Yaşasın Kahkaham, Fazlı Humar

yıkılıyor fildişi kuleleriniz
korkudan sarsılıyor saltanatınız
baktıkça gülen umutlu yüzüme
yaşanacak hürriyet kadar eminim
ellerimi bir yumruk gibi
sıkışımdan biliyorum
her gülüşümde
düşüyor çehreniz
titriyor elleriniz
kabus oluyorum her birinize
ey
düzenin kemirgenleri sizi
ne kadar öfkelisiniz
sevdamın gülen aydınlık yüzüne

kara bir perdesiniz
çekin sırıtkan suratınızı geleceğimden
büyüsün çocuklar
sevinçle yeşersin aşklar
acılar ve yokluklar içinde
neşeyle doğurdu anam beni
inatla çağlayacak hayatım
susturamazsınız
ey
sahne simsarları sizi
bir deniz gibi kabaran neşeme
gem vuramazsınız

aşktadır
direniştedir
patlamaya hazır
bir silah gibi kahkaham
yüreğiniz ve cesaretiniz varsa
durun karşımda durun
ya da savrulup gidin
ne tozunuz kalsın geride ne zerreniz
gümleye gümleye yaşasın kahkaham

39. sayıdan

Similar Posts

  • |

    ÜÇ KÜÇÜREK ÖYKÜ

    Tahtadan Kukla Tam günün ortası. Dışarıda yaprak kımıldamıyor. Yabancı arabaların korna sesleri… Hayat durmaksızın uğuldayan ırmak. Gözlerimi kapatıyorum. Belki bir dakika bile değil. Tahtadan yapılmış bir kukla bu. Adam. Sakin ve ağırbaşlı. Koltukta oturuyordu belki de uzanmıştı. Ansızın ayağa kalktı. Kendi kararıyla, istemli. Oyuncak sepetine girdi, kapağı kapattı. Bana doğru bakmıyor bile. Fakat beni gördüğünden…

  • Portakal Çiçeği ve Annesi, Hatice Eğilmez Kaya

    Rüzgârlı Orman’daki ufak tefek endamlı portakal ağacı; birdenbire ışıldamaya başlayan günlere bakarak şaştı, yine bahar geliyordu. Aceleci ve sevimli bir yolcu gibi üstelik!Asırlık çınarların, yeni yetme gürgenlerin, başları bulutlara değen kavakların, iğne yapraklı çam ağaçlarının, söğütlerin ve palamutların arasında yapayalnızdı. Çevresinde anne babası, kardeşleri ya da akrabaları yoktu.Nereden gelmişti acaba tohumu? Yoksa biri onu fidanken…

  • Hoşça Kal Amca

    Sarsılmaz bir kaleydin,Mertlikte liderdin,Dünyayı gezercesine,Deneyimler biriktirdin Eski topraktın, demirdin,Yufka yürektin, sanki melektin,Sana bir şey olmaz derken,Gittin birden, şok ettin,Adana’ya kavuştun,Çok sevdiğin Hatıralar kaldı senden bize,Son kez, bu evde,Güçlü inancın, manevi duygun,Tertemiz insaniyet namına,Hoşça kal amca,Kalbimizdesin 14. sayıdan

  • Göçler

    “… Anlaşıldı… Dörtlüğe konu olanın hiç suçu yok… Tek başına savaşlar değilmiş göçlere neden; bu tuhaf semptom halleri de; gamzeli adalardan çapalar çekilip başka kıtalara pembe yelkenli gemileri göç ettirirmiş… Yerkürenin de bunda bir suçu yokmuş; pembe yelkenli gemiler yine bir umutla, yelkenlerine yıldız ışıklarını doldurarak uzayın boşluğunda göç yolculuğuna devam edermiş…Ve şairler artık şiir…

  • Sabahattin Yalkın, Gülümser Öğütçü Egüz

    1934 Yılında Antakya’da doğan SABAHTTİN YALKIN, Mühendislik mesleğindeki başarılı çalışmalarının yanı sıra, şiirleriyle Antakya’nın kültürel belleğini, Akdeniz’in çok sesli yapısını ve insan sevgisini kuşaktan kuşağa taşıyan önemli bir şair ve yazardı. İlk ve orta öğrenimini Antakya’da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi elektrik bölümünü bitirdi. 1960-1976 yılları arasında su taşkınları mühendisi olarak Devlet Su İşlerinde; daha sonra…

  • Merhaba 4, Kamil Akdoğan

    Çayyolu’ndaki tek basılı yayın organı olan Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Bülteni’nin dördüncü sayısı ile huzurlarınızda olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.Geçen bir ay içinde sadece Nehirden’i değil bütün Çayyolu’nu etkileyecek önemli görüşmeler yaptık, gelişmelere imza attık. Bu süre içinde kadromuzdan ayrılanlar oldu, yeni katılımlar oldu ama sonuçta üçüncü sayımızdan çok daha güçlüyüz. Bu gücün ilk…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir