Küçürek Öyküler

Mavi Tren

Bu adam belki de bin yıldır dağbaşında yapayalnız. Sabahın kızıl atlı süvarileri ile arkadaş. Her tren ona merhaba diyor olmalı. Her yolcu kim olduğunu merak ediyor. Bahar çiçekleri eflatun ve alacalı… Eğilip birini kopardı adam. Gökyüzüne doğru uzattı. Ne kadar da yorgun görünüyordu ve yaralı. Başında en eski masalların faili meçhul uğultusu. Saçları topuklarına değen bir anka kuşu aldı adamın elindeki çiçeği. Kokusuna uyandık.
(10 Haziran 2023)

Gitme

Göz kapaklarımın, gerçekte gözlerimin altında bir kadın ve adam var. Susuyorlar. Adam bir şeyler söylemek ister gibi. Dudaklarını kımıldattı. Söyleyeceklerinin kıymetsiz olduğunun farkında, deli saçması sözler hepsi de. Kadın el salladı, güle güle dedi adama. Üstü başı dağınık fakat temiz adamın. Yavaşça uzaklaştı kadından, peşi sıra dur denmeyeceğini biliyor olmalı. Yine de adımları kararsız.
(17 Haziran 2023)

Ağaç ve Haziran

Tozpembe çiçekler açmıştı bir ağaç. Haziranı bekliyordu böylesine güzel olabilmek için. Bütün yıl dile kolay. Kavurucu sıcaklar, susuzluk, samyelleri, sonbaharın sonlu oluşumuzu anımsatan kırılgan hüznü, Arnavut kaldırımlarında oraya buraya savrulan yapraklar, kış kıyamet, zemheri… Ve göçmen kuşların çekip gitmeleri, sonra da ansızın çıkagelmeleri… İşte şimdi o muhteşem haziran. Şimşek hızında geçse de, ayların içinde en acelecisi olsa da bütün güzelliğiyle boy gösteriyor zaman aynasında. Bütün doğa baştan ayağa neşeli… Peki ya ben neden bu kadar kederliyim?
(19 Haziran 2023)

8. sayıdan

Similar Posts

  • Kahvendeki Köpük Olayım

    Sıcacık bir kahve olmalı senin fincanındaŞöyle bol köpüklüDoyumsuz lezzetteEllerinin arasında tutmalısın beniHissetmeliyim her bir hücreni, her bir zerremdeKeyif almalısın her yudumdaVe birbirinden farklı olmalı damağında bıraktığım tatİlk yudumundaki köpük kadar güzel olmalıyım her daim, kıvamındaDilinin üzerinde şöyle bir dolaştırıp duyumsamalısın enfes yanımıYorgunluğunu alıp dinginlik bahşetmeliyim sanaKeyif almalısın tadım damağına eriştiğindeKokum başını döndürmeli, tatlı bir sarhoşluk…

  • Yüzümden

    I. Yüzümden / Veysel ÇOLAK Beni onaracak bir şey olsaydı söylerdin bir soru bıraktın önüme ve yakıcı bir merak gece yeniden daha yırtıcı, daha canavar ısırdıkça dalgasını geçiyor sonrası paramparça. Düşünmek faydasız ölüyor güneşi görmeyen ağaç kırılmış boynu, yaprakları sapsarı bunlar olur, hayatsa dayanılmaz. Yenilerek yaşamaya alıştım hazırlandım yeniden savrulmaya yüzüme bakmamaya, unuttu demeye kayıp…

  • Batmofobi, Şehnaz İşeri

    Siz insanlar hani gördüğüm yüzü asla unutmam dersiniz ya biz merdivenler de gördüğümüz bacağı ayağı unutmayız. Görüş alanımızı en fazla işgal eden onlardır çünkü. Anlatacağım yakın zamanda meydana gelen olaydaysa sadece bacak ve ayaklara dikkat etmekle kalmayıp olay kişisine alıcı gözüyle baktım. Birkaç hafta önce cumartesi akşam saatleriydi. Elektronik aksamımda yine bir arıza olmuş, karşılıklı…

  • Ayrık otu, Çocuk, Aşk

    Yıkık dökük sayfalar arasında Dostluk bir dokunuştu Gönül teline uzanan dildeyiz Sesimizi doğaya bıraktık Saklandı ayrık otları Kır düştü doğrularımıza sevdiğim Sinsi bir diz çöküşe gitti feryat Soluğumuzda ki aşk Gülüyor serseri duruşlar Kim vurduya komşu muyuz Düğümlü mü kelimelerimiz Tekinsiz yolculuklara koşan gün Darası mı bozuktu adaletin İnsanlığın çulu çaputu kirli Kabuğumuz sırtımızda Menzilini…

  • Sevdiğim

    Ne haldeyim gurbette,Bilen var mı sevdiğim.Gözümden akan yaşı,Silen var mı sevdiğim. Yürüdüğüm yollardan,Geçen var mı sevdiğim.Sen de Allah kulusun,Diyen var mı sevdiğim. Çınar iken kurudum,Gören var mı sevdiğim.Aşkının hesabını,Veren var mı sevdiğim. Acı dolu kalbime,Merhem var mı sevdiğim.Boşa geçen ömrümde,Vefa var mı sevdiğim. Şu yalancı dünyada,Kalan var mı sevdiğim.Kendinin selasını,Duyan var mı sevdiğim. 5. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir