Antarktika senin Antarktika Kimsenin, Seda Uslu

“Sonunda başardın. Sonunda geldin. İşte buradasın Barkın. Antarktika’ya hoş geldin Barkın.”

“ANTARKTİKA SENİN ANTARKTİKA KİMSENİN”.

İlginç bir söz değil mi?

Antarktika bizim ama aynı zamanda hiç birimizin.
Antarktika senin Antarktika kimsenin, çocukluğundan beri Antarktika hayalleri kuran ve bunu gerçekleştirmeyi başarmış bir gezginin, Barkın Laçin Özdemir’in kitabı. Ani bir kararla yola düşüp ve yine ani bir kararla her şeye rağmen hayallerinin peşinden giden genç bir günümüz gezgininin hikayesi.

ANTARKTİKA.

Çoğumuzun gitmeye cesaret edemediği, sadece haritada gördüğümüz hatta belki yerini doğru bile gösteremediğimiz yer. Dünyanın aynası denilen o uçsuz bucaksız bembeyaz çöl. Herkesin kabul ettiği, Hiç kimsenin sahip olamadığı yer.
Uğruna insanların yarıştığı,balinaların, penguenlerin ve daha bir çok canlının arasında dolaştığı o soğuk dünya, hatta gezegen dersem abartmış olmam sanırım. Bu sadece Antarktika’nın değil,kalemiyle,vizörüyle, hayalleriyle,hisleriyle, adımlarıyla, yaşadıklarıyla ona ışık tutan Barkın Laçin Özdemir’in de hikâyesi aynı zamanda.

Yol hikyelerini,keşfetmeyi, merakının peşinden gitmeyi sevenler için hep kitaplığınızda olmasını isteyeceğiniz, bir fincan çay yada sıcak bir çikolata eşliğinde onunla beraber seyre koyulacağınız gerçek bir hikâye. Gerçek bir kılavuz. Epsilon yayınevi’nin ev sahipliğinde bizlerle buluşan ve hepimize örnek olacak gerçek bir adım.

AntarktikaseninAntarktikakimsenin

#BarkınLaçinOzdemir

4. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Üç Küçürek Öykü

    Henüz Güneş Doğmadı Çifte minareli Cami Kebir’e bakan bir sokakta oturuyordum önceden. İnsanlardan hayli uzak, yine de ötelere / bulutlara yeterince yaklaşamamış. O günlerde ölseydim eğer, cenazem oradan kaldırılırdı büyük ihtimal. Taraçamızda utangaç martılar yaşıyorlardı. Upuzun kanatları ile üzerimizde uçarlardı bazı bazı… Ve ben sabahın en erken saatlerinde, henüz güneş doğmadan, Zühre yıldızını görürdüm. Az…

  • TÜRK MİTOLOJİSİNDE AK İYELER – 1, Fevziye Şimdi

    AKANA: Ak Ana Türk, Tatar, Altay, Yakut, Çuvaş mitolojilerinde Deniz Tanrıçasıdır. Değişik Türk dillerinde Ağ Ana, Ürüng Ene, Şura (Sura, Sor) Ene olarak da bilinir. Moğollar ise Sagan (Sagağan, Saj) Ece olarak anarlar. Altay mitolojisine göre, henüz hiçbir şey yaratılmamışken ve yalnızca uçsuz bucaksız bir su varken, sonsuz sulardan çıkarak, Tanrı Ülgen’e yaratma ilhamını vererek…

  • |

    Bir Yol Masalı

    Yıldızların okşayışları araladı kirpiklerini; sürpriz yolculuğun coşkusu… Saçlarında Ankara rüzgârı, aklı rüzgârlardan da yukarıda; başlamıştı bir masalı yazmaya… Ne de güzeldi yollar, yârin yüzünde gülücüklerle… Şafağı müjdelerken güneş, cömertçe saçıyordu simlerini, renklerini bizim için çoğaltarak. Sarı sıcakta, ayçiçeği tarlalarının yorgun bireyleri, olgunlaşan başları önde, bizi selamlıyorlardı hasadı beklerken… Anı tazelemek isterken çayırda türlü türlü su…

  • | |

    Bağımsızlığımız, Defne Kızılelma

    Yıl 1919’ken kalktım sabah erkendenBir de baktım düşmanlar geliyor dört bir yerdenHemen yanlarına koştumCepheden cepheye kahroldum Ben de askerler gibi çalıştımCephane taşıdım, yemekler yaptımAskerlerin yaralarını sardımSavaşa devam etsinler diye Bak işte dört yılın sonunda çabaladık kazandıkYardımlaşarak özgüvenimizi üst seviyeye çıkardıkTürk halkı sayesindeBağımsızlığımızı ortaya çıkardık (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • |

    HİÇLİĞİN UMUDUNA BİR POETİK MONOLOG, Bedriye Korkankorkmaz

    uğultulu bir boşlukta sallanıyor dünya.bir yünün karanlığında üşüyorum; sanki anlamsızlığın iplikleriyle örülmüş bir battaniyenin altındayım.kulağıma antik çağlardan kalma bir ses fısıldıyor:“adaletin terazisi hâlâ dengede mi?”sonsuz olasılıkların içinde kayboldum.kafa yormaktan yoruldum ve hiçliğin umuduna sığındım.her umudun, her neşenin üzerine bir karanlık çöküyorsanki sevinç, doğası gereği kısa ömürlü.çocukluk, aşk, gençlik…yaşamı güzel kılan her şeyin yolu neden ölümden…

  • ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

    “Ertesi gün kimse ölmedi”Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne değin yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez.“Ertesi gün hiç kimse ölmedi” diye başlar kitap. Bu olay, yaşamın temel kurallarına aykırıdır.Ölüm ortadan kalkınca sevinilir elbette. Ölümsüz olmayı kim istemez ki!Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir