Ayrık otu, Çocuk, Aşk

Yıkık dökük sayfalar arasında

Dostluk bir dokunuştu

Gönül teline uzanan dildeyiz

Sesimizi doğaya bıraktık

Saklandı ayrık otları

Kır düştü doğrularımıza sevdiğim

Sinsi bir diz çöküşe gitti feryat

Soluğumuzda ki aşk

Gülüyor serseri duruşlar

Kim vurduya komşu muyuz

Düğümlü mü kelimelerimiz

Tekinsiz yolculuklara koşan gün

Darası mı bozuktu adaletin

İnsanlığın çulu çaputu kirli

Kabuğumuz sırtımızda

Menzilini şaşıran kurşun misali

Korkumuzda ki aşk

Çölde su arayışında duruşumuz

Kırık dökük kapılar ardında

Zaman, yalnızlığa sokuluştu

Kumları tarayan yelindeyiz kentin

Aynı cehennemde ağlıyordu çocuklar…

Küçük.. Kuş.. Mavi.. Su.. İsyan…

7. sayıdan

Similar Posts

  • Türk Seçmeninin El Kitabı, Aytekin Ertuğrul

    Türk Seçmeninin El Kitabı, Türk milletine Cumhuriyetimizin 100. Yılı armağanı olarak tasarlanmış ve yayımlanmıştır. Bu kitabımız Lazer Yayınları’ndan (Ankara) 2007’de çıkardığımız Kuvayı Milliyeci Türk Seçmeninin El Kitabı’nın genişletilmiş, güncelleştirilmiş, yeni olaylar ve deliller eklenmiş bir devamıdır. Her seviyedeki; özelikle 2023 seçimlerinde oy sahibi her Türk seçmeninin temel kitaplarından biri olması amacıyla tasarlanmış ve yazılmıştırAçık bütçeler;…

  • ŞARKILARIMIZ, TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ – III, Hasan Tahsin Deda

    Nehirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2026 ve Mayıs-Haziran 2026 sayılarında yayımlanan yazı dizimizin 1.ve 2. bölümünde de yer aldığı üzere, yaşanmışlıklarımızın bir yansıması olarak kalbimizde hissedilenler; önce sözlere, sonra notalarla yoğrulup nesiller boyu unutulmaz eşsiz musiki eserlerine dönüşerek, nesilden nesile aktarılan, gönlümüzde iz bırakan şarkılarımıza ve türkülerimize dönüşürler.Yıllar boyu doyumsuzdurlar ve her seferinde aynı duygu, aynı hazla…

  • Göçler

    “… Anlaşıldı… Dörtlüğe konu olanın hiç suçu yok… Tek başına savaşlar değilmiş göçlere neden; bu tuhaf semptom halleri de; gamzeli adalardan çapalar çekilip başka kıtalara pembe yelkenli gemileri göç ettirirmiş… Yerkürenin de bunda bir suçu yokmuş; pembe yelkenli gemiler yine bir umutla, yelkenlerine yıldız ışıklarını doldurarak uzayın boşluğunda göç yolculuğuna devam edermiş…Ve şairler artık şiir…

  • METAFORLARIN DİLİYLE – 4, Gülen Dizdar

    Pandora’nın Kutusu Sembolizmi: Yasak Bilginin Kapısı I. Mitolojik Köken: İlk Kadın, İlk Merak, İlk KaosYunan mitolojisine göre, Tanrıların kralı Zeus, Prometheus’un insanlara ateşi vermesinden sonra öfkelenir.İnsanlığa bir “hediye” verir: Pandora.Pandora’ya tanrılar tarafından güzellik, cazibe, zeka, merak gibi tüm nitelikler bahşedilir.Ancak eline bir kutunun (ya da aslında bir pithos’un, yani toprak kavanozun) anahtarı verilir ve ona…

  • Denge

    Sevgide denge gerekir. Aşırıya kaçtığın anda bir bakarsın uçup gider parmaklarının arasından en vazgeçemediklerin. Titredikçe üstlerine, atmak isterler kendilerini senin ufuk çizginden uzağa. Öfkede denge gerekir. Gemileri hatta limanları yakarsan, arkanda bıraktığın enkaz en çok senin ruhunu sızlatır. “Keşke”ler pelesenk olur diline. Fedakarlıkta denge gerekir. Dengeyi kuramadan feda ettikçe kendinden, kaybettiklerinin yerinde kocaman boşluklar oluştuğunu…

  • Kahvendeki Köpük Olayım

    Sıcacık bir kahve olmalı senin fincanındaŞöyle bol köpüklüDoyumsuz lezzetteEllerinin arasında tutmalısın beniHissetmeliyim her bir hücreni, her bir zerremdeKeyif almalısın her yudumdaVe birbirinden farklı olmalı damağında bıraktığım tatİlk yudumundaki köpük kadar güzel olmalıyım her daim, kıvamındaDilinin üzerinde şöyle bir dolaştırıp duyumsamalısın enfes yanımıYorgunluğunu alıp dinginlik bahşetmeliyim sanaKeyif almalısın tadım damağına eriştiğindeKokum başını döndürmeli, tatlı bir sarhoşluk…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir