Sunu

dağılan okullara baktım
çocukların yüzünden boşalıyor
kapkara bir hüzün dalgası
zılgıt çeken kadınların eşiğinde
tapusuz ölümler sıralı

bu çılgın paylaşımın arka yüzü
bahçe duvarını saran ısırgan otları
dokunduğumuz yerden dalıyor
elimizin içindeki can odacıklarını
diktiğimiz ağaçların gölgesine kurulmuş
uzaktan izliyor dilenen çocukları

bir çerçi gibi geçtim sokakları
çocuklar için aldığım öte beri
bir fişek kırık leblebi halkalı şeker
daha eve girmeden bitti
ipliğin iğine dolanmış dünya
yumağından sıyrılmış gece

yağmur damlası gözlerin
kara saçlarından korkanlar oldu
bu kadar derinliğin yutumu
karışır gider okyanus köpüğü sulara
hep göğsümden dağılıyor şehir
seher hanım perdesini sıyırmış yana
günötesi günlerden yanıyor canı

en kuytu yeri kalmamış bu dağların
içinden dışından oyulmuş ormanlar
çil çil düşlenmiş birkaç yumurta
ne zamandır yok yerinde

gökyüzüne yaklaşıyor çocuğun uçurtması
tanrı seviniyor çocuklar seviniyor
anası babası seviniyor bu yaklaşıma
kaderin kederi hiç değişmiyor hayatta

6. sayıdan

Similar Posts

  • Nefret, Gülümser Öğütçü Egüz

    ‘’İzmir’e geldim, sana uğramak istiyorum, özledim seni Selma’’ dedi. Görüşmeyeli çok olmuştu. Üniversiteden en yakın arkadaşımdı. İyi anlaşırdık. O Samsun’dan, ben İzmir’den gelmiş, yurtta aynı odayı paylaşıyorduk, yataklarımız yakındı. Selma güzel fal bakıyordu, maddi olarak zorlandığını hisseder kahveleri ben ısmarlardım. Çoğu geceler hem kahvelerimizi yudumlar, sohbet eder, günlük yaşadıklarımızı, sıkıntılarımızı hayallerimizi paylaşırdık. Mezun olduktan sonra…

  • Antakya

    Antakya’nın sokakları tarih kokar,Taşları anlatır eski zamanları.Bir zamanlar Roma’nın gururuydu burası,Tarihin izleriyle dolu her köşesi. Uzanan daracık sokakları arasında,Geçmişin hikayeleri saklıdır duvarlarda.Uğramadan geçilmez Samandağ’a,Sahilinde dalgalar eşlik eder rüyana. Defne yaprakları arasında gizli sırlar,Kardeşlik dokunur her bir çınar dalına.Tatları en lezzetli olan sofralar kurulur,Hatay’ın yemekleriyle damaklar şenlenir. Medeniyetlerin buluştuğu şehir burası,Hoşgörünün sembolü, Antakya’nın adı.Hatay’ın güzellikleri anlatılmaz,…

  • Masada Kalan Çay, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Kendi hayatı gibi demlenmişBir bardak çay duruyorMasanın üstündeKendi de masanın başında oturmuşNe oldu o anda kendi bileBilmiyor bakışları uzaklara dalıyorBardaktaki demlemiş çay gibiKendi hayatı da yılların içinde demlenmişHerkes kendi hayatının bahçesinden bakarGeçip giden yıllarına ve hatırlarAnnesinin anlattığı masalı hatırlar gibiHayatın içindeOlan canavarları devleri hatırlar( belki annesini hiç görmedi tanımadı bilmiyor ya daannesi ona hiç masal…

  • Tutku ve Umut

    Tutkuluyum,Doğayı çok severim,Yaşamı tertemiz bilirim,Hep iyilik olsun emeğim,Hayat, emek gerektirir Başarırım, kazanırım,Zorlukları sevdamla aşarım,Gönlüme mutluluk gelir Umutluyum,İyimserim,Ormanlar ve denizlerdir,Hayallerim Sabrederim,İyi ki beklemişim diyeceğim,Zafer yaklaşıyor, eminim,Acı değil, tatlı olur serüvenim,Çok eğlendirir

  • Yüzümde V. Katran

    Sıkıldım ölerek yaşamaktan, onca kuşkudanher gün uyanmak zor kuşların yokluğunamerak edip de bilmemek korkunç bir şeydünya böcek olup kemirirken gövdeyigücün varsa biraz daha kalbir daha acının duldasında. Birden kuruyabilir yaslandığın ağaçinsana da güvenme, tüketilirsin bir günunutulursun, atılırsın hayatının dışınaanla, okyanusun karanlık dibindesinçelik bir kafesin içinde. Kabul et yıkıldığını, toz olduğununasıl olacaksa, yap işte, biraz daha…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir