla iş kalmıyor inanın internet çağında.. Aç bak araştır öğren sistemi yetiyor gençliğe.. Nasihattan fazla hoşlanmıyorlar belliki.
O halde gençlerimizi çok sıkmadan sabırla yetiştirmek,arkadaşlarını gizlice takip edebilmek en iyisidir. Her işin başı Sevgidir bence. Onun gerçekliği çok mühim meseledir. Eğer ki genç bunu anlarsa ailesini çok sever ve de saygı duyar. Yalan söylemez en azından güven duyar ailesine. İlerde evlendiğinde de büyüklerine saygı ve sevgi duyar..Yeri gelmişken de Ne ekerseniz onu biçersiniz. Sözü geldi aklıma.
Sonuç olarak,Yeni nesil gençlerimize önem verelim, onları sevelim, kollayalım, güven duyalım ki onlarda biz büyüklerine güvenerek yol alsınlar. Özgüvenli gençler yetiştirilebilmesi adına , Saygı,sevgi ve kolaylıklar dilerim değerli anne ve babalar.

Similar Posts

  • Yaşasın Kahkaham, Fazlı Humar

    yıkılıyor fildişi kulelerinizkorkudan sarsılıyor saltanatınızbaktıkça gülen umutlu yüzümeyaşanacak hürriyet kadar eminimellerimi bir yumruk gibisıkışımdan biliyorumher gülüşümdedüşüyor çehreniztitriyor ellerinizkabus oluyorum her birinizeeydüzenin kemirgenleri sizine kadar öfkelisinizsevdamın gülen aydınlık yüzüne kara bir perdesinizçekin sırıtkan suratınızı geleceğimdenbüyüsün çocuklarsevinçle yeşersin aşklaracılar ve yokluklar içindeneşeyle doğurdu anam beniinatla çağlayacak hayatımsusturamazsınızeysahne simsarları sizibir deniz gibi kabaran neşemegem vuramazsınız aşktadırdireniştedirpatlamaya hazırbir silah…

  • Antarktika senin Antarktika Kimsenin, Seda Uslu

    “Sonunda başardın. Sonunda geldin. İşte buradasın Barkın. Antarktika’ya hoş geldin Barkın.” “ANTARKTİKA SENİN ANTARKTİKA KİMSENİN”. İlginç bir söz değil mi? Antarktika bizim ama aynı zamanda hiç birimizin.Antarktika senin Antarktika kimsenin, çocukluğundan beri Antarktika hayalleri kuran ve bunu gerçekleştirmeyi başarmış bir gezginin, Barkın Laçin Özdemir’in kitabı. Ani bir kararla yola düşüp ve yine ani bir kararla…

  • Göçler

    “… Anlaşıldı… Dörtlüğe konu olanın hiç suçu yok… Tek başına savaşlar değilmiş göçlere neden; bu tuhaf semptom halleri de; gamzeli adalardan çapalar çekilip başka kıtalara pembe yelkenli gemileri göç ettirirmiş… Yerkürenin de bunda bir suçu yokmuş; pembe yelkenli gemiler yine bir umutla, yelkenlerine yıldız ışıklarını doldurarak uzayın boşluğunda göç yolculuğuna devam edermiş…Ve şairler artık şiir…

  • Sabahattin Yalkın, Gülümser Öğütçü Egüz

    1934 Yılında Antakya’da doğan SABAHTTİN YALKIN, Mühendislik mesleğindeki başarılı çalışmalarının yanı sıra, şiirleriyle Antakya’nın kültürel belleğini, Akdeniz’in çok sesli yapısını ve insan sevgisini kuşaktan kuşağa taşıyan önemli bir şair ve yazardı. İlk ve orta öğrenimini Antakya’da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi elektrik bölümünü bitirdi. 1960-1976 yılları arasında su taşkınları mühendisi olarak Devlet Su İşlerinde; daha sonra…

  • Otopsi, Kemal Bayrakçı

    Volta atıyor gözlerini karartıpşiirimin pimi çekilmiş sözcüklerikaç aşk kanıyor vurduğu neşterdenvuslata düğümlü kaç hasret damlıyor. Kayda değer bir bulgu sana dairyaşadıklarımın külündeki çıngıyüzümün aynasında kırıldı aksinkörlüğümde saklı göz izin ve sair. Bir hecede ağırlıyorum senin tarifiniharflerinde saklıyor kendini siluetinhevesle çıkarıldı kalbimin simetrisitarandı her milimetresi ciğerimin. Yüreğimin derisinden ciltlihayat defterimin sayfalarındayıktığın düşlerimin çığlığı kilitlibir de senden…

  • Çayyolu Edebiyat Günlerinin Ardından

    Normalde büyük alışveriş merkezlerine pek yolum düşmez. Günümüz uygarlığının yeni “tapınaklarını” oluşturan bu yapıların insan merkezli olmayan soğukluğu, elektromanyetik alanı ve klima sistemi, ‘taze hava teneffüs etmek için’ en kısa sürede kendimi dışarı atmama neden olur. Ama geçen hafta, 10-11 Haziran günleri arkadaşımın daveti üzerine gittiğim Mesa Plaza’da nedense böyle hissetmedim! Üstelik iki gün boyunca!Büyükşehirde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir